Yargıtay’dan nafaka konusunda emsal niteliğinde karar: Mal paylaşımı dikkate alınacak.

Editör
3 Dakika Okuma
Yargıtay’dan nafaka konusunda emsal niteliğinde karar: Mal paylaşımı dikkate alınacak.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden Emsal Karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Sakarya’da görülen boşanma davasında emsal niteliğinde bir karar aldı. Mahkeme, kadına yoksulluk nafakası bağlanıp bağlanmayacağına karar verirken, taşınmazlarından elde edilen kira gelirinin ve taraflar arasındaki mal rejimi davası sonucunun da dikkate alınmasına hükmetti.

Sakarya’da bir çift karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Aile Mahkemesi’nde görülen davada, erkek eşin başlattığı boşanma davası reddedilirken, kadın eşin davası kabul edildi. Yerel mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın eşin lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti. Bu kararın ardından her iki taraf da avukatları aracılığıyla kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyayı inceleyerek yerel mahkemenin hükmünü nafaka yönünden bozdu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında, erkeğin emekli olduğuna ve kadının gelir getiren taşınmazlarının bulunduğuna dikkat çekildi. Kararda, kadının taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin miktarının araştırılması gerektiği vurgulandı. Daire ayrıca, taraflar arasında devam eden veya sonuçlanan “mal rejiminin tasfiyesi” davasının da yoksulluk nafakası kararında etkili olacağını belirtti. Yüksek Mahkeme, kadının mal paylaşımından alacağı payın ve kira gelirlerinin, onu yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının belirlenmesi gerektiğine ve nafaka şartlarının bu doğrultuda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.

Nafaka Belirlemesinde Yeni Kriter

Sakarya’da görülen ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne taşınan karşılıklı boşanma davasında erkeğin davasının reddedilip kadının davasının kabul edilmesiyle ortaya çıkan emsal kararı değerlendiren Avukat Fatih Karamercan, Yargıtay’ın nafaka takdirinde devrim niteliğinde bir adım attığını ifade etti. Karamercan, yerleşik içtihatlarda gelir getirici taşınmazların nafaka hesabında dikkate alındığını ancak bu yeni kararla birlikte eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının artık nafaka belirlemesinde kilit bir rol oynayacağını belirtti. Karamercan, “Yargıtay, yalnızca taşınmaz gelirlerini değil, mal paylaşımı davasından elde edilmesi muhtemel kazancın da değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Buna göre, mal rejimi davasının sonucu ve buradan gelecek maddi imkanlar dikkate alınarak nafakanın tamamen kaldırılmasına, hiç hükmedilmemesine veya miktarının düşürülmesine karar verilebilecek” dedi.

Mal Paylaşımı ve Nafaka İlişkisi

2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan değişiklik sonrası eşlerin, diğer eşin edinilmiş mallarının yarısını talep etme hakkı elde ettiğini ve bunun yanında tazminat taleplerinin de gündeme geldiğini hatırlatan Karamercan, mal paylaşımından yüksek bedeller elde edilmesine rağmen nafaka yükünün devam etmesinin, nafakayı ödeyen eşi yoksulluğa sürüklediği yönündeki eleştirilerin bu kararla karşılık bulduğunu dile getirdi. Somut olayda olduğu gibi, derdest bir mal rejimi davasının varlığı halinde hakimin buradan gelecek geliri hesaba katması gerektiğini belirten Karamercan, “Örneğin Ahmet Bey ile Ayşe Hanım’ın boşanmasında, Ayşe Hanım’ın mal paylaşımından alacaklı çıkma ihtimali artık nafakanın belirlenmesinde doğrudan etkili olacak. Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden 23 yıl sonra gelen bu karar, gecikmeli de olsa hukuki ve hakkaniyete uygun, son derece önemli bir içtihat niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş