Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin iptal edileceği yönündeki söylentilere ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tekin, “Ara tatilleri iptal etmiyoruz. Nasıl olursa olsun öğrencilerimizin yasal düzenlemelere uygun şekilde 180 iş günü eğitime katılması zorunludur” şeklinde konuştu.
Bakan Yusuf Tekin, 24 TV'de yayınlanan ‘Arafta Sorular' adlı programda güncel konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Okullarda geleneksel oyunların oynanması, Filistin anma etkinlikleri ve çevre bilinci konularında çıkarılan genelgelerin ardından ortaya çıkan laiklik tartışmalarına değinen Tekin, eğitimde sadece akademik performans ve teknolojik ilerlemenin değil, değer eğitiminin de kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Uluslararası platformlarda bile eğitimin temel hedefinin ‘nitelikli insan yetiştirmek' olarak kabul edildiğine vurgu yaptı. Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına karşılık; bu tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin yasal zorunluluk gereği 180 iş günü eğitim görmeleri gerektiğini aktardı.
“Tatilleri sonlandırmıyoruz” başlığı altında ara tatillerin iptal edileceği yönündeki iddialara cevap veren Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü eğitim alması gerekliliğini vurgulayarak, “Tatilleri iptal etmiyoruz. Her koşulda çocuklarımızın yasal düzenlemelere göre 180 iş günü okula devam etmeleri şart. Ramazan ve Kurban Bayramları aynı eğitim dönemine rastladığında ve ikisinde de 9'ar günlük tatil uygulandığında, bunun programa yerleşmesi mümkün değil. Bu teknik bir gereklilik. Ara tatilin bulunduğu hafta Ramazan Bayramı ile çakıştığı için öğretmenlerimiz bunu bekliyor olabilir. Seminer süreci var. Bu süreci çevrimiçi olarak gerçekleştireceğiz” dedi.
“Dünya genelinde şiddet olaylarının arttığı bir dönemle karşı karşıyayız” ifadelerini kullanan Tekin, şiddet vakalarında sosyal medya ve toplumsal unsurların da rol oynadığını belirterek, “Küresel olarak şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir süreç yaşıyoruz. Bu durumda sosyal medya, dijital platformlar, aile yapıları, sanal bahisten kumar oyunlarına kadar birçok etken bulunabilir. Yalnızca öğrencilerin eğitmenlere yönelik saldırganlığı olarak değil, kapsamlı bir mücadele sahası oluşturmak zorundayız. Bizim sorumluluğumuzdaki bölümde, karşısındakiyle iletişim kurarken onun temel hak ve özgürlüklerine saygı duyan, hoşgörülü, değerlerine bağlı, temel hak ve özgürlükler konusunda duyarlı bireyler yetiştirecek müfredatımıza özel maddeler ekledik” açıklamasında bulundu.




