Pediatri Diyetisyeni Doç. Dr. Taygun Dayı, erken yaşta ve kontrolsüz dijital ekran kullanımının çocuklarda obezite başta olmak üzere ciddi yeme bozukluklarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Çocuklara yemek yedirilirken onları oyalamak amacıyla telefon, tablet ya da televizyon ekranlarının açılması, günümüzde birçok aile için neredeyse sıradan bir alışkanlık haline gelmiştir. Dijital ekranların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olmasıyla çocukların ekranla karşılaşma yaşı da giderek düşmektedir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı Pediatri Diyetisyeni Doç. Dr. Taygun Dayı, erken yaşlarda başlayan ve kontrolsüz bir şekilde sürdürülen dijital ekran maruziyetinin çocukların beslenme davranışları üzerinde uzun vadeli ve olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade etti.
“Dijital ekranlar artık hayatın bir gerçeği ancak çocuklar için ne kadar, ne zaman ve nasıl kullanıldığı son derece belirleyici”
diyen Doç. Dr. Dayı, özellikle erken yaşlarda yanlış ekran alışkanlıklarının obezite başta olmak üzere ciddi yeme bozukluklarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Ekranla tanışma yaşı giderek düşüyor
Çocukların, özellikle iki yaşına kadar dijital ekranlardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Taygun Dayı, bilimsel araştırmaların çocukların dijital ekranla ilk temasının çoğu zaman altıncı aydan itibaren, özellikle tamamlayıcı beslenmeye geçiş döneminde başladığını ortaya koyduğunu belirtti. Bu dönemde ekranın sıklıkla çocuğu oyalamak ya da yemek yedirmek amacıyla kullanıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Dayı, “Bu alışkanlıklar, çocuğun açlık-tokluk sinyallerini fark etmesini zorlaştırarak ilerleyen yaşlarda beslenme davranışlarını olumsuz etkileyebiliyor” şeklinde konuştu.
Dört saat ve üzeri ekran kullanımı bağımlılık göstergesi
Günde dört saat ve üzerindeki dijital ekran maruziyetinin “ekran bağımlılığı” olarak tanımlandığını vurgulayan Doç. Dr. Taygun Dayı, bu durumun çocukların beslenme düzeni üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Dayı, “Ekran bağımlılığı; artan iştah, kontrolsüz besin tüketimi, yeme atakları ve gece uykularında azalma ile ilişkilidir” dedi. Uyku süresinin azalmasıyla uyanık kalınan zaman boyunca besin tüketme isteğinin arttığını ifade eden Doç. Dr. Dayı, bunun istemsiz vücut ağırlığı artışı, tekdüze beslenme ve düşük beslenme kalitesiyle sonuçlanabileceğini belirtti. Doç. Dr. Dayı, tüm bu etkenlerin çocukluk çağı obezitesi riskini önemli ölçüde artırdığını vurguladı.
Dijital dünya yeme davranışlarını sessizce değiştiriyor
Doç. Dr. Taygun Dayı, dijital ekran maruziyetinin yalnızca aşırı kilo alımıyla sınırlı kalmadığını, bazı çocuklarda ve özellikle ergenlerde yeme bozukluklarına da zemin hazırladığını ifade etti. Doç. Dr. Dayı, “Kontrolsüz beslenme davranışlarının ardından gelişen pişmanlık ve suçluluk duyguları; dijital içeriklerin oluşturduğu beden algısı baskısıyla birleştiğinde yeme bozuklukları görülebiliyor” şeklinde konuştu. Akran zorbalığına maruz kalma, kendini beğenmeme ve bozulmuş beden imgesi algısının, özellikle ergenlik döneminde anoreksiya nervoza gibi ciddi yeme bozukluklarını tetikleyebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Dayı, dijital ekran maruziyetinin bu süreci hızlandırdığını belirtti.
İhlas Haber Ajansı
