Almanya Savunma Bakanı Pistorius: “Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğunda”
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin tehditleri sonrasında dikkatleri üzerine çeken Grönland ve Arktik bölge hakkında yaptığı açıklamada, “Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğundadır” dedi.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi. Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Kallas ile yaptıkları görüşmede ABD’nin Grönland’a yönelik tehditlerini, Avrupa’nın savunma politikaları, İran bağlamındaki en son gelişmeleri ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik çabaları ele aldıklarını kaydetti.
Pistorius, Ukrayna’ya mali, insani ve muhtemel ateşkes sonrası verilecek güvenlik garantilerini görüştüklerini belirterek, “Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını sürdürüyor ve Ukrayna’nın enerji arzı geçmişte hiç olmadığı kadar kötü durumda. Soğuk bir kışın ortasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, enerji altyapısını kasıtlı olarak hedef alıyor ve Ukrayna sivil halkını terörize ediyor. Tüm bunlar, ateşkesin ardından neler olabileceği veya olmayabileceği konusunda müzakereler sürerken yaşanıyor. Biz müzakereleri sürdürürken Putin bombardımanına devam ediyor” dedi.
Pistorius, Ukrayna’nın kendini savunabilmesi için destekçilerinden bu yıl için 60 milyar dolarlık yardıma ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek, “Ancak bu noktada her bir euro’nun gerçekten maksimum faydayı sağlayabilmesi için verimli ve etkili bir şekilde kullanılması gerekir. Ukrayna ile Avrupa arasında daha sıkı bir işbirliği sağlanması son derece önemlidir” dedi.
Pistorius, “Ateşkesin gerçekleşeceği kesin değil ve bunun tek bir nedeni var. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin barış istemiyor. Yine de ateşkesin gerçekten gerçekleşebileceği güne hazırlanıyoruz. Böyle bir ateşkesin sağlanmasına muhtemel katkıları inceliyoruz. Hedefimiz, güvenilir ve kalıcı bir garanti sunabilmek” şeklinde konuştu.
“Grönland Danimarka’ya aittir ve Danimarka da NATO ortağıdır”
ABD’nin tehditleri sonrasında dikkatleri çeken Grönland ve Arktik bölgesine dair Pistorius, “Grönland çok önemlidir. Grönland Danimarka’ya aittir ve Danimarka NATO ortağıdır. Bu çerçeveden bakanlar Grönland’ın NATO’nun sorumluluk alanına girdiğini ve bu nedenle korunması gerektiğini çok iyi görürler” ifadelerini kullandı. Pistorius, “Bu bölgeyi korumak NATO’nun görevidir, NATO müttefiklerinin ortak sorumluluğudur ve bu konu hakkında önümüzdeki haftalarda ve aylarda NATO içindeki müttefiklerimizle daha fazla görüşme yapılacaktır” dedi.
Avrupa’nın Grönland’da asker konuşlandırması tartışmalarına da yanıt veren Pistorius, “Şu anda bazı NATO ortaklarıyla birlikte NATO ile hangi önlemlerin mantıklı olduğu ve neyin gerekli olduğunu tartışıyor ve inceliyoruz. Sadece askerlerin varlığıyla burayı kapsamlı bir şekilde koruyamayız. Mesele gözetimdir. Mesele devriye. Mesele, su altında, su üstünde ve havada neler olup bittiğini görmek. Mesele keşif ve düzenli olarak yerinde tatbikatlar yaparak orada olduğumuzu göstermek. Bu nedenle Grönland’ın ve Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak, öncelikle veya yalnızca Amerika’nın değil, NATO’nun ve ayrıca Avrupa’nın da menfaatine olan bir konudur. Almanya bu konuda bir rol oynayacak. Bu rolün nasıl olacağı ise Danimarka ile yakın işbirliği içinde kararlaştırılacaktır” açıklamasını yaptı. Pistorius, Grönland’da insansız hava araçları sistemlerinin kurulmasının desteklenebileceğini de sözlerine ekledi.
“Yıkım ve ölüm, Rusya’nın diplomasiye verdiği cevaptır”
AB Yüksek Temsilcisi Kallas ise Rusya-Ukrayna Savaşı, İran’daki gelişmeler ve Grönland konusunda Pistorius ile detaylı görüşmelerde bulunduklarını belirtti. Kallas, Almanya’nın Avrupa’nın savunması için yaptığı harcamalar üzerine, “Litvanya’da NATO’nun varlığının güçlü bir omurgasını oluşturuyorsunuz. Havada, Alman jetleri Avrupa semalarını koruyor. Denizde, donanmanız hayati deniz yollarını ve kritik denizaltı altyapısını güvence altına alıyor. Almanya aynı zamanda Ukrayna’ya en büyük askeri desteği sağlayan ülke” dedi.
