Sivas’ta Emekli Öğretmenden Biyoloji Müzesi
Sivas’ta 72 yaşındaki emekli biyoloji öğretmeni Ertuğrul Bostancı, çocukluk yıllarında yaşadığı ilginç bir olayla başlayan biyoloji merakını mesleğe dönüştürdü. Bostancı, görev yaptığı Atatürk Anadolu Lisesi’nin duvarlarını dünyanın dört bir yanından topladığı yaklaşık 500 parçalık koleksiyonla biyoloji müzesi haline getirdi.
Sivas’ta yaşayan 72 yaşındaki Ertuğrul Bostancı, 15 yıl önce biyoloji öğretmeni olarak emekli oldu. Bostancı’nın biyolojiye olan ilgisi ise çocukluk yıllarına dayanıyor. Küçük yaşlarda yolda yürürken yerde bulduğu bir yumurtayı merak ederek gömleğinin cebine koyan Bostancı, bir süre sonra cebinde bir hareketlilik hissetti. Yumurtanın çatlayarak içinden bir kertenkele çıktığını gören Bostancı, bu olayın ardından biyolojiye ilgi duymaya başladı. Yıllar sonra bu merakını mesleğe dönüştüren Bostancı, biyoloji öğretmeni olarak görev yaptığı Sivas Atatürk Anadolu Lisesi’nde öğrencilerine ders kitaplarının ötesinde bir eğitim sundu. Emekli olmadan önce okulun koridor ve duvarlarını, dünyanın farklı bölgelerinden topladığı böcekler, yılanlar, mercanlar, deniz yıldızları ve çeşitli canlı örnekleriyle süsledi. Yaklaşık 500 farklı ürünün yer aldığı koleksiyon ile okulu adeta bir biyoloji müzesine dönüştürdü. Öğrenciler, sınıflarına girip çıkarken bu müze niteliğindeki alanı gezerek, ürünlerin yanında bulunan bilgilendirme notları sayesinde canlı türlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Birçok öğrencinin biyolojiye karşı merak duymasına da katkı sağlıyor. Ertuğrul Bostancı’nın yıllar süren emeğiyle oluşturduğu koleksiyon, okulda kalıcı bir eğitim mirası olarak dikkat çekiyor.
“Çocukluktan Gelen Bir Merak”
Bazı öğrencilerinin bu müzeden dolayı biyolojiye merak duyduğunu ifade eden Ertuğrul Bostancı, “Tüm varlığımla öğrencilere faydalı olmak için çalıştım ve gördüğünüz materyallerde çocukluktan gelen bir merak var. Bir gün yıkıntılar arasında dolaşıyorum, kerpiçler arasında küçük yumurtalar buldum. Kuş yumurtası zannettim kibrit kutusuna koyup, gömleğimin cebine yerleştirdim. Ertesi gün sesler gelmeye başladı ve kertenkeleler yumurtadan çıkıyorlardı, merakım da bu olayla başladı. Gittiğim yerlerden böcek, mercan gibi ürünleri toplamaya başladım. Bu katta böcekler var. Yanında deniz yıldızları, midyeler ve memleketimizin birçok yerinden; Bingöl, Şırnak’tan yılanlar, salyangozlar getirildi. Bulunan örnek sayısı yaklaşık olarak 500’ü aşkındır. Öğrencilerim neyin nereden geldiğine oldukça meraklılar. Hatta laboratuvara girip inceleyeceğiz diyen öğrencilerim oldu. Öğrencilerime sistematik açıdan örnekler, bilgiler olmak üzere bir miras bıraktım. Dünyanın her tarafından örnekler getirdim. Yurtdışından da mercanlar, fosiller hatta yurdumuzda bulunmayan mercanlar buldum. Dünyanın dört bir yanından örnekler getirmişimdir. Öğrencilerime söyleyeceklerim, isteyip de yapamayacakları hiçbir şey yok. Laboratuvarda ilgi duyan 8-10 öğrencim vardır” dedi.
“Daha Önce Görmemiştim”
9. sınıf öğrencisi Berat Ege Değirmenci, bir sürü canlı çeşidi olduğunu belirterek, “Bildiğimiz okulumuzun içinde müze açılmış gibi, gerçekten çok güzel bir şey. İnsanda merak duygusu kabartıyor, birçok canlı çeşidinin örnekleri var. Gerçekten tebrik edilmesi gereken bir proje. Yukarı katta bulunan insan kafatası, kemikleri, yengeçler ve denizatları var ve hepsi de çok güzel ama benim dikkatimi daha çok deniz canlıları çekti. Hocam sayesinde denizatını burada öğrendim, neye benzediğini öğrenmiş oldum, daha önce görmemiştim. Öğretmenimiz sadece dersini anlatıp çıkabilirdi ama insanları bilgilendirmek için emek verdi. Gerçekten helal olsun, çok güzel bir davranış” diye konuştu.
İhlas Haber Ajansı
