Günümüzde burun estetiği anlayışı, tek tip güzellik algısından uzaklaşarak daha doğal ve yapısal bütünlüğü koruyan sonuçlara odaklanıyor. Medicana Ataşehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ali Murati, estetik cerrahinin amacının küçültmekten ziyade, dengelemek ve yüz mimarisiyle uyumlu bir görünüm elde etmek olduğunu vurguluyor.
Son dönemlerde ‘Hollywood Estetiği' olarak bilinen burun trendlerinin yeniden yorumlandığını söyleyen Murati, sosyal medyanın etkisiyle popüler hale gelen küçük ve aşırı kalkık burunların yerini, daha doğal ve karakterli tasarımların aldığını belirtiyor. Bu dönüşüm, estetik anlayışının kişisel yüz oranlarını ön plana çıkaran bir yaklaşıma evrildiğini gösteriyor.
Artık ‘Sosyal Medya Burnu' olarak adlandırılan aşırı kalkık ve küçültülmüş burun modellerinin yerini, daha dengeli ve sofistike görünümler almış durumda. Murati, günümüz hastalarının kendi yüzlerinin daha doğal bir versiyonunu talep ettiğini ifade ediyor. Moda dünyasının da bu değişimde etkili olduğunu belirten uzman, uluslararası defilelerde düz veya hafif kemerli, dengeli burun tasarımlarının ön plana çıktığını aktarıyor.
Son zamanlarda gündemde olan ‘burna kemik ekletme' tartışmalarına da değinen Murati, bunun bir trend değil, doğru hastalarda uygulanan yapısal bir düzeltme yöntemi olduğunu vurguladı. Bu uygulamanın amacı, burun sırtındaki doğuştan gelen çöküklükleri düzeltmek ve daha önce yaşanan deformiteleri gidermektir. Doğal bir görünüm elde etmek için hastanın kendi dokusu kullanılarak destek sağlanmaktadır.
Yapısal Rinoplasti tekniği, burnun hem dış görünümünü hem de taşıyıcı sistemini korumayı amaçlayan modern bir yaklaşım olarak ortaya çıkıyor. Murati, geçmişteki aşırı inceltme ve kaldırma işlemlerinin uzun vadede sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek, yapısal yaklaşımın hem estetik hem de solunum fonksiyonunu güvence altına almayı hedeflediğini belirtiyor.
Günümüzdeki eğilim, estetikte küçültmekten çok dengelemeye odaklanıyor. Murati, bu süreçte temel hedefin hastayı bir başkasına benzetmek değil, kişinin kendi yüz oranları içinde daha doğal ve zarif bir görünüm elde etmesi olduğunu ifade ediyor. Yeni dönemin en önemli anahtar kelimesi ise ‘doğallık' olarak beliriyor.





