Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'de toplam 242 bin 722 boşanma davası açıldığını ve 139 bin 541 davanın hala derdest olduğunu açıkladı. Boşanma davalarının ortalama görülme süresi, 2020 yılında 199 gün iken, 2025'te 163 güne düştü. Bu azalma, yargı süreçlerinin etkinliğini artırma çabalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Önemi
Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesinin, yargı hizmetlerinin etkinliğine önemli katkılar sağlayacağına dikkat çekti. Dikmen Hakimevi'nde düzenlenen “Hukuki Süreçlerde Danışmanlık Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı”na katılan Gürlek, burada adaletin insan hayatındaki yeri ve aile hukukunun toplumsal sorumluluğu üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gürlek, adalet anlayışlarının merkezinde insanın bulunduğunu vurgulayarak, her boşanma davasının ardında bir hayat, bir hikaye ve korunması gereken bir gelecek olduğunu ifade etti. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın aile değerlerine verdiği önemi hatırlatarak, bu konudaki politikaların hukuki temellerine değindi.
Çocukların Korunması ve Aile İlişkileri
Adalet Bakanı, çocukların hiçbir şekilde ebeveynlerinin anlaşmazlıklarının tarafı olmaması gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, çocukların güvenliğini sağlamak ve onların gelişim düzeylerine uygun bir biçimde desteklemek gerektiğinin altını çizdi. Çocuğun üstün yararı, yalnızca hukuki bir ilke değil, aynı zamanda toplumun geleceği açısından da kritik bir öneme sahiptir.
Sonuç olarak, Gürlek, boşanma davalarının görülme sürelerinin azalmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirtirken, aile hukukundaki uyuşmazlıkların etkin bir şekilde ele alınmasının yargı sisteminin önemli bir çalışma alanı olduğunu ifade etti. 2003 yılında kurulan aile mahkemeleri, bu alandaki ihtisaslaşmanın güçlenmesine katkı sağlamaktadır.




