Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıkları için yeni koruma ve turizm projeleri başlıyor.

Editör
6 Dakika Okuma
Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıkları için yeni koruma ve turizm projeleri başlıyor.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) arasında imzalanan protokol ile Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması adına yeni bir dönem başlıyor. Dünyanın önde gelen yat ve su sporları fuarlarından Boot Düsseldorf’ta tanıtılan “Derin Miras” projesi; kültürel mirası korumayı, yerel ekonomiye ve iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlamayı amaçlıyor.

Yatçılık ve su sporları dünyasının önemli buluşmalarından Boot Düsseldorf, bu yıl da dünyanın dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ve sektörün önde gelen markalarını bir araya getirerek birçok iş birliğine sahne oldu. Bunlardan biri de Çanakkale Boğazı’ndaki Çanakkale Deniz Savaşları’ndan kalan gemi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması konusunda başlatılan “Derin Miras” projesi ve projenin tanıtımı için düzenlenen imza protokolü oldu.

Boot Düsseldorf fuarında gerçekleşen program, dünyanın önde gelen sualtı fotoğrafçılarından İsveçli Alex Dawson’ın sunumuyla başladı. “Derin Miras” tanıtım videosu gösteriminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul bir konuşma yaptı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya’nın katılımıyla gerçekleşen protokol imzası ile proje, ulusal ve uluslararası kamuoyuna tanıtıldı.

Gelecek nesillere sürdürülebilir bir miras bırakılması hedefleniyor

Çanakkale savaş batıkları, Çanakkale ruhunu en iyi ifade eden ve savaşın en çetin anına tanıklık etmiş tarihsel ve kültürel birer miras olarak öne çıkıyor. “Derin Miras” projesi, batıkların katodik koruma teknolojisi ile korozyondan korunmasını sağlamayı ve zaman içerisinde yok olmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Bu yöntem sayesinde korozyonla açığa çıkan ağır metallerin karbon salınımları engellenirken, koruma altındaki batıklar yapay resifler oluşturarak biyolojik çeşitlilik için yaşam alanları oluşturacak. Böylece proje, Çanakkale Boğazı’nın sürdürülebilir dalış turizminin en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine katkı sağlamış olacak. Çevre dostu bir koruma yöntemi olan katodik koruma ile batıklara boya vb. herhangi bir müdahalede bulunulmayacak; elektrokimyasal koruma yöntemi uygulanarak batıkların yanına özel cihazlar (galvaniz anot) yerleştirilecek ve batık katot haline getirilecektir. Bu projenin yalnızca teknik bir çözüm değil; aynı zamanda geçmişe saygı, çevreye duyarlılık, ekonomiye katkı ve gelecek nesillere yatırım anlamına geldiği ifade edildi.

Dünyanın en popüler su altı parklarından biri olacak

Yapılan açıklamaya göre; Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Çanakkale Boğazı’ndaki 27 adet batığı ve 2 adet resif olmak üzere toplam 29 farklı noktayı dalış sporuna açmış ve Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nı dünyanın önde gelen dalış merkezlerinden biri haline getirmek için hedef koymuştu. Derin Miras projesinin de uluslararası dalış turizmi için çekici bir destinasyon oluşturarak yerel ekonomiye önemli katkılarda bulunacağı bildirilmektedir. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla yürütülecek projenin hem doğaya hem tarihe saygılı bir yaklaşımla Çanakkale’nin turizm potansiyelini artırması bekleniyor. Aynı zamanda batıklar, su altı tarihi ve bilimsel araştırmalar için özel bir laboratuvar işlevi görecektir.

“Evrensel bir sorumluluk projesi”

çÇanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir projenin önemini şu sözlerle ifade etti: “Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yer alan savaş gemisi batıkları, yalnızca milletimizin değil, insanlık tarihinin ortak hafızasını taşıyan eşsiz kültürel miras unsurlarıdır. Derin Miras, Çanakkale’nin derinliklerindeki ortak insanlık mirasını bilimsel koruma ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geleceğe taşıyan evrensel bir sorumluluk projesidir. Bu anlayışla hayata geçirilen proje, kültürel mirasın korunmasını çevresel duyarlılık, bilimsel yöntemler ve uluslararası normlarla uyumlu bir anlayışla ele almakta, su altı kültürel mirasının barış, iş birliği ve ortak değerler temelinde yaşatılmasına katkı sunmaktadır. Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı ile birlikte Tarihi Alan, dünyanın en büyük açık hava müzesini inşa etme yolunda önemli bir adım daha atmıştır. Bu vesile ile dünyanın her bölgesindeki dalış sporu meraklılarına seslenmek istiyorum. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Çanakkale Savaşı’na su altında tanık olmak için sizleri tarihin derinliklerine, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nı keşfetmeye davet ediyorum. Bu evrensel sorumluluk projesinde 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun stratejik ortağımız olması hem tarihî mirasımızı koruma hem de sürdürülebilir turizm vizyonumuzu hayata geçirme kararlılığımızı güçlendirmiştir.”

“Uzun soluklu bir taahhüt: Derin Miras”

1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya ise “Bugün Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile her yönüyle gurur duyduğumuz bir iş birliğine imza atıyoruz. Bu proje ile tarihî değerlerimizi korumanın yanı sıra Çanakkale Boğazı’nın biyolojik çeşitliliğinin ve Çanakkale’nin sürdürülebilir turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Derin Miras, uzun yıllar boyunca içinde bulunacağımız ve sahipleneceğimiz bir proje olacak. Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü 1915 Çanakkale Köprüsü uluslararası nansman yapısı ve güçlü sürdürülebilirlik vizyonu nedeniyle çevresel ve sosyal açıdan çok yüksek standartlara sahiptir. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 321 çevresel ve sosyal proje ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’ne ve döngüsel ekonomiye katkımız sayesinde Birleşmiş Milletler tarafından birincilik ödülüne layık görülmüştük. Derin Miras projesi de ‘iyi bir komşu olma’ sürdürülebilirlik vizyonumuzun kalıcı bir parçası olacak” dedi.

Bu Makaleyi Paylaş