NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: NATO’nun başlıca düşmanı Rusya
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO ittifakının baş düşmanının Rusya olduğunu vurgulayarak, “Bugün Kiev, Harkov, Lviv’in yanı sıra birçok küçük Ukrayna şehrinin Rus füzeleri ve dronları ile vurulduğunu görüyoruz. Odağımızı Ukrayna’dan ayırmamamız gerekiyor” dedi.
Dünya Ekonomik Forumu’nda “Ukrayna Kahvaltısı” paneli
İsviçre Alpleri’ndeki Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamındaki “Ukrayna Kahvaltısı” başlıklı panelde, Amerikalı gazeteci Fareed Zakaria’nın moderatörlüğünde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics, Hollanda Başbakanı Dick Schoof ve Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic’in katılımıyla gerçekleştirildi.
NATO’nun başlıca hasmı Rusya
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, panelde kendisine ABD’nin Ukrayna’nın bağımsızlığı ve egemenliğine olan bağlılığına dair yöneltilen bir soruya, “Kesinlikle evet. Bundan hiçbir zaman şüphe etmedim” yanıtını verdi.
Rutte, “ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaşanan çıkmazı aşan ve müzakereleri başlatan kişiydi. Bunun yapılması kritikti çünkü bulunduğu konum itibarıyla bunu yapabilecek tek kişi oydu. Ocak ayında göreve geldi ve Steve Witkoff, Jared Kushner, Marco Rubio ve birçok Avrupalının da yardımıyla süreci aralıksız bir şekilde ilerletiyor” ifadelerini kullandı.
Mark Rutte, son gelişmelerle Grönland krizinin çözülmüş olup olmadığına dair bir soruya, “Başkan Trump, ilk döneminde Arktik’e daha fazla zaman ve enerji ayırmamız gerektiğini belirtmişti. Çünkü deniz yolları açılıyor ve Arctic’i Rusya ve Çin’e karşı savunmamız gerekiyor. Bu sadece Grönland meselesi değil, tüm Arktik bölgesi ile ilgili. Arktik’te NATO içinde yedi ülke ve NATO haricinde bir ülke yani Rusya bulunuyor. Bu yedi ülkenin, kendilerini Rusya’ya karşı savunmaları gerekiyor” şeklinde cevap verdi.
Rutte, ABD Başkanı Donald Trump ile dünkü görüşmelerinde bunu nasıl yapabileceklerini tartıştıklarını belirterek, “Yüksek Kuzey’deki yedi ülke başta olmak üzere, diğer müttefiklerin de desteğiyle NATO müttefikleri birlikte bunu nasıl başarabileceğimizi konuştuk. Buna ABD de dahildir çünkü Alaska üzerinden ABD de bir Arktik ülkesidir. Aynı zamanda Kanada, İzlanda, Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Norveç de var. Bu ülkelerin birlikte hareket etmesi, Arktik’in güvende kalması ve Rusların ve Çinlilerin dışarıda tutulmasının yollarını tartışıyoruz” dedi.
Amaç, Rusya ve Çin’in askeri olarak bölgeye erişim kazanmasının imkansız olmasını sağlamak
Bir diğer önemli konunun, Çinlilerin ve Rusların Grönland ekonomisine ve askeri olarak bölgeye erişimini engellemek olduğunu belirten Rutte, “Bu konu, geçen çarşamba ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı Vance’in Danimarka heyetiyle yaptığı görüşmelerde atılan adımlar doğrultusunda ilerleyecek. Amaç, Rusya ve Çin’in Grönland ekonomisine ve askeri olarak bölgeye erişim kazanmasının asla mümkün olmamasını sağlamak” dedi.
NATO için başlıca düşmanın Rusya olduğunu yineleyen Rutte, “Elbette Çin’in büyük bir askeri yığınak yaptığını görüyoruz, Çin konusunda saf olamayız ama başlıca hasmımız Rusya’dır” ifadelerini kullandı.
Ukraynalıların Rusya’ya karşı ülkelerini kararlılıkla savunduklarını belirten Rutte, “Bugün sormamız gereken soru, onlara nasıl yardım edebileceğimizdir. Hava savunma sistemlerine ve askeri desteğin devam etmesine ihtiyaçları var” dedi.
