Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Grönland ve Arktik’in korunmasının NATO’ya ait olduğuna dikkat çekti.

Editör
7 Dakika Okuma
Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Grönland ve Arktik’in korunmasının NATO’ya ait olduğuna dikkat çekti.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin tehditleri sonrasında gözlerin çevrildiği Grönland ve Arktik bölge hakkında yaptığı açıklamada, “Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğundadır” dedi.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Almanya’nın başkenti Berlin’de yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Kallas ile yaptıkları görüşmede ABD’nin Grönland’a yönelik tehditlerini, Avrupa’nın savunma politikalarını, İran bağlamındaki son gelişmeleri ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik çabaları ele aldıklarını belirtti.

Pistorius, Ukrayna’ya mali, insani ve muhtemel ateşkes sonrası verilecek güvenlik garantilerini görüştüklerini ifade ederek, “Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını sürdürüyor ve Ukrayna’nın enerji arzı her zamankinden daha kötü durumda. Soğuk bir kışın ortasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, enerji altyapısını kasıtlı olarak hedef alıyor ve Ukrayna sivil halkını terörize ediyor. Tüm bunlar, ateşkesin ardından neler olabileceği veya olmayabileceği konusunda müzakereler sürerken oluyor. Biz müzakereleri yürütmeye devam ederken, Putin bombardımanlarına devam ediyor” dedi.

Pistorius, Ukrayna’nın kendini savunabilmesi için destekçilerinden bu yıl için 60 milyar dolarlık yardıma ihtiyaç duyduğuna vurgu yaparak, “Ancak buradaki her bir euronun gerçekten maksimum faydayı sağlaması için verimli ve etkili kullanılması gerekmektedir. Ukrayna ile Avrupa arasında daha sıkı bir işbirliği sağlanması son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

Pistorius, “Ateşkesin gerçekleşeceği kesin değil ve bunun tek bir nedeni var. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin barış istemiyor. Yine de ateşkesin gerçekten gerçekleşebileceği güne hazırlanıyoruz. Böyle bir ateşkesin sağlanması için muhtemel katkıları inceliyoruz. Hedefimiz, güvenilir ve kalıcı bir garanti sunabilmek” şeklinde konuştu.

Grönland Danimarka’ya aittir ve Danimarka da NATO ortağıdır

ABD’nin tehditleri sonrasında dikkatlerin çevrildiği Grönland ve Arktik bölgeye değinen Pistorius, “Grönland çok önemlidir. Grönland Danimarka’ya aittir ve Danimarka NATO ortağıdır. Bu çerçevede bakanlar Grönland’ın NATO’nun sorumluluk alanına girdiğini ve bu nedenle korunması gerektiğini görmektedirler” dedi. Pistorius, “Bu bölgeyi korumak NATO’nun görevidir, NATO müttefiklerinin ortak sorumluluğudur ve bu konuda önümüzdeki haftalarda ve aylarda NATO içindeki müttefiklerimizle daha fazla görüşme yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın Grönland’da asker konuşlandırması tartışmalarına ilişkin soruları yanıtlayan Pistorius, “Şu anda bazı NATO ortaklarıyla birlikte NATO ile hangi önlemlerin mantıklı olduğunu ve neyin gerekli olduğunu tartışıyor ve araştırıyoruz. Sadece askerlerin varlığıyla burayı kapsamlı bir şekilde koruyamayız. Mesele gözetimdir. Mesele devriye. Mesele, su altında, su üstünde ve havada neler olup bittiğini görmektir. Mesele keşif ve düzenli tatbikatlar yaparak orada olduğumuzu göstermektir. Bu nedenle, Grönland’ın ve Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak, öncelikle ya da yalnızca Amerika’nın değil, NATO’nun ve ayrıca Avrupa’nın da menfaatine olan bir konudur. Almanya bu konuda bir rol oynayacak ve bu rolün ne şekilde olacağı Danimarka ile yakın işbirliği içinde belirlenecektir” şeklinde konuştu. Ayrıca, Pistorius, Grönland’da insansız hava araçları sistemlerinin kurulmasının desteklenebileceğini de sözlerine ekledi.

Yıkım ve ölüm, Rusya’nın diplomasiye verdiği cevaptır

AB Yüksek Temsilcisi Kallas, Rusya-Ukrayna Savaşı, İran’daki gelişmeler ve Grönland konusunda Pistorius ile detaylı görüşmeler yaptıklarını kaydetti. Kallas, Almanya’nın Avrupa’nın savunması için yaptığı harcamalara dikkat çekerek, “Litvanya’da NATO’nun varlığının güçlü bir omurgasını oluşturuyorsunuz. Havada, Alman jetleri Avrupa semalarını koruyor. Denizde, donanmanız hayati deniz yollarını ve kritik denizaltı altyapısını güvence altına alıyor. Almanya aynı zamanda Ukrayna’ya en büyük askeri desteği sağlayan ülke” dedi.

