Dünya Ekonomik Forumu’nun raporuna göre, 2026’nın en büyük küresel riski jeoekonomik çatışma.

2 Dakika Okuma

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Küresel Riskler Raporu’nda, jeoekonomik çatışmanın 2026 yılı için dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük küresel risk olduğu belirtildi.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Küresel Riskler Raporu 2026 yayımlandı. Küresel ölçekte risklerin giderek arttığını ortaya koyan bu rapora göre jeoekonomik çatışma, 2026 yılı için dünyanın maruz kalacağı en büyük küresel risk olarak tespit edildi. Raporda, jeoekonomik çatışmanın iki yıllık görünümde 8 sıra birden yükseldiği ifade edilirken, ekonomik daralma ve enflasyon risklerinin kısa vadede en hızlı artış gösteren tehditler arasında yer aldığı vurgulandı. Uzayan jeopolitik gerilimlerin ve artan rekabetin küresel ticaret, tedarik zincirleri ve finansal istikrar üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu belirtildi.

Ankete katılan liderler ve uzmanların yarısı, önümüzdeki 2 yıl için küresel görünümün “dalgalı veya fırtınalı” olacağını tahmin ederken, yalnızca yüzde 1’lik bir kesim sakin bir dönem bekliyor. On yıllık perspektifte ise katılımcıların yüzde 57’si küresel ortamın istikrarsız veya çalkantılı olacağına dair görüş sundu. Raporda, devletler arası silahlı çatışma, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ile dezenformasyon ve yanlış bilginin 2026’nın dikkat çeken diğer büyük riskleri arasında olduğu kaydedildi. Dezenformasyonun kısa vadeli riskler arasında üst sıralara yükselmesi, demokratik süreçler ve toplumsal güven açısından önemli bir tehdit olarak değerlendirildi. Teknoloji alanında ise yapay zekânın olumsuz etkilerine yönelik endişelerin hızla arttığına dikkat çekildi. Yapay zekâ kaynaklı riskler, kısa vadede daha geride yer almasına rağmen 10 yıllık görünümde ilk 5 risk sıralamasına yükseldi. Bu durumun iş gücü piyasaları, toplumlar ve güvenlik üzerinde önemli etkiler doğurabileceği ifade edildi.

Kısa vadede çevresel riskler sıralamada gerilese de iklim değişikliği ve çevresel bozulmanın uzun vadede en büyük tehditler olmayı sürdürdüğü vurgulandı. Aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı ve dünya sistemlerinde kritik değişimler, önümüzdeki 10 yılın önem arz eden riskleri arasında gösterildi.

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı ve CEO’su Borge Brende, rapora ilişkin değerlendirmesinde artan küresel risklere karşı diyalog ve iş birliğinin vazgeçilmez olduğunu belirterek, uluslararası toplumun ortak hareket etmesinin gerekliliğini vurguladı.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version