Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’daki su krizine değinerek, “Kapitalist şehirde insanlar haftalarca susuz kaldı” dedi.

11 Dakika Okuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’daki Su Sorunu Hakkında Açıklamalarda Bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da yaşanan su sorunu hakkında, “Türkiye’nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TRT Genç kanalının açılışına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, “İslam aleminin leyle-i miracını tebrik ediyor, bu mübarek gecenin sizlerle birlikte tüm insanlığa hayırlar getirmesini, huzura vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” diyerek İslam aleminin Miraç Kandili’ni kutladı.

TRT Genç Televizyon Kanalının Açılışı

“TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden tebrik ediyorum.” TRT Genç’in yayına hazır hale gelmesine katkı sunan herkesi tebrik eden Erdoğan, “Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden tebrik ediyorum. Yine bu vesileyle 31 Ocak’ta yayın hayatına başlamasının 56. yıl dönümünü kutlayacak olan TRT televizyonunu da tebrik ediyor, tüm TRT çalışanlarımıza başarılarla dolu daha nice yıllar diliyorum” diye konuştu.

TRT’nin Geçmişi ve Geleceği

TRT’nin Türkiye’nin hem belleği hem de geleceği olduğunu söyleyen Erdoğan, “TRT muhabirleri, TRT kameramanları kimi zaman canlarını tehlikeye atma pahasına Türkiye’yi dünyadan, dünyayı Türkiye’den haberdar ettiler. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye’yi ve dünyayı uzun yıllar TRT’den takip ettik. Sadece habercilikte değil, diziden belgesele, sinema filmlerinden spora, kültüre, sanata, müzeye kadar her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. Bizim kuşak ve bizden sonraki nesil TRT ile büyüdü. Eğer böyle dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız. Zaman zaman TRT Arşiv’de o eski yıllara ait kesitleri seyrettikçe nostalji ile beraber Türkiye’nin ve dünyanın nereden nereye geldiğini de tekrar hatırlıyoruz. Kamu yayıncısı kimliği ile TRT bugün de çok önemli bir misyon üstleniyor. Enformasyon ve kültür savaşlarının insanlığın gündemini belirlediği bir dönemde TRT hakikat mücadelesini en güçlü şekilde verirken iyiyi, doğruyu, hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlendirmelerimizin özellikle bir seti olarak karşımızda bulunuyor. Bugün açılan TRT Genç kanalımızı bu çabaların gençlerimize uzanan en somut tezahürlerinden biri olarak görüyorum. TRT Çocuk ile yıllardır miniklerimize yönelik yayın yapan, dijital içerik üreten kurumumuzun şimdi de gençlerimizi sorumlu yayıncılık anlayışıyla buluşturmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Kültür Savaşlarının Aile Üzerindeki Etkisi

Konuşmasında kültür savaşlarının muharebe alanlarından birinin de aile olduğunu belirten Erdoğan, “Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyunlara ve oyuncaklara kadar ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor, sapkınlıklar teşvik ediliyor. TRT’nin gerek geleneksel gerekse dijital mecralarda aile odaklı temiz içerikleri yaygınlaştırma çabasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Bir kere şunu çok iyi anlamalıyız: Bizim için TRT’nin başarısı ailedeki tüm fertlerin hiçbir endişe duymadan gönül rahatlığıyla izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç ile bu çizgideki yayınların daha da artacağına ve çeşitleneceğine inanıyorum. Bilimden teknolojiye, kültür, sanattan spora, tarihten güncel hayata geniş bir yelpazede yapacağı yayınlarla TRT Genç kanalımız gençlerimizin zihinsel, duygusal ve kültürel gelişimine destek olacaktır” diye konuştu.

Bağımlılığın Ulusal Sorun Olması

Bağımlılığın çağın vebası olduğunu ve TRT Genç’in bu bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol oynayacağını belirten Erdoğan, “Şurası bir gerçek ki ekran, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık türlerinde ciddi artış yaşanıyor. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimiz dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle bu belaların pençesine daha fazla düşüyor. Oyunlaştırma stratejisi dolayısıyla neredeyse her telefon maalesef bir çeşit kumarhane haline geldi. Eğlence için vakit geçirmek için girilen dijital oyunlar, bilhassa gençlerimizi sanal bahis ve kumar illetine bulaştıran bir tuzak işlevi görüyor. Tütün, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı da yine bu mecralar tarafından özendirilmekte. Gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır. Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarında baktığımızda en büyük müsebbibin alkol, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde boşanmaların, eşler arası ve aile içi kavgaların sebeplerinin en başında bu illetler geliyor. Değerli misafirler, çok sevgili genç kardeşlerim, meseleyi bütün yönleriyle değerlendirdiğimizde şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz. Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı milli bünyemiz açısından terör kadar, hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Aileler parçalanmakta, nesiller kaybolmakta, istihdama, üretime, eğitime, sağlığa gitmesi gereken kaynaklar insanlık düşmanlarının kanlı dişlilerini ne yazık ki beslemektedir. Grup kürsülerinde kumarı masumlaştırmaya çalışanların iktidara gelince içkiyi ucuzlatacağız diyenlerin ısrarla görmediği acı gerçek işte budur. Alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu adeta özgürlük sembolü gibi yansıtanların gözlerini kapattığı ürkütücü tablo işte budur. Zehir tacirlerini çeşitli bahanelerle aklama yarışına girenlerin yüzleşmek istemedikleri durum işte budur” ifadelerine yer verdi.

