Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kütahya’da katıldığı AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, başörtüsü yasağı dönemine, kadınların kamusal alandan dışlandığı yıllara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı kreşlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
1990’lı yılların sonunda başörtülü kadınlar kamusal alandan dışlandı
Geçmişte yaşanan başörtüsü uygulamalarına değinen Bakan Tekin, 1990’lı yılların sonunda kamusal alanda yaşanan örnekleri hatırlatarak, “Üniversitenin tıp fakültesinde başörtülü hastalarla ilgili olarak ‘burası kamusal alan’ diyen hekimler vardı. Daha trajik bir örnek ise; elektrik faturası ödemek için gelen bir kadına bile başörtüsü ile girdiği için ‘Burası kamusal alan, bu şekilde içeriye giremezsin’ denilen bir Türkiye yaşadık. Bunlar milattan önce falan bahsetmiyorum, ben 1990’lı yılların sonundan bahsediyorum. İnsanların kılığından, kıyafetinden, inancından dolayı özellikle kadınların kamusal hayatı tamamen dışına atıldığı, dışına itildiği bir Türkiye yaşıyorduk.” dedi.
Kadınlar kamusal hayatta özgürce yer almaya başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların kamusal hayattaki yerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Tekin, kadın teşkilatlarına teşekkür ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette kendisine bu kadar yoğun destek veren kadınların ülkenin toplumsal yapısında, ülkenin kamusal hizmetleri yürütüldüğü sektörlerin tamamında kadınların kendi kimlikleriyle, kılıklarıyla, kıyafetleriyle, özgür bir biçimde çalışabilmelerini önüne açtık. Bunlarla uzun uzun anlatmak, konuşmak mümkün. Fakat ben bir şey söylüyorum, teşkilat toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bizler bakan olarak çalışıyoruz. Biz eğer iyi şeyler yapıyorsak sizin sayenizde yapıyoruz. Eğer siz AK Kadınlar, AK Parti Teşkilatları, Cumhur İttifakı’na mensup siyasi partilerin tabanını teşkil eden kişiler bize destek olmasaydınız, bizi desteklemezseniz biz bunları yapamayız. Bizi seçmezseniz, biz bugün koltuklarda olamayız. Bize destek vermezseniz eğer bu kadar büyük ses çıkartan muhalefete rağmen bu işleri yapamayız. O yüzden ben hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.”
Muhafazakâr demokrat kimliğimiz toplumsal değerlere sahip çıkmaktır
Muhafazakâr demokrat anlayışın temelinde adalet ve hukuk olduğunu belirten Bakan Tekin, “Biz toplumun değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak istiyoruz. Muhafazakâr, demokrat dediğimiz kimlik bizim açımızdan bu anlama geliyor. Muhafazakârlığımız, yani toplumsal değerlerimizi korumak konusunda kararlı bir iktidarız. Bütün bu adımları atarken Müslüman olma hassasiyetine sahip bir biçimde kul hakkı yemeden, adil bir biçimde adalet bizim için çok kritik. Bütün bu adımlarımızı atarken hukuka uygun davranıyoruz.” şeklinde konuştu.
Seyyar satıcı bile ruhsat alıyor
İBB ile geçmişte yaşanan kreş tartışmasına değinen Bakan Tekin, ruhsat ve standart vurgusu yaparak yaşanan süreci anlattı: “Bugünlerden bundan 2 yıl kadar önce yaşadığımız bir tartışma vardı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla bir tartışmaya girdik. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, ‘Ben kreş açıyorum. Anaokulu açıyorum’ diyor. Ben de bakan olarak diyorum ki, ‘Nerede açıyorsunuz bunları? Ben görmüyorum.’ Yok, ‘Açıyorum’ diyor. Hukuk Devleti’nde bir kurum açmak için, şurada seyyar satıcılar bile gidiyor belediyeden ruhsat alıyor. Kriterler var, standartlar var. O standartları yerine getiriyor. Ondan sonra kamu hizmet yapıyor.”
Çocuğun can güvenliğini garanti edebilir misiniz?
Kreşlerin büyük sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Bakan Tekin, dönemin İBB Başkanı ile yaşadığı tartışmayı şu sözlerle aktardı: “Peki, siz vatandaşın çocuğunu emanet alıyorsunuz. O çocuğa güvenli bir ortam sunduğunuzu, o çocuğun can güvenliğini teminat altına aldığınızı bana garanti edebilir misiniz? O zaman buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız diye tartışmaya girmiştim dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyla.”
Standartları sağlayın, ruhsatı verelim, denetleyelim
Bakan Tekin, bu süreçte resmi bir yazı yazdığını belirterek şu çağrıda bulundu: “Bir resmi yazı yazdım. Resmi yazıda ona dedim ki, ‘Bunu yapmak istiyorsanız, gelin bize deyin ki biz bunu yapmak istiyoruz. Bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size hak verelim. Gerektiğinde de sizi denetleyelim istiyoruz, bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size ruhsat verelim. Gerektiğinde sizi denetleyelim.'”
Bu sözler hukuk devletiyle bağdaşmaz
CHP cephesinden gelen tepkilere de değinen Bakan Tekin, “Cumhuriyet Halk Partisi mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ‘Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular televizyon ekranlarında. Hatırlıyorsunuz değil mi?” dedi.
Üç yaşındaki çocuğa yönelik taciz iddiası
İBB’ye ait olduğu iddia edilen bir kreşte yaşanan olaylara dikkat çeken Bakan Tekin, “Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı. Üç yaşındaki bir çocuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığını iddia ettiği kreşlerde uygulanan taciz.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşa hukuk ve adalet sözü verdik
Konuşmasının sonunda hukuk devleti vurgusunu yineleyen Bakan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Arkadaşlar, biz yaptığımız her işi dediğim gibi hukuk devleti ilkesine uygun olarak yapmakla mükellefiz ve bu şekilde de davranıyoruz. Bunu niye yapıyoruz bunları? Çünkü biz vatandaştan oy isterken dedik ki biz muhafazakârız. Biz kul hakkı yemeyeceğiz, adil davranacağız. Biz hukuki davranacağız. Biz bunu dedik. Siz de bizim adımıza sokakta, esnafla, hanelerde ziyaretlerde bizim adımıza bunu taahhüt ettiniz.”
(IHA)