ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’tan Suriye Açıklamaları
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, “Suriye artık terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir” diyerek, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG’nin terör örgütü DEAŞ’a karşı bir güç olarak kullanılmasının büyük ölçüde sona erdiğini ifade etti.
Barrack, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG ile Suriye hükümeti arasında Haseke kentinin idari ve askeri olarak merkezi hükümete entegrasyonu konusunda varılan anlaşmanın ardından bu açıklamayı yaptı. Barrack, “Şu anda Suriye’deki Kürtler için en büyük fırsat, Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetimindeki Esad sonrası geçiş sürecinde yatmaktadır” diyerek, yeni hükümetin Kürtler için vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyonu konusunda bir yol sunduğunu ifade etti. Barrack, “Bu haklar, birçok Kürt’ün vatansızlık, dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılığa maruz kaldığı Beşar Esad rejimi altında uzun süredir reddedilmişti” dedi.
Barrack, ABD’nin Suriye’deki varlığının öncelikle terör örgütü DEAŞ’a karşı gerçekleştirilen operasyonlar olduğuna dikkat çekti. SDG’nin 2019 yılına kadar DEAŞ’a karşı etkili bir ortak olduğunu, ancak bu dönemde işlevsel bir merkezi Suriye devleti bulunmadığını belirtti. Barrack, bu dönemde devrik lider Beşar Esad rejiminin zayıflamış olduğunu ve İran ile Rusya ile olan ittifakları nedeniyle DEAŞ’a karşı geçerli bir ortak olamayacak derecede zayıf durumda bulunduğunu dile getirdi.
SDG’nin DEAŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir
Yeni yönetimin Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğinde Suriye’deki durumu tamamen değiştirdiğini vurgulayan Barrack, “Bugün, durum temelden değişmiştir. Suriye artık, DEAŞ’ı yenmek için Küresel Koalisyon’a katılan, batıya yöneldiğini ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir. Bu durum, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştirmiştir. Şam, artık DEAŞ’ın gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve hazır olduğundan, SDG’nin sahadaki başlıca DEAŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir” dedi.
ABD’nin uzun vadeli askeri varlık konusunda hiçbir çıkarı yok
Barrack, ABD’nin SDG’nin rolünü uzatmak yerine yeni hükümete entegrasyonunu desteklediğini ifade etti. “18 Ocak’ta imzalanan bir entegrasyon anlaşmasını güvence altına almak ve zamanında barışçıl bir şekilde uygulanması için net bir yol haritası belirlemek üzere Suriye hükümeti ve SDG liderliği ile kapsamlı görüşmeler yaptık. Anlaşma, SDG savaşçılarını ulusal orduya entegre ediyor, önemli altyapıları devrediyor ve DEAŞ hapishaneleri ile kamplarının kontrolünü Şam’a devrediyor. ABD’nin uzun vadeli askeri varlık konusunda hiçbir çıkarı yok. DEAŞ kalıntılarını yenilgiye uğratmayı, uzlaşmayı desteklemeyi ve ayrılıkçılığı veya federalizmi onaylamadan ulusal birliği ilerletmeyi önceliklendiriyor” dedi.
Yeni Suriye devletine entegrasyon yarı özerkliğin çok ötesinde haklar sunmaktadır
Barrack, Suriye’nin yeni hükümetinin Kürtler için eşsiz bir fırsat oluşturduğunu vurgulayarak, “Yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları, Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması ve yönetişime katılım gibi, SDG’nin iç savaş kaosunda sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde haklar sunmaktadır” dedi. Kırılgan ateşkes ortamındaki risklerin devam etmesine rağmen ABD’nin Kürtlerin haklarının korunması ve DEAŞ’a karşı işbirliği için baskı yaptığına dikkat çeken Barrack, “Alternatif olan uzun süreli ayrılık, istikrarsızlığa veya DEAŞ’ın yeniden dirilişine yol açabilir. ABD diplomasisi tarafından desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için şimdiye kadarki en güçlü şansı temsil ediyor” dedi.
Barrack, Suriye’de ABD’nin odaklandığı konulara da değinerek, “Şu anda SDG tarafından korunan DEAŞ tutuklularının bulunduğu cezaevi tesislerinin güvenliğini sağlamak, SDG ile Suriye hükümeti arasında görüşmeleri kolaylaştırarak SDG’nin barışçıl entegrasyonunu ve Suriye’nin Kürt nüfusunun tarihi tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesini sağlamak” olduğunu sözlerine ekledi.
İhlas Haber Ajansı
