Edirne'nin coğrafi işaret taşıyan lezzetlerinden biri olan Karaağaç acı biberi, bu yıl hasat ve kurutma dönemine girdi. Mayıs ayında toprakla buluşturulan fideler, temmuz ayının sonlarından itibaren toplanmaya başlandı. İşçiler, biberleri tek tek ipe geçirerek, özel gölgelik alanlarda doğal yöntemlerle kurutuyor. Uzun ve zahmetli bir süreçten geçen Karaağaç acı biberinin kurutma işlemi tamamlandığında, bu lezzetin sofralarda yer alması bekleniyor.
Kurutma Süreci ve Önemi
Karaağaç biberi üreticisi Tunahan Ule, kullandıkları tohumun aileden kalan ata tohumu olduğunu belirterek, biberlerin güneş görmeden kurutulmasının kaliteleri açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ule, “Biberlerimiz kesinlikle güneş görmeyecek, gölgede kuruyacak. Güneş gördüğü zaman beyazlar, istediğimiz kaliteyi elde edemeyiz” dedi. Kurutma sürecinin yaklaşık 1,5-2 ay sürdüğünü ve bu sürecin oldukça zahmetli olduğunu da ekledi. Ule, biberlerin toplama, dizme ve kurutma aşamalarında titizlikle çalıştıklarını ifade etti.

Karaağaç Biberinin Kullanım Alanları
Ule, Karaağaç acı biberinin kullanım alanının giderek genişlediğini, Türkiye'nin farklı bölgelerine gönderim yaptıklarını belirtti. “Sadece ciğer veya köfte ile düşünmemek lazım. Artık lokantalarda kuru fasulye ve nohudun yanında da bu biber tercih ediliyor. Kuru biber, hayatımızın her yerinde yer alıyor” diye konuştu. Karaağaç biberi, Edirne mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olarak öne çıkıyor ve bölgedeki kültürel mirası temsil ediyor.






