Yatırım araçlarında 22-26 Haziran haftası, risk alanların değil nakitte bekleyenlerin öne çıktığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Borsa İstanbul’da hisseler ortalama yüzde 3,13 değer kaybederken altının gram fiyatındaki düşüş yüzde 1,63 oldu.
Dolar ve avrodaki sınırlı yükselişe karşılık yatırım fonları ile emeklilik fonlarının genel ortalamaları da haftayı ekside kapattı. Para piyasası fonları ise yüzde 0,75’lik artışla yatırım fonları arasında haftanın en fazla kazandıran kategorisi oldu.
100 bin TL’nin haftalık karnesi
Hafta başında farklı yatırım araçlarına 100 bin TL yatırıldığı varsayıldığında ortaya çıkan yaklaşık tablo şöyle oldu:
Borsa İstanbul’daki ortalama kayıp 3 bin 130 liraya ulaştı. Portföyün değeri haftanın sonunda yaklaşık 96 bin 870 liraya geriledi.
Altında bekleyen 100 bin TL ise yaklaşık 1.630 lira değer kaybederek 98 bin 370 liraya düştü.
Dolar yatırımcısının kazancı yaklaşık 390 lirada kaldı. Avrodaki artış ise yalnızca 60 lira civarında gerçekleşti.
İngiliz sterlinine yatırım yapanların haftalık nominal kazancı 460 liraya, İsviçre frangında bekleyenlerin getirisi ise yaklaşık 490 liraya çıktı.
Para piyasası fonlarında değerlendirilen 100 bin TL ise haftalık ortalama üzerinden yaklaşık 750 lira kazandırdı.
Haftanın asıl mesajı: Para kazanmak değil, kaybetmemek öne çıktı
Rakamlar, haftanın en dikkat çekici gelişmesinin yüksek bir getiri oluşması değil, büyük kayıplardan kaçınmanın kazanca dönüşmesi olduğunu gösterdi.
Borsa, altın, yatırım fonları ve emeklilik fonları değer kaybederken dövizdeki yükseliş yüzde 0,50’nin altında kaldı. Bu nedenle haftanın kazananı, agresif biçimde yükselen bir yatırım aracı değil; kısa vadeli ve likit varlıklara yönelen para piyasası fonları oldu.
Başka bir ifadeyle yatırımcı, bu hafta yüksek getiri elde etmekten çok birikiminin nominal değerini korumaya çalıştı.
BIST 100’de bir haftada 724 puanlık hareket alanı
BIST 100 endeksi hafta boyunca 14.147,05 ile 14.871,49 puan arasında hareket etti. Endeks, önceki haftanın kapanışına göre yüzde 3,13 düşerek 14.274,02 puandan haftayı tamamladı.
Hafta içindeki en yüksek ve en düşük seviye arasındaki fark 724 puanı aştı. Bu görünüm, endekste yalnızca düşüş değil, gün içi oynaklığın da yüksek olduğunu ortaya koydu.
Ortalama yüzde 3,13’lük kayıp, 1 milyon liralık hisse portföyünde yaklaşık 31 bin 300 liralık değer azalmasına karşılık geliyor.
Gram altın 6 bin 100 liranın altına indi
Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 1,63 düşüşle 6 bin 97 liraya geriledi.
Cumhuriyet altını yüzde 1,62 değer kaybederek 41 bin 98 liraya, çeyrek altın ise 10 bin 382 liradan 10 bin 212 liraya indi.
Çeyrek altında bir haftada yaşanan 170 liralık düşüş, düğün sezonunda altın almayı planlayanlar açısından sınırlı da olsa daha düşük bir maliyet oluşturdu. Elinde altın bulunduran yatırımcı açısından ise aynı hareket portföy değerinde azalma anlamına geldi.
Altın yılbaşından beri doları yakalayamadı
Haftalık düşüşün ardından külçe altının 2025 sonuna göre nominal getirisi yüzde 1,58’e kadar geriledi. Cumhuriyet altınındaki yılbaşından bu yana artış da yüzde 1,57 seviyesinde kaldı.
Aynı dönemde dolar yüzde 8,92, İngiliz sterlini yüzde 6,65, İsviçre frangı yüzde 6,55 ve avro yüzde 6,12 yükseldi.
Bu tabloya göre altın, 2026’nın ilk yarısının sonuna yaklaşılırken TL karşısında büyük dövizlerin tamamının gerisinde kaldı. Yılbaşında altına yatırılan 100 bin TL’nin nominal değeri yaklaşık 101 bin 580 liraya çıkarken aynı tutar dolarda yaklaşık 108 bin 920 liraya ulaştı.
Aradaki fark 7 bin 340 lirayı buldu.
Dolar yükseldi ancak haftanın güçlü kazananı olamadı
Dolar/TL haftalık yüzde 0,39 yükselişle 46,6280 liraya ulaştı. Avro/TL ise yalnızca yüzde 0,06 artarak 53,3080 liradan haftayı kapattı.
İngiliz sterlini yüzde 0,46, İsviçre frangı ise yüzde 0,49 yükseldi. Böylece haftalık bazda dövizler arasında en yüksek artış İsviçre frangında görüldü.
Döviz cephesindeki rakamlar yükselişe işaret etse de artışların sınırlı kalması, bu araçların yatırımcıya güçlü bir reel getiri sunduğu anlamına gelmiyor.
Fonlarda iki farklı tablo ortaya çıktı
Yatırım fonlarının haftalık ortalama kaybı yüzde 1,23 olurken emeklilik fonları yüzde 1,65 değer kaybetti.
Buna karşılık para piyasası fonları yüzde 0,75 yükseldi. Böylece aynı fon piyasası içerisinde riskli varlıklara ağırlık veren portföylerle kısa vadeli TL araçlarında bekleyen fonlar arasında belirgin bir ayrışma yaşandı.
Yüzde 0,75’lik haftalık artış, bileşik olarak her hafta aynı oranda devam edecekmiş gibi yorumlanmamalı. Fon getirileri faiz oranlarına, portföy içeriğine, stopaj uygulamasına ve piyasa koşullarına göre değişebiliyor.
Yatırımcı için haftanın özeti
Hafta sonunda ortaya çıkan tablo, borsa ile altında satış baskısının öne çıktığını, dövizin sınırlı yükseldiğini ve para piyasası fonlarının yatırım fonları arasında pozitif ayrıştığını gösterdi.
Ancak haftalık performanslar tek başına uzun vadeli yatırım kararları için yeterli değil. Bir yatırım aracının bir haftada öne çıkması, sonraki haftalarda da aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle getirilerin yalnızca nominal oranlarla değil; enflasyon, vergi, işlem maliyeti, yatırım süresi ve kişisel risk tercihiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.




