Türkiye'nin Denizcilik Gücü ve Geleceği
Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Bülent Akdemir, Türkiye'nin dünya ticaret filosundaki taşıma kapasitesinin yaklaşık yüzde 2, filo değerinin ise yüzde 1,4 olduğunu açıkladı. Trabzon Akyazı Yelken ve Su Sporları Kulübü'nde düzenlenen ‘Türkiye'nin Ticari Deniz Gücü ve Geleceği' konulu toplantıda, Türkiye'nin denizcilik sektöründeki mevcut durumu, küresel rekabet gücü ve geleceğe yönelik politika önerileri değerlendirildi.
Dr. Akdemir, Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili coğrafi konumunun ve İstanbul ile Çanakkale Boğazları üzerindeki stratejik hâkimiyetinin önemli bir lojistik avantaj sağladığını ifade etti. 2025 yılı itibarıyla Türk sahipli ticaret filosunun yaklaşık 48 milyon DWT taşıma kapasitesine ulaşacağını ve dünyanın en büyük 15 ticaret filosu arasında yer alacağını belirtti.
Sunumunda, tanker, konteyner ve Ro-Ro taşımacılığındaki büyümenin filonun daha yüksek katma değerli alanlara yöneldiğini gösterdiğini vurgulayan Akdemir, ulusal denizcilik politikalarının öncelikli hedefleri arasında Türk bayraklı filonun kapasitesinin artırılması ve Türk sahipli gemilerin yabancı bayrak kullanımının azaltılmasının yer alması gerektiğini dile getirdi.
Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşüm yatırımlarının sektörün rekabet gücünü belirleyeceğini belirten Akdemir, Türkiye'nin güçlü armatörlük geleneği, gelişen liman altyapısı ve stratejik konumunu teknoloji ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla desteklediği sürece küresel deniz ticaretindeki konumunu daha da güçlendirebileceğini ifade etti.
Toplantının kapanış konuşmasını gerçekleştiren Akyazı Yelken Kulübü Başkanı Adil Duman, denizcilikte başarının yalnızca filo kapasitesinin artırılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Duman, denizcilik kültürünün genç nesillere erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirterek, yelken kulüplerinin geleceğin denizcilerini, kaptanlarını, mühendislerini ve girişimcilerini yetiştiren önemli eğitim ve sosyal gelişim merkezleri olduğunu ifade etti. Gençlerin deniz sporlarına yönlendirilmesi, yelken kulüplerinin desteklenmesi ve denizcilik eğitimine yapılacak yatırımların; istihdamın artırılmasına, denizcilik sektörünün katma değer üretmesine ve deniz ekonomisinin Türkiye ekonomisi içindeki payının sürdürülebilir biçimde yükselmesine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak toplantıyı sonlandırdı.