NATO Genel Sekreteri, “Bugün Kiev, Harkov, Lviv’in yanı sıra birçok küçük Ukrayna şehrinin Rus füzeleri ve dronları ile vurulduğunu görüyoruz. Su altyapısının çöktüğünü, elektriğin kesildiğini görüyoruz. Biz konuşurken Kiev’de hava -20 derece. Bu yüzden odağımızı Ukrayna’dan ayırmamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Barış görüşmelerinin umut verici olsa da yarın sonuçlanmayacağını söyleyen Rutte, “Fakat Ukrayna’nın hava savunma sistemleri ve askeri desteğe yarın ihtiyacı var” dedi.
Mark Rutte, “Avrupalı ve Kanadalı dostlarımızla birlikte Ukrayna’ya desteğe odaklanmayı sürdürmeliyiz. ABD, Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu kadar askeri malzeme sağlamaya hazır” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın başarılı olduğu anlatısı doğru değil
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Rusya’nın müzakere edilen barış planını onaylayacağına ikna olmadığını belirtti. Stubb, “Bu süreç şu an itibarıyla bitmiş değil. Bu yüzden yakın geleceğe odaklanmak ve Ukrayna’ya desteği nasıl sürdüreceğimizi düşünmek gerekiyor” dedi.
Savaş sahasında Rusya’nın başarılı olduğuna dair iddiaların yanlış olduğunu vurgulayan Stubb, “Uluslararası söylemler ve ABD’den gelen bazı açıklamalar beni açıkçası biraz şaşırtıyor. Net bir şekilde ortaya koyalım; Putin, stratejik hedeflerinin her birinde başarısız oldu” ifadelerini kullandı.
Ukrayna ele geçirilmeyecek ve AB’ye üye olacak
Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, “Ukrayna’yı ele geçirmek ve Rusya’nın bir parçası haline getirmek istiyordu, fakat başarısız oldu. Ukrayna ele geçirilmeyecek ve AB’ye üye olacak. NATO’nun genişlemesini engellemeyi istiyordu fakat bunun yerine iki önemli askeri gücü ittifaka kattı ve Finlandiya’nın katılımıyla NATO ile olan sınırlarını iki katına çıkardı. Üçüncüsü, dünya genelinde güç projeksiyonu yapmak istiyordu ama bölgeye bakın. Orta Asya’ya, Güney Kafkasya’ya, İran’a, Suriye’ye, Venezuela’ya bir bakın. Kremlin açısından bakıldığında, bu tablo pek de bir başarı hikayesi sayılmaz” açıklamasında bulundu.
Rusya’nın savaşı Ukrayna’da ilerlemeye devam ettiği için bitirmek istemediği argümanına katılmıyorum
Rusya’nın Afganistan’da on yılda 20 bin asker kaybettiğini, fakat Ukrayna’da son bin gün içinde günde yaklaşık bin asker kaybettiğini belirten Stubb, “Bunun üzerine, Rus ekonomisinin gördüğü zararı da ekleyin. Sıfır büyüme, boşalan rezerv, artmaya devam eden enflasyon oranları” ifadelerini kullandı.
Stubb, “Rusya’nın savaşı Ukrayna’da ilerlemeye devam ettiği için bitirmek istemediği argümanına katılmıyorum. Bana göre Rusya’nın bu savaşı bitirmek istememesinin nedeni, Putin’in savaşın bitmesini aşırı derecede pahalı bulmasıdır. Çünkü Rus askerlerine ödeme yapamayacaklar” dedi.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, “Ukrayna’ya desteği artırarak sürdürmek ve Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırmakla, günün sonunda bu savaşı kazanan taraf Ukrayna olacaktır” şeklinde konuştu.
Ukrayna, AB içinde olmalıdır
Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliğini desteklediklerini ve Letonya’nın bunun gerçekleşmesi için elinden geleni yapacağını ifade etti. Rinkevics, “Bugüne kadar AB’yi bir siyasi birlik, parasal birlik ve ekonomik birlik olarak gördük. Ancak Ukrayna, AB’ye girerse, bunun Avrupa’nın savunma kimliğini çok daha güçlü hale getireceğine inanıyorum” dedi.