Kallas, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik çabalara vurgu yaparak, “Barış için yoğun bir diplomatik çaba var. Ancak bu çabalar tamamen tek taraflı kalıyor. Her gün Rus bombaları Ukrayna şehirlerini karanlığa boğuyor. Yıkım ve ölüm, Rusya’nın diplomasiye verdiği cevaptır. Acı gerçek şu ki, Rusya’ya bunu durdurması için daha fazla baskı uygulamadığımız sürece bu savaş uzun süre devam edebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’nın Ukrayna’yı desteklemek ve Rusya’nın savaş maliyetlerini artırmaya yönelik politikaların tutarlı olduğunu belirten Kallas, “Ukrayna’ya önümüzdeki iki yıl boyunca 90 milyar euro kredi vereceğiz. Ayrıca yeni yaptırım paketini de önümüzdeki ay sonuçlandırmayı hedefliyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ancak biz onu zorlarsak müzakereleri ciddiye alacaktır” dedi.

Pistorius ile Avrupa savunması hakkında da görüştüklerini belirten Kallas, “Rusya’nın emellerinin Ukrayna’nın ötesine uzandığını biliyoruz. Ülkelerimizi ve halkımızı güvende tutmak için Avrupa’nın savunma hazırlığını daha da artırması gerekmektedir. Avrupa savunma hazırlığını artırmak, Avrupa’yı NATO içinde daha güçlü kılmakla ilgilidir” şeklinde konuştu.

ABD Avrupa için vazgeçilmez bir müttefiktir ama eskisi gibi değiliz

ABD ile Avrupa arasında son dönemde yaşanan gelişmelere vurgu yapan Kallas, “ABD vazgeçilmez bir müttefiktir, ancak ilişkilerimizin eskisi kadar iyi olmadığı da açıktır. Her ittifakta açık anlaşmazlık anları olur, fakat Avrupa 80 yıllık transatlantik ilişkilerini yok saymayacaktır. Gazze’den DEAŞ ile mücadeleye, Çin’in baskıcı ekonomik uygulamalarına kadar, Avrupa ve ABD birlikte hareket ettiğimizde daha güçlüyüz” dedi.

İran’a ek yaptırımlar konusunda görüşmeler yapıyoruz

Kallas, İran’daki protestolara ilişkin olarak, “İran halkının cesareti hayranlık uyandırıcı. Rejimin protestoları acımasızca bastırma geçmişi var ve önümüzdeki günlerin ne getireceğini kimse bilmiyor. Güvenlik güçlerinin sert ve acımasız tepkisi kabul edilemez ve kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor. AB’nin İran’a karşı zaten kapsamlı yaptırımları mevcut. İnsan hakları ihlallerinden, nükleer silahların yayılmasından ve Tahran’ın Rusya’nın savaşına verdiği destekten sorumlu olanlara yönelik yaptırımlar ve ek yaptırımlar uygulanması konusunda görüşmeler yapıyoruz” dedi.

Belki Suriye’deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler

Kallas, İran’daki olaylar bağlamında önümüzdeki günlerin neler getireceğinin bilinmediğine dikkat çekerek, “Belki Suriye’deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler. Ancak bu tür rejimler genellikle çok dirençlidir. Yani ne olacağını bilmiyoruz ancak yaptığımız şey toplumu desteklemek. Ayrıca barışçıl göstericilere şiddet uygulayanlara karşı daha fazla yaptırım uyguluyoruz. Nihayetinde İran halkı söz sahibi olacaktır” dedi.

Grönland konusu NATO tarihinde görülmemiş bir durum

Kallas, “Grönland konusunun ABD Başkan Trump ile medya önünde tartışmamamız gerektiğini söyleyebilirim” diyerek, “Elimizde hangi araçların olduğunu, hangi seçeneklerin olduğunu konuşuyoruz. Danimarka ile üye ülkelerle durumu tartışıyoruz, ancak bunu kamuoyuna açıklamıyoruz. En azından şunu söyleyebiliriz ki bu NATO veya savunma ittifakının tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir durum. Muhtemel senaryolara hazırlanıyoruz. Farklı seçenekleri tartışıyoruz, ancak dediğim gibi, bu kapalı kapılar ardında yapılıyor” dedi.

İhlas Haber Ajansı

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş