Zonguldak’ta TTK ve TENMAK arasında nadir toprak elementi elde etmek için AR-GE protokolü imzalandı.

2 Dakika Okuma

Zonguldak’ta TTK ve TENMAK Arasında Protokol İmzalandı

Zonguldak’ta TTK ve TENMAK arasında imzalanan protokol çerçevesinde taşkömürü ve yıkama atıkları kullanılarak nadir toprak elementleri elde edilmesine yönelik araştırma geliştirme çalışması yapılması hedefleniyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) arasında geçtiğimiz aylarda, ileri teknoloji ürünlerinde kullanılan nadir toprak elementlerinin kömürden ve atıklarından elde edilmesine yönelik AR-GE çalışmalarını kapsayan bir protokol imzalandı.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Yılmaz, söz konusu protokolün önemine vurgu yaptı. AR-GE çalışmasının bölgeye fayda sağlayacağını düşündüğünü belirten Yılmaz şu şekilde konuştu: “Özellikle ikincil kaynakların araştırılması söz konusu. Kömürün bünyesinde veya atıklarında nadir toprak elementleri bulabilir miyiz? Çerçevesinde AR-GE çalışmasına yönelik bir projenin imzalandığını biliyoruz. İnşallah bu tür buluşlar bölgeye katma değer sunacaktır. Aynı zamanda atıkların değerlendirilmesi açısından bu konuyu önemli görüyorum.”

Başta ABD ve Çin olmak üzere birçok ülkenin nadir toprak elementleri üzerine çalışmaları olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin ise ETİ Maden, TENMAK ve MTA aracılığıyla bu alanda araştırmalar yürüttüğünü ifade etti. Yılmaz, “Kömürün kendi bünyesinde veya atıklarında ve kül birleşiklerinde olabilir. Bunun yanı sıra cevher hazırlama dediğimiz atıklar ve kömür yandıktan sonra oluşan ince toz kalıntıları da araştırılmalıdır. Kömürün direkt bünyesinde nadir toprak elementleri var demek de bir miktar soru işareti yaratıyor. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. ‘Kömürü yakalım, bunun külüne bakalım’ demek de doğru bir yaklaşım değil. Ancak bunun belirli bir araştırmadan geçmesi şart. Laboratuvar ölçekli araştırmalar yapılmalı ve kömürün yavaş bir şekilde yakılması sağlanmalıdır. Daha sonra belli bir kalıntı elde edilmeli ve bunlar analiz edilmelidir. Diğer taraftan ‘şist’ dediğimiz kömürün killi yapılarında da incelemeler yapılmalıdır. Çünkü birinci yataklarda genel olarak killi yapılara sahibiz. Ancak TENMAK ve TTK arasında ikincil yataklar olarak adlandırılan bölgelerde bu incelemeler, atıklar ve kömürün bünyesi üzerinde durulacaktır” şeklinde konuştu.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version