Amfizemde cerrahisiz tedavi yöntemleri ile nefes darlığına çözüm sunuluyor

Editör
6 Dakika Okuma
Amfizemde cerrahisiz tedavi yöntemleri ile nefes darlığına çözüm sunuluyor

Amfizem Nedir?

Akciğerlerdeki hava keseciklerinin geri dönüşü olmayan bir şekilde hasar görmesiyle ortaya çıkan ve hastalarda şiddetli nefes darlığına sebep olan amfizem, yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren önemli bir solunum yolu hastalığı olarak bilinmektedir. Günümüzde, cerrahi işleme gerek olmadan uygulanabilen coil ve valv tedavileri hastalar için yeni bir umut ışığı oluyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, cerrahisiz yöntemler sayesinde akciğerlerin daha verimli çalıştığını ve hastaların nefes darlığında belirgin bir rahatlama yaşadıklarını ifade etti.

Amfizem Belirtileri

Akciğerde meydana gelen kalıcı yapısal hasar nedeniyle hava keseciklerinin genişlemesi ve solunum kapasitesinin giderek azalmasıyla ilerleyen amfizem, hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayan önemli bir solunum yolu hastalığı olarak ortaya çıkmaktadır. Geleneksel cerrahi yöntemlerin yanı sıra, son dönemde bronş içinden kesisiz uygulanan coil ve valv tedavileri, özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalar için yeni bir umut kapısı olarak değerlendirilmektedir. Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, bu modern yaklaşımların hava tuzaklanmasını azaltarak akciğerin daha etkin çalışmasını sağladığını ve hastalarda belirgin nefes rahatlaması sunduğunu belirtti. Katgı, “Son yıllarda, amfizem tedavisinde cerrahi dışı, daha hedefe yönelik yöntemler ön plana çıkmaktadır. Özellikle cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahiden kaçınan hastalar için geliştirilen bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, güncel tedavi seçenekleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Coil (spiral) tedavisi ve endobronşiyal valv uygulamaları, kesi gerektirmeden bronkoskopi yoluyla uygulanan cerrahisiz yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu işlemler, hasarlı akciğer alanlarının solunum üzerindeki olumsuz etkisini azaltmayı ve daha sağlıklı bölgelerin daha etkin çalışmasını hedeflemektedir” şeklinde konuştu.

Cerrahi Seçenekler

Bronkoskopik volüm düşürücü işlemlerin, özellikle ileri evre amfizem tanısı konan ve optimal ilaç tedavisi ile solunum rehabilitasyonuna rağmen nefes darlığı devam eden hastalar için gündeme geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Nuran Katgı, “Bunun yanı sıra, açık cerrahi açısından yüksek risk taşıyan, ileri yaşta olan ya da ek hastalıkları nedeniyle cerrahiye uygun görülmeyen hastalar için önemli bir tedavi alternatifi oluşturmaktadır. Ayrıca akciğer nakli için sıra bekleyen hastalara zaman kazandırmak için de iyi bir yöntemdir. Hasta seçimi, multidisipliner bir değerlendirme süreci sonunda, bireysel klinik özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır” dedi.

Söz konusu yöntemlerin hastalığı ortadan kaldırmadığını ancak semptom kontrolü sağlayarak yaşam kalitesinde önemli iyileşmeler sağladığını dile getiren Katgı, “Bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, amfizemin temel patofizyolojik sorunlarından birini oluşturan hava tuzaklanmasını azaltmayı amaçlamaktadır. Aşırı şişmiş ve solunuma katkısı azalmış, buna bağlı olarak sağlıklı akciğer dokusunun da genişlemesini engelleyen akciğer bölgelerinin etkisinin azaltılmasıyla, diyafram ve solunum kaslarının daha verimli çalışması sağlanır. Bu durum klinik olarak hastalara nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve günlük aktivitelerde daha rahat hareket edebilme şeklinde yansımaktadır. Bronkoskopik yöntemler, açık cerrahiye kıyasla daha düşük komplikasyon riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci sunmaktadır. Özellikle cerrahi sonrası risklerin yüksek olduğu hasta gruplarında, daha güvenli ve konforlu bir seçenek olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca kesi gerektirmemesi, hastaların günlük yaşama daha çabuk dönmesine imkan tanımaktadır” şeklinde bilgi verdi.

Coil Tedavisi ve Varlığı

Her amfizem hastasının coil tedavisi için uygun olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Nuran Katgı, hastanın akciğer dokusunun yapısının, eşlik eden hastalıkların ve genel solunum kapasitesinin mutlaka titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Katgı, “Uygun hasta seçimi ve işlemin deneyimli ellerde gerçekleştirilmesi, tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörler arasındadır” dedi. Coil tedavisinin hangi amfizem tiplerinde tercih edildiği hakkında da bilgi veren Katgı, “Coil tedavisi, akciğer hasarının daha yaygın ve homojen dağılım gösterdiği amfizem tiplerinde tercih edilmektedir. En iyi etkisi, bölgesel hasarlı, heterojen amfizem tipinde görülmektedir. Akciğerin yalnızca tek bir bölgesinin değil, geniş alanlarının etkilendiği hastalarda coil tedavisi, solunum mekaniklerini genel olarak iyileştirmeyi amaçlayan etkili bir seçenek sunmaktadır” diye konuştu.

Öte yandan akıllı tel olarak adlandırılan spirallerin işlevine de değinen Katgı, “Akıllı tel olarak da bilinen spiraller, bronkoskopi sırasında akciğer dokusu içine yerleştirildiğinde, kendi doğal şeklini alarak kendi ekseni etrafında kıvrılmaktadır. Bu kıvrılma etkisi, hasarlı ve aşırı şişmiş akciğer alanlarının hacmini azaltır. Böylece akciğer dokusu daha kompakt hale gelir, hava hapsi azalır ve solunum mekanikleri daha dengeli çalışmaya başlar” ifadelerini kullandı.

Valv mi, Coil mi?

Valv tedavisi hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘valv mi, coil mi’ sorusuna şu yanıtı verdi: “Endobronşiyal valv tedavisi, akciğer hasarının belirli bir bölgede yoğunlaştığı amfizem hastalarında daha uygun bir seçenektir. Hedeflenen akciğer bölgesinin anatomik özellikleri ve solunum üzerindeki etkisi, hasta seçiminde temel kriterler arasında yer alır. Valv tedavisinin başarılı olabilmesi için hedeflenen akciğer bölgesine yan yoldan hava girişi olmaması gerekmektedir. Çünkü tedavinin temel amacı, hasarlı bölgeyi mekanik olarak tıkayarak hava girişini engellemek ve sekresyon çıkışına izin vermektir. Kollateral ventilasyonun varlığı, valv uygulamasının etkisini azaltan en önemli faktörlerden biridir. Bu sebeple işlem öncesi yapılan detaylı değerlendirmeler, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Valv mi yoksa coil mi uygulanacağına, amfizemin akciğer içindeki dağılımı, kollateral ventilasyon durumu ve hastanın genel klinik özellikleri değerlendirilerek karar verilmektedir. Bazı hastalarda valv tedavisi daha uygunken, bazı hastalarda coil uygulaması daha iyi sonuçlar sağlayabilmektedir. Valv uygulaması sonrasında hedeflenen akciğer bölgesinde hacim küçülmesi sağlar. Bu durum, daha sağlıklı akciğer alanlarının solunuma daha etkin katılmasına olanak tanır. Sonuç olarak nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve yaşam kalitesinde iyileşme gözlenmektedir.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş