BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonuna tepki yükseldi.

Editör
6 Dakika Okuma
BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonuna tepki yükseldi.

BM Güvenlik Konseyi’ndeki acil toplantıda ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına tepki yağdı

Venezuela’nın BM Daimi Temsilcisi, ABD’yi ülkesinin devlet başkanını kaçırmakla suçladı. Çin, “Hiçbir ülke, dünya polisi gibi davranamaz” ifadelerini kullanırken, Rusya, “ABD’nin yüce yargıç gibi davranmasına izin veremeyiz” dedi.

BM Güvenlik Konseyi Acil Toplantı Gerçekleştirdi

BM Güvenlik Konseyi, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından Karakas’ta yakalanmasına ilişkin acil bir toplantı düzenledi. Oturumda BM Genel Sekreteri adına brifing veren BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, ABD’nin askeri eyleminin ardından Venezuela’nın bu olayı askeri saldırganlık ve BM Şartı’nın ihlali olarak nitelendirdiğini anımsattı. DiCarlo, durumun istikrarsızlık yaratmasından ve bölgesel etkilerden endişe duyulduğunu belirtirken, ABD’nin eyleminin emsal teşkil edebileceği uyarısında bulundu. DiCarlo, “Durum kritik, ancak daha geniş ve daha yıkıcı bir çatışmanın önlenmesi halen mümkün” dedi. Kapsayıcı bir diyalog ve egemenliğe, siyasi bağımsızlığa ve toprak bütünlüğüne saygı çağrısı yapan DiCarlo, “Hukukun gücünün üstün gelmesi gerekir” ifadesini de özellikle vurguladı.

Venezuela ya da Venezuela halkına karşı bir savaş söz konusu değil

Oturumda söz alan ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael G. Waltz, ABD’nin Venezuela’ya gerçekleştirdiği operasyonu savunarak ülkesinin, hakkında iki iddianame bulunan “bir firariyi” yakalamak için cerrahi nitelikte bir operasyon gerçekleştirdiğini ve “narko-terörist” olarak nitelediği Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in ele geçirildiğini dile getirdi. Waltz, “Venezuela ya da Venezuela halkına karşı bir savaş söz konusu değildir” dedi.

Maduro’yu “acımasız bir yabancı terör örgütünün lideri” olarak tanımlayan Waltz, “Maduro’nun işlediği suçlara ilişkin ezici kanıtlar, ABD’deki yargılama sürecinde açık bir şekilde sunulacaktır. Maduro, sadece hakkında iddianame hazırlanmış olan bir uyuşturucu kaçakçısı değildir. O aynı zamanda gayrimeşru ve sözde bir devlet başkanıdır. Yıllardır, meşru bir devlet başkanı değildi. Maduro ve etrafındakiler, iktidardaki gayrimeşru hakimiyetlerini sürdürmek için Venezuela’nın seçim sistemini manipüle etmişlerdir” şeklinde konuştu.

Maduro’yu dünyanın en şiddet yanlısı uyuşturucu kaçakçıları ile iş birliği yapmakla suçlayan Waltz, “Her yıl yüzlerce ton olduğu tahmin edilen uyuşturucunun ABD’ye akışını kolaylaştırmıştır. Sayısız Amerikalı, Venezuelalı ve diğer insanların acısı üzerinden büyük bir servet edinmiş, akıl almaz bir zenginliğe ulaşmıştır” dedi.

Hiçbir ülke, dünya polisi gibi davranamaz

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Jia Guide, ABD’nin Venezuela’ya saldırısının “tek yönlü, yasa dışı ve zorba” bir eylem olduğunu ifade ederek, Çin’in “bu durum karşısında derin bir şaşkınlık duyduğunu ve bu eylemleri şiddetle kınadıklarını” belirtti. Guide, ABD’yi Venezuela’nın egemenliğini, güvenliğini ve meşru hak ve çıkarlarını pervasızca çiğnemekle ve çok taraflılık yerine gücü, diplomasi yerine de askeri operasyonları koymakla suçladı.

Latin Amerika ve ötesinde barış için ciddi bir tehdit olduğuna dair uyarıda bulunan Guide, ABD’yi uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun çağrılarını dikkate almaya ve diyaloğa geri dönmeye çağırdı. ABD’yi Maduro ve eşini derhal serbest bırakmaya davet eden Guide, “Hiçbir ülke dünya polisi gibi davranamaz. Hiçbir devlet de kendisini uluslararası yargıç ilan edemez” dedi.

ABD’nin yüce yargıç gibi davranmasına izin veremeyiz

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD’nin Venezuela’ya saldırısını uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirip bu saldırıyı kınadı. ABD’yi “meşru bir şekilde seçilmiş Devlet Başkanı ve eşini derhal serbest bırakmaya” çağıran Nebenzia, “Uluslararası haydutluğun, uluslararası hukuk düzeyinde nesnel ve kapsamlı bir değerlendirmeyle derhal ele alınmasını, BM’nin evrensel mekanizmalarının ve diğer çok taraflı formatların devreye sokulmasını umut ediyoruz. Bu sürecin, herhangi bir devletin ya da devlet grubunun Maduro’nun meşruiyetini tanıyıp tanımamasından etkilenmemesi gerekir” şeklinde konuştu.

BM Güvenlik Konseyi’ne ABD’ye karşı adım atma çağrısı yapan Nebenzia, “Çifte standartları terk edeceğinizi ve Amerikan küresel jandarmasını kızdırma korkusuyla böylesine vahim bir saldırganlık eylemini meşrulaştırmaya kalkmayacağınızı umuyoruz” ifadelerini kullandı. ABD’yi neo-emperyalizm ile suçlayan Nebenzia, “Washington’ın suç teşkil eden operasyonunun gerçek hedeflerini, yani Latin Amerika’daki hakimiyet emelleri doğrultusunda Venezuela’nın doğal kaynakları üzerinde sınırsız kontrol sağlamayı gizlemeye dahi çalışmayan benzeri görülmemiş bir tavır sergilemesinden özellikle dehşete düşmüş durumdayız” diye konuştu. Nebenzia, “ABD’nin uluslararası hukuk, egemenlik ve içişlerine karışmama ilkelerini hiçe sayarak, tek başına herhangi bir ülkeyi işgal etme, suçlu ilan etme, ceza kesme ve bunları uygulama hakkını kendinde gören bir ‘yüce yargıç’ gibi davranmasına izin veremeyiz” dedi.

Venezuela, ABD’yi ülkenin devlet başkanını kaçırmakla suçladı

Venezuela’nın BM Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, ABD’nin gerçekleştirdiği adımların yalnızca ülkesinin egemenliğinin değil, uluslararası hukukun güvenilirliğinin ve BM’nin otoritesinin de tehlikede olduğunu söyledi. Moncada, Venezuela’nın 3 Ocak’ta ABD tarafından hiçbir hukuki gerekçe göstermeksizin gayrimeşru bir silahlı saldırıya maruz kaldığını belirtti. Moncada, “Bu saldırı, topraklarımızın bombalanması, sivil ve askeri can kayıpları, sivil altyapının ve hayati öneme sahip altyapının tahrip edilmesini ve cumhuriyetin anayasal Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve First Lady Cilia Flores’in kaçırılmasını, evet kaçırılmasını içermektedir” dedi. Moncada, bu saldırının Venezuela’nın doğal kaynakları ve jeopolitik konumundan kaynaklandığını kaydetti.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş