Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) yapılan başvurularda, sanal kumar bağımlılığı ilk sırada
Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM); alkol, madde, tütün, kumar ve internet bağımlılıklarıyla ilgili yapılan başvurularda, sanal kumar bağımlılığı öne çıkıyor. Özellikle online kumarın kolay erişilebilir olması ve kontrolünün zorlaşması nedeniyle bağımlılık riski hızla artan sanal kumarın diğer bağımlılık türlerine kıyasla daha hızlı yayıldığı bildirildi.
Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, sanal kumar bağımlılığının son dönemde alarm verici boyutlara ulaştığını ifade ederek uyarılarda bulundu. Yıldız, kumar bağımlılığının temelinde “kazanma” hissinin bulunduğunu belirterek, bu durumun beyinde dopamin etkisi oluşturduğunu ve diğer bağımlılık türleriyle benzer bir mekanizma üzerinden ilerlediğini aktardı.
“Kişi bağımlı olduğunun farkında değildir”
Yıldız, “Kumar bağımlısı kişi, çoğu zaman bağımlı olduğunu kesinlikle kabul etmez. Olumsuz sonuçları görür, kayıplar yaşar, hayatında ciddi sorunlar oluşur ama yine de bunu bir bağımlılık olarak değerlendirmez. Oysa biz kumar bağımlılığını, kişinin tüm olumsuzluklara rağmen kumar oynamayı bırakamaması olarak tanımlarız” dedi. Fiziksel ortamda oynanan kumara kıyasla sanal kumarın çok daha kolay ve kontrolsüz bir şekilde oynanabildiğine dikkat çeken Yıldız, online kumarın ulaşılabilirliğinin bağımlılığı hızlandıran en önemli faktörlerden biri olduğunu vurguladı. Yıldız, “Sanal ortamda para kavramı daha soyut hale geliyor. Fiziksel olarak parayı kaybettiğini görmediği için kişi daha kolay ve daha hızlı bağımlı olabiliyor” şeklinde konuştu. YEDAM’a yapılan başvurularla ilgili de veriler paylaşan Hayri Yıldız, “Şu anda Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’ne yapılan başvurular arasında 5 bağımlılık türü içinde en fazla başvurunun kumar bağımlılığı, özellikle de online kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını görüyoruz” dedi. Online kumar bağımlılığının fark edilmesinin zor olduğuna da değinen Yıldız, bu durumun ciddi psikolojik sonuçlara neden olabileceğine dikkati çekti. Yıldız, “Fiziksel bir bağımlılık olmadığı için çevre tarafından çoğu zaman fark edilmiyor. Kişi bu sorunla tek başına baş etmeye çalışıyor. Bu da depresyona, içe kapanmaya ve bazı durumlarda intihara kadar varan çok ağır sonuçlara zemin hazırlayabiliyor” diye belirtti. Kumar bağımlılığının yalnızca bireyi değil, ailesini, sosyal çevresini ve iş hayatını da olumsuz etkilediğini ifade eden Yıldız, bağımlı bireylerin zamanla sorumluluklarını yerine getiremez hale geldiğini ve çevresine karşı ciddi zararlar verdiğini bildirdi.
“Her bağımlılık bir diğerini tetikler”
Kumarın diğer bağımlılık türlerine geçişi de kolaylaştırdığını vurgulayan Yıldız, “Kumar bağımlılığı, alkol, sigara ve madde kullanımına geçiş riskini artırır. Bağımlılıklar birbirini besler. Alkol almayan birisi kumar bağımlısı ise zamanla alkol, madde ya da sigara bağımlısı olabilir” diye konuştu. YEDAM’ın 115 numaralı danışmanlık hattı üzerinden ücretsiz hizmet verdiğini hatırlatan Hayri Yıldız, tedavi sürecine ilişkin umut verici bir noktanın da altını çizdi. Yıldız, “Türkiye genelindeki istatistiklere baktığımızda, YEDAM’a başvuran ve tedavi sürecine katılan kumar bağımlılarının yaklaşık yüzde 80’inin tedaviye olumlu yanıt verdiğini görüyoruz. Bu çok önemli bir oran. Kimse kendini sahipsiz ya da çaresiz hissetmemeli. Hiçbir bağımlı bağımlılığa mahkum değildir” şeklinde konuştu. Gizlilik ilkesinin YEDAM’ın temel prensiplerinden biri olduğunu vurgulayan Yıldız, başvuran kişilerin bilgilerinin kesinlikle paylaşılmadığını belirtti ve bağımlılıkla mücadelede ilk adımın farkındalık ve profesyonel destek almak olduğuna dikkat çekti.
(IHA)
