Pandemi sürecinde hızla büyüyen küresel e-ticaret pazarı, artan maliyetler ve değişen tüketici tercihleri nedeniyle köklü bir dönüşüm sürecine girdi. Uzmanlar, yalnızca ürün listeleyerek satış yapmaya çalışan geleneksel ‘alım-satım' modelinin artık sürdürülebilir olmadığını belirtiyor ve yeni dönemde markalaşma, finansal okuryazarlık ve e-ihracat odaklı girişimlerin öne çıktığını ifade ediyor.
Son yıllarda dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte e-ticaret ve e-ihracat sektörü büyük bir gelişim gösterdi ancak şimdi yapısal bir değişim sürecine girmekte. Küresel enflasyon baskıları, artan lojistik maliyetleri ve yükselen müşteri edinme giderleri, e-ticaretin yeniden şekillenmesine yol açıyor. Daha önce popüler olan ve düşük kar marjlarıyla kazanç elde etmeye çalışan basit ‘alım-satım' stratejileri, yerini sürdürülebilir işletme yöntemlerine bırakmak zorunda kalıyor. Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, e-ticaret alanında geleneksel satıcılık döneminin sona erdiğine dikkat çekerek, ‘Sadece trend ürünleri bulup, dijital platformlarda listeleyerek fiyat kırmaya dayalı bir model artık sürdürülebilir değil. Alım-satım modeli, kelimenin tam anlamıyla sona erdi. Karmaşıklaşan lojistik süreçler ve artan iade oranları, yalnızca ‘ürün satan' profillerin yavaş yavaş sahneden çekilmesine neden oluyor. Artık mesele, bir platforma ürün yüklemek değil, kapsamlı bir işletme modeli oluşturmak' dedi.
Sektör analistleri, e-ticaret yapan birçok işletmenin en büyük sorunlarından birinin ‘ciro yanılsaması' olduğunu belirtiyor. Satış sayıları yüksek görünse de, arka planda doğru hesaplanmayan gizli maliyetler işletmelerin finansal durumunu tehdit ediyor. Bu sorunun temelinde finansal planlama eksikliği yattığını vurgulayan Hasan Basri Demir, ‘Sahada en sık karşılaştığımız sorunlardan biri finansal okuryazarlık eksikliğidir. Ekranda ciro büyüyor gibi görünse de, arka planda karlılık doğru bir şekilde analiz edilemiyor. Birim ekonomisi, nakit akışı yönetimi, iade maliyetleri ve reklam harcamaları doğru hesaplanmadığında, fiyat kırarak rekabet etmeye çalışmak işletmeleri zor bir duruma sokuyor. E-ticarette finansal okuryazarlık becerilerini geliştirmek artık bir tercih değil, hayatta kalma meselesidir' şeklinde konuştu.
Ekonomi çevreleri, Türkiye'nin üretim gücünün e-ihracat yoluyla küresel pazarlara taşınması için bir zihniyet değişiminin zorunlu olduğunu kabul ediyor. Bu dönüşüm sürecine öncülük eden kurumlardan biri olan Global Seller Academy, sadece 2025 yılı içinde 3 bin 700'den fazla firmaya e-ticaret ve e-ihracat eğitimi vererek sektörel vizyonun gelişimine katkı sağlamaktadır. Akademi, ayrıca 27 Kasım'da World Halal Summit işbirliğiyle gerçekleştirdiği ‘Global Seller Summit' etkinliği ile Türk e-ticaret markalarını uluslararası e-ticaret girişimcileriyle bir araya getirerek sınır ötesi iş birliklerine zemin hazırladı.
Bu yapısal değişimin merkezinde yer alan Global Seller Academy, firmaların geleneksel satıcılıktan global girişimciliğe geçişlerinde stratejik bir rol oynamaktadır. Eğitim ve vizyon aktarımının ötesine geçerek, tüm e-ticaret ve e-ihracat süreçlerini markalarla birlikte oluşturduklarını belirten Demir, ‘Artık sahne, e-ticaret girişimcilerinin. Yeni nesil e-ticaret girişimcisi; finansal bilgiye sahip, günübirlik satışlar peşinde koşmak yerine markasına yatırım yapan ve yalnızca iç pazarda değil, uluslararası alanda strateji geliştiren bireydir. Biz de Global Seller Academy olarak, markalarımızın bu dönüşüm sürecinde pazar araştırmasından lojistiğe, finansal planlamadan dijital pazarlamaya kadar tüm süreçleri onlarla birlikte inşa ediyoruz. Türkiye'nin e-ihracatta sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla kullanabilmesi için üreticilerimizin ve KOBİ'lerimizin bu vizyonu benimseyerek, global ölçekte etkili birer e-ticaret girişimcisi haline gelmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.





