Uzm. Dr. Mıhçı: “Çocuklarda baş ağrıları ciddiye alınmalı, migren erken yaşta başlayabilir”

3 Dakika Okuma

Çocuk Nörolojisi Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, migrenin çocuklukta başladığını belirterek, “Aileler baş ağrısını asla hafife almamalı” dedi.

Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrılarının oldukça yaygın görüldüğünü ifade eden Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, dünya genelindeki araştırmalara göre çocuk ve ergenlerin büyük bölümünde primer baş ağrılarının yaşandığını aktardı. Mıhçı, migrenin çocukların fiziksel sağlığının yanı sıra okul başarısı, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkiler gerçekleştirdiğini belirtti.

Baş ağrısı çocuğunuza miras kalabilir

Çocuklarda baş ağrılarının primer (temel) ve sekonder (başka bir hastalığa bağlı) olarak iki ana grupta toplandığını dile getiren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, “Çocukluk döneminde baş ağrıları ve migren, erken tanı ve uygun yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir durumdur. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının baş ağrısı şikayetlerini ciddiye alması ve uzman değerlendirmesini geciktirmemesi son derece önemlidir. Çocuklarda baş ağrıları genel olarak iki ana grupta değerlendirilir” şeklinde konuştu. Mıhçı, en sık görülen primer baş ağrılarının gerilim tipi baş ağrısı ve migren olduğunu açıklayarak stres, uykusuzluk, öğün atlama ve bazı besinlerin tetikleyici olabileceğini vurguladı. “Migren ise genellikle genetik yatkınlığa sahiptir. Ailede migren öyküsü varsa, çocukta migren görülme riski yüzde 50–90 oranında artar” ifadesini kullandı.

Migreni tetikleyen birçok faktör var

Migren ataklarının beyinde serotonin gibi maddelerin değişen salınımına bağlı olarak geliştiğini belirten Mıhçı, okul stresi, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler, hava koşulları ve bazı besinlerin migreni tetikleyebileceğini aktardı.

Baş ağrısı başka hastalıkların habercisi olabilir

Baş ağrılarının bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olarak görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, “Baş ağrısı bazen altta yatan başka bir hastalığın habercisi olabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, farenjit, menenjit, hipertansiyon, kafa travmaları, beyin tümörleri, hidrosefali ve zehirlenmeler buna örnek gösterilebilir. Çocuklarda nadir olmakla birlikte, giderek artan, kronikleşen veya gece uyandıran baş ağrıları mutlaka araştırılmalıdır” şeklinde konuştu.

Düzenli beslenme ve uyku migrenin anahtarıdır

Baş ağrısının önlenmesinde yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Mıhçı, “Çocukların günde 8–10 saat düzenli uyuması, öğün atlamadan beslenmesi, yeterli sıvı alması ve düzenli egzersiz yapması önemlidir. Stres yönetimi için gevşeme teknikleri, hobiler ve gerekli durumlarda psikolojik danışmanlık faydalı olabilir” dedi. Baş ağrısı günlüğü tutulmasının tetikleyicilerin belirlenmesinde etkili olduğunu belirten Mıhçı, okul ortamında su içme ve ara öğün izinlerinin sağlanmasının atakları azaltabileceğini ifade etti.

Baş ağrısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir

Çocuklarda baş ağrısı tedavisinin ağrının şiddetine ve nedenine göre planlandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, gerilim tipi baş ağrılarında basit yöntemlerin yeterli olabildiğini ancak migren ve küme baş ağrılarında özel tedaviler gerektiğini dile getirdi. Mıhçı, “Uygun tedaviyle altı ay içinde çocukların yaklaşık yüzde 50’sinde belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı olan çocuklar mutlaka çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version