Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, kentin yeniden yapılanma sürecini, göç hareketliliğini ve Malatyalıların kendi şehirlerinde kalma durumunu ele aldı. Son depremlerin ardından inşa edilen konutlar ve iş yerlerinin yanı sıra, şehrin kültürel dokusunun da korunması gerektiğini ifade eden Özköse, “Malatya yeniden ayağa kalkarken kültürünü, komşuluğunu ve yaşam biçimini de korumamız gerekiyor. Evler, yollar ve dükkânlar yapılırken Malatya'yı Malatya yapan değerlerimizi gözden kaçırmayalım” dedi.
Göç Hareketliliği Üzerine Dikkat Çekilmesi Gerekenler
Malatya'da yaşanan göç hareketliliğinin toplumsal yapı üzerindeki etkilerini vurgulayan Özköse, Malatyalıların neden ayrıldığını ve dönmek isteyenlerin karşılaştığı engellerin bilinmesinin önemine değindi. “Malatyalıların neden ayrıldığını bilmek, çözümün ilk adımıdır” diyen Özköse, farklı şehirlerden Malatya'ya gelenlerin de bulunduğunu belirtti. Ayrıca, Malatya'ya yerleşenlerin kentin kültürünü tanıması ve ortak yaşamı sahiplenmesinin değerli olduğunu ifade etti.
Ayrıca, istihdam, esnafın ayakta kalması ve mahalle hayatının sürdürülebilirliğinin birbiriyle bağlantılı olduğunu kaydeden Özköse, şehrin sosyal yapısının bu konularla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. “Hemşehrilerimizin memleketinde kalabilmesi, iş bulabilmesi, esnafımızın ayakta durabilmesi ve mahalle hayatının yaşaması birbirinden ayrı düşünülemez” diye konuştu.
Adalet ve Liyakat Vurgusu
Malatyalı bürokratlara da çağrıda bulunan Özköse, hemşehrilik dayanışmasının adalet ve liyakat çerçevesinde güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Malatyalı bürokratlarımızın da bu süreçte önemli bir sorumluluğu var. 'El iyisi' anlayışını artık bırakmalıyız. Başkasının derdine koşarken kendi hemşehrimizin sıkıntısını görmezden gelemeyiz. Adalet ve liyakat içinde gencimize, esnafımıza, memleketine dönmek isteyen ailemize sahip çıkmak sözde kalmamalı” dedi.
Malatya'nın geleceği, kentte yaşayan insanların kuracağı hayatla birlikte değerlendirilmeli diyen Özköse, “Malatyalıların kendi memleketinde kendini yabancı hissettiği bir geleceği düşünmek bile üzücü. Bir gün kendi şehrimizde birbirimizi bulmak için 'Malatyalılar Derneği' kurmak zorunda kalmayalım. Malatya büyüsün, gelişsin; ama Malatyalıların evi olmaya devam etsin” şeklinde konuştu.
Bu açıklamalar, Malatya'nın sosyal yapısının ve kültürel değerlerinin korunması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.