Letonyalı lider, “Ukrayna, Avrupa’da en büyük savaşan orduya sahiptir. Savaşan askerleri gördüğümüzde, aslında bütün Avrupa’yı savaşın dışında tuttuklarını biliyoruz. Avrupa’yı, Rusya’nın şu an bile başlatabileceği saldırı savaşının dışında tutuyorlar. Stratejik tercih açık; Ukrayna, AB içinde olmalıdır” sözlerini kullandı.
Ukrayna, nihayetinde AB üyesi olacaktır
Hollanda Başbakanı Dick Schoof, Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile ilgili olmadığını ve meselenin Avrupa’nın özgürlüğü ve güvenliği ile ilgili olduğunu bildirdi. Schoof, “AB’ye Ukrayna’ya desteği konusunda hiçbir soru işaretine yer yok. Üyelik konusuna gelince, Ukrayna’nın yeri AB’dir” diyerek, “Ukrayna, AB’ye ulaşmak için büyük çaba gösteriyor. Bunu takdir etmeli ve desteklemeliyiz. Ukrayna, nihayetinde AB üyesi olacaktır” şeklinde konuştu.
Bu sürecin ne kadar zaman alacağına ilişkin bir soruya Schoof, “Mevcut süreçle bakarsak birkaç yıl alacaktır. AB’nin kendisini istikrarsızlaştırmak istemiyoruz. Ukrayna için AB’nin nihai adres olduğunu net bir şekilde ortaya koymalıyız. Fakat aynı zamanda kurumlar, kamuoyu ve Ukrayna’nın kendisi açısından tüm eşiklerin aşılmasına dikkat etmeliyiz” dedi.
Sona yaklaştığımızı düşünüyorum
Programda konuk olarak yer alan fakat moderatör Fareed Zakaria tarafından sahneye davet edilen ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Ukrayna’ya ilişkin açıklamalarına, “Büyük ilerleme kaydettik” diyerek başladı. Witkoff, “Sona yaklaştığımızı düşünüyorum. Şu anda durumu tek bir meseleye indirgedik. Farklı alternatifler hakkında konuştuk ve bu, çözülebilir olduğu anlamına geliyor. Her iki taraf isterse, bu çözülecek” ifadelerini kullandı.
Witkoff, “Bu gece Moskova’ya gidiyoruz ardından Abu Dabi’ye geçeceğiz. Orada askeri ve ekonomik çalışma grupları olacak. Refah meselesi çok önemli ve Ukrayna için gümrüksüz bir ticaret bölgesi kurulması oyunun kurallarını değiştirebilir” şeklinde konuştu.
Steve Witkoff, “Bu çalışmayı bitirmek en önemli görevimiz ve bunu başaracağımıza inanıyorum” dedi.
Rus varlıklarına el konulması, savaş eylemi olur
Belçika Başbakanı Bart De Wever, Belçika’daki finansal kuruluşların çoğuna ev sahipliği yapan Rus devlet varlıklarına el konulmasının çok hassas bir konu olduğunu belirtti. De Wever, “Varlıklara el konulması bir savaş eylemi olur. Bu tarihte hiç olmamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda dahi dondurulmuş varlıklara el konulmadı” ifadelerini kullandı.
Belçikalı lider, “Böyle bir adımın Avrupa finans sistemi ve euro bölgesi için ağır sonuçları olacaktır” dedi. Rus Merkez Bankası varlıklarının süresiz olarak dondurulduğunu ve bu varlıkların savaş bittiğinde masada olacağından söz eden De Wever, “Bir sent bile Moskova’ya dönmemeli. Fakat bunu uluslararası hukuka uygun yapmalıyız” vurgusunu yaptı.
Ukrayna topraklarından feragat eden tek bir satır bile olmamalı
Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, barış belgesinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti. Plenkovic, “Barış belgesinde Ukrayna topraklarından feragat eden tek bir satır bile olmamalı. Bu yalnızca Ukrayna için değil, uluslararası düzen ve hukuk için de hayati bir emsaldir” şeklinde açıklama yaptı. Plenkovic, Ukrayna’nın mümkün olan her şekilde desteklenmeye devam edileceğini sözlerine ekledi.
İhlas Haber Ajansı