Bağımlılık ile Mücadele Stratejileri

Toplumu saran bağımlılık gibi tehlikelerin farkında olduklarını ve bununla mücadele için gerekli her türlü adımı atacaklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla siyaset yapan bir hükümet olarak her çeşit bağımlılıkla mücadelede son derece kararlıyız. Güvenlik kuvvetlerimiz, yargımız aynı şekilde görevlerini layıkıyla yapıyor. Ancak hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet tedbirleri tek başına yeterli olmuyor. Bunun için aile, toplum, siyasi partiler, dernekler, vakıflar, üniversiteler özellikle medya olarak hep beraber seferberlik ruhuyla hareket etmek, elimizdeki her imkanı devreye almak durumundayız. Şüphesiz medyada asıl görev kamu yayıncımız olan TRT’mize, yani siz TRT çalışanlarına ve yönetimine düşüyor. Kamu spotlarının ötesine geçen yeni bir anlayışla bağımlılık meselesini irdelemeli, incelemeli, bu sorunun üzerine dirayetle gitmeliyiz. Vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinde TRT’mizin öncülük etmesini, medyanın tamamına örnek olacak evsafta özgün, kaliteli ve etkili projeler üretmesini bekliyorum.”

Ankara’daki Su Sorunu Üzerine Değerlendirmeler

Türkiye’de yapılan her iyi işi taşlayan ve bundan keyif alan bir kitlenin var olduğunu da söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar ezberleri bozulsun, kafa konforları dağılsın istemezler. Fil dişi kulelerden ahkam kesmeyi, ona buna ayar vermeyi pek severler. Basın özgürlüğünü, hak, hukuk, adaleti dillerinden düşürmezler ama söz konusu kendi çıkarları olunca savundukları ne kadar ilke, kavram, prensip varsa hepsini çiğnemekten hiç çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT’miz de zaman zaman nasibini almaktadır. TRT’mizin 86 milyona hitap eden, milli ve manevi değerlerimizi önceleyen, gerçekleri eğip bükmeden anlatan ilkeli yayın politikası biliyoruz ki bunları ciddi manada rahatsız ediyor. Bakınız buna en son Ankara’nın susuzluk sorununda bir kez daha şahitlik ettik. Malumunuz Türkiye’nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026’nın Türkiye’sine asla yakışmayan sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk. Yani ortada görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı. Kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdiler. Vatandaşa mikrofon uzattılar. Geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikayetlerini ekranlara taşıdılar” diye konuştu.

Medya Eleştirileri ve Habercilik

Ankara’daki su sorununu haberleştiren basın kuruluşlarına yönelik yapılan eleştirileri gündemine alan Erdoğan, “Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçirmeye zorladı. Neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar. Fakat her işleri gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Dün bir tanesi çıkmış. Kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdikleri için TRT’yi suçluyor, Anadolu Ajansımızı suçluyor. Özel televizyon kanallarını suçluyor. Yüzü kızarmadan özgür basını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı, yönetim zafiyetini kabul etmek yerine itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor. Söz var ya, şıracının şahidi bozacı. Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korusuna bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlar da mı yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlar da mı? Basının görevi kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikayetlerine mikrofon uzatmak, vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermek. Allah aşkına bundan niçin rahatsız oluyorsunuz? Kamusal görevlerini yerine getirdi diye basın kuruluşlarımızı niçin suçluyorsunuz? Gazetecileri niçin tehdit ediyor, görevlerini yaptıkları için neden hedef gösteriyorsunuz? Mazeret üreteceğinize, başkalarını suçlayacağınıza, medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi layıkıyla yapsanıza” ifadelerine yer verdi.

Basın Hürriyeti ve Kamuoyuna Açıklamalar

Muhalefetin basına bakış açısının tutarlı olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: “Lafa gelince basın hürriyeti konusunda mangalda kül bırakmayanların nasıl birden faşizme dümen kırdıklarını vatandaşlarımızın da ibretle takip ettiğine inanıyor, bunları aziz milletimizin ferasetine havale ediyorum. Onlar ne derse desin biz görevini doğrulukla, dürüstlükle, hakkaniyetle yapan basın kuruluşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. TRT’mizde, Anadolu Ajansımızda, İletişim Başkanlığımızda ve diğer tüm kuruluşlarımızla hakikat mücadelemizi her cephede sürdüreceğiz. TRT’mizin hayata geçireceği projelerle dünyada ses getirecek yayıncılık alanına yeni bir soluk kazandıracak nitelikli çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın katıldığı programda yerli ve milli üretim olan ‘Robogenç’ isimli robot, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a TRT Genç’in kumandasını takdim etti. Erdoğan’ın tuşa basmasının ardından TRT Genç, ‘Gelecek Sensin’ sloganıyla yayın hayatına başladı.

İhlas Haber Ajansı

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version