Geçtiğimiz gün Eskişehir'in Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak'ta yürek yakan bir trajedi yaşandı. Saat 19.30 sıralarında elektrikli bisikletiyle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik, otopark rampasından savrularak sokaktaki açık çukura düştü. Çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Bu acı olay, dün gece AK Parti İl Başkanlığı'nın basın mensupları için düzenlediği iftar yemeğinin de gündemine damgasını vurdu. İl Başkanı Gürhan Albayrak, protokol konuşmasını bir noktada bırakarak kürsüden doğrudan Ömer'in ölümüne yol açan çukuru ve bunun arkasındaki ihmal zincirini sorguladı.
"Tartışacağız, Ama O Canı Geri Getiremeyiz"
Albayrak'ın sözleri, siyasi retoriğin ötesinde samimi bir öfkeyi yansıtıyordu: "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz."
Albayrak, çukurun nasıl açıldığının artık ikinci planda kaldığını, asıl sorunun neden kapatılmadığı olduğunu vurguladı. Doğalgaz veya elektrik altyapısı için açılan bu tür kazıların ardından derhal kapatılması gerektiğini, bunun yasal ve idari sorumluluğunun belediyede olduğunu açıkça ifade etti: "Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır."
Baksan'daki Çukur, Olta ve Acı Gerçek
İl Başkanı yalnızca Ömer'in düştüğü çukurla sınırlı kalmadı. Eskişehir'in Baksan bölgesini örnek vererek tablonun daha geniş bir ihmal örüntüsüne işaret ettiğini söyledi: "Baksan yıllardan beri sıkıntılı; her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; sosyal medyada yayılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok. Bu şehirde yaşamıyor musunuz?"
Albayrak'ın bu sözleri, hem sert bir eleştiri hem de acı bir ironi taşıyordu: Yıllarca ihmal edilen bir sokak, viral bir fotoğrafla bir günde onarılabiliyorsa sorun para veya imkân değil, irade meselesidir.
"Dokuz Yıllık Emek, Bir Çukurda Son Buldu"
Konuşmasının en duygusal bölümünde Albayrak, soyut siyasi argümanları bir kenara bırakarak Ömer'in anne ve babasının acısını merkeze aldı: "O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün. Dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz."
"Mazeret, Kendine Söylenen En Büyük Yalan"
Albayrak, konuşmasını keskin bir cümleyle noktaladı: "Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır. Mazeret üreten insan, o işi yapmak istemiyor demektir."
Belediye yönetimini doğrudan hedef alan İl Başkanı, Odunpazarı, Tepebaşı ve Büyükşehir belediyelerinin üçünün de yönetilemez hale geldiğini öne sürerek erken belediye seçimi çağrısında bulundu: "Bu şehre bir sandık gelmeli; ama o sandık belediyeler için olmalı."
9 yaşındaki Ömer Çelik'in ölümünün ardından açık çukurların sorumluluğu ve kentsel denetim mekanizmalarının işleyişi tartışılmaya devam ediyor. Soruşturmanın sonuçları ve yetkililerin atacağı adımlar ise kamuoyunun gündeminde kalmayı sürdürüyor.