Kallas, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik çabalara işaret ederek, “Barış için yoğun bir diplomatik çaba var. Ancak bu çabalar tamamen tek taraflı kalıyor. Her gün Rus bombaları Ukrayna şehirlerini karanlığa boğuyor. Yıkım ve ölüm, Rusya’nın diplomasiye verdiği cevaptır. Acı gerçek şu ki, Rusya’ya bunu durdurması için daha fazla baskı uygulamadığımız sürece bu savaş uzun bir süre devam edebilir” dedi.
Avrupa’nın Ukrayna’yı desteklemek ve Rusya’nın savaş maliyetlerini artırmaya yönelik politikaların tutarlı olduğunu kaydeden Kallas, “Ukrayna’ya önümüzdeki iki yıl boyunca 90 milyar euro kredi vereceğiz. Ayrıca yeni yaptırım paketini de önümüzdeki ay sonuçlandırmayı hedefliyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ancak biz onu zorlarsak müzakereleri ciddiye alacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Pistorius ile Avrupa savunması hakkında konuştuklarını belirten Kallas, “Rusya’nın emellerinin Ukrayna’nın ötesine uzandığını biliyoruz. Ülkelerimizi ve halkımızı güvende tutmak için Avrupa’nın savunma hazırlığını daha da geliştirmesi gerekiyor. Avrupa savunma hazırlığını artırmak, Avrupa’yı NATO içinde daha güçlü kılmakla ilgilidir” ifadelerini kullandı.
“ABD Avrupa için vazgeçilmez bir müttefiktir ama eskisi gibi değiliz”
ABD ile Avrupa arasında son dönemde yaşanan gelişmelere vurgu yapan Kallas, “ABD vazgeçilmez bir müttefiktir, ancak ilişkilerimizin eskisi kadar iyi olmadığı da açıktır. Her ittifakta açık anlaşmazlık anları olur, ancak Avrupa 80 yıllık transatlantik ilişkilerini çöpe atmayacaktır. Gazze’den DEAŞ ile mücadeleye, Çin’in baskıcı ekonomik uygulamalarına kadar, Avrupa ve ABD birlikte hareket ettiğimizde daha güçlüyüz” dedi.
“İran’a ek yaptırımlar konusunda görüşmeler yapıyoruz”
Kallas, İran’daki protestolar konusunda ise, “İran halkının cesareti hayranlık uyandırıcı. Rejimin protestoları acımasızca bastırma geçmişi var ve önümüzdeki günlerin ne getireceğini kimse bilmiyor. Güvenlik güçlerinin sert ve acımasız tepkisi kabul edilemez ve kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor. AB’nin İran’a karşı zaten kapsamlı yaptırımları var. İnsan hakları ihlallerinden, nükleer silahların yayılmasından ve Tahran’ın Rusya’nın savaşına verdiği destekten sorumlu olanlara yönelik yaptırımlar ve ek yaptırımlar uygulanması hakkında görüşmeler yapıyoruz” dedi.
“Belki Suriye’deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler”
Kallas, İran’daki olaylar bağlamında önümüzdeki günlerin neler getireceğinin bilinmediğine dikkat çekerek, “Belki Suriye’deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler. Ancak bu tür rejimler genellikle çok dirençli olurlar. Yani ne olacağını bilmiyoruz ancak yaptığımız şey toplumu desteklemek. Ayrıca barışçıl göstericilere şiddet uygulayanlara karşı daha fazla yaptırım uyguluyoruz. Nihayetinde İran halkı söz sahibi olacak” dedi.
“Grönland konusu NATO tarihinde görülmemiş bir durum”
“Grönland konusunun ABD Başkan Trump ile medya önünde tartışmamamız gerektiğini söyleyebilirim” diyen Kallas, “Elimizde hangi araçların olduğunu, hangi seçeneklerin mevcut olduğunu konuşuyoruz. Danimarka ile üye ülkelerle durumu tartışıyoruz, ancak bunu kamuoyuna açıklamıyoruz. En azından şunu söyleyebilirim ki bu, NATO veya savunma ittifakının tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir durum. Muhtemel senaryolara hazırlanıyoruz. Farklı seçenekleri tartışıyoruz, ancak dediğim gibi, bu kapalı kapılar ardında yapılıyor” ifadelerini kullandı.
İhlas Haber Ajansı
