Sivas’ta 72 yaşındaki emekli biyoloji öğretmeni, çocukluk merakını mesleğine taşıyarak biyoloji müzesi kurdu.

Editör
3 Dakika Okuma

Sivas’ta 72 yaşındaki emekli biyoloji öğretmeni, çocukluk yıllarında yaşadığı ilginç bir olayla başlayan biyoloji merakını mesleğe dönüştürdü. Biyoloji öğretmeni, görev yaptığı Atatürk Anadolu Lisesi’nin duvarlarını dünyanın dört bir yanından topladığı yaklaşık 500 parçalık koleksiyonla biyoloji müzesi oluşturdu.

Sivas’ta yaşayan 72 yaşındaki Ertuğrul Bostancı, 15 yıl önce biyoloji öğretmeni olarak emekli oldu. Bostancı’nın biyolojiye olan ilgisi çocukluk yıllarına dayanıyor. Küçük yaşlarda yerden bulduğu bir yumurtayı merak edip gömleğinin cebine koyan Bostancı, bir süre sonra cebinde bir hareketlilik hissetti. Yumurtanın çatlayarak içinden bir kertenkele çıktığını gören Bostancı, bu olaydan sonra biyolojiye ilgi duymaya başladı. Yıllar sonra bu merakını mesleğe dönüştüren Bostancı, biyoloji öğretmeni olarak görev yaptığı Sivas Atatürk Anadolu Lisesi’nde öğrencilerine ders kitaplarının ötesinde kapsamlı bir eğitim sundu. Emekli olmadan önce okulun koridorda ve duvarlarını, dünyanın farklı bölgelerinden topladığı böcekler, yılanlar, mercanlar, deniz yıldızları ve çeşitli canlı örnekleriyle donattı. Yaklaşık 500 farklı ürünün yer aldığı koleksiyon ile okulu adeta bir biyoloji müzesine dönüştürdü. Öğrenciler sınıflarına girip çıkarken müze niteliğindeki bu alanı gezerek, ürünlerin yanında yer alan bilgilendirme notları sayesinde canlı türlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Birçok öğrencinin ise biyolojiye karşı merak duymasına da katkıda bulunuyor. Ertuğrul Bostancı’nın yıllar süren emeğiyle oluşturduğu koleksiyon, okulda kalıcı bir eğitim mirası olarak dikkat çekiyor.

Çocukluktan gelen bir merak

Bazı öğrencilerinin bu müzeden dolayı biyolojiye merak duyduğunu belirten Bostancı, “Tüm varlığımla öğrencilere faydalı olmak için çalıştım ve gördüğünüz materyallerde çocukluktan gelen bir merak mevcut. Bir gün yıkıntılar arasında dolaşıyorum, kerpiçler arasında küçük küçük yumurtalar buldum. Kuş yumurtası zannettim kibrit kutusuna koyup, gömleğimin cebine yerleştirdim. Ertesi gün sesler gelmeye başladı ve kertenkeleler yumurtadan çıkıyorlardı, merakım o zaman başladı. Gittiğim yerlerden böcek, mercan gibi ürünleri toplamaya başladım. Bu katta böcekler var. Onun yanında deniz yıldızları, midyeler ve memleketimizin birçok yerinden, örneğin Bingöl ve Şırnak’tan yılanlar, salyangozlar topladım. Bulunan örnek sayısı yaklaşık olarak 500’ü geçmektedir. Öğrencilerim neyin nereden geldiğine oldukça meraklılar. Hatta laboratuvara girip inceleyeceğiz diyen öğrencilerim vardı. Öğrencilerime sistematik açıdan örnekler, bilgiler olmak üzere bir miras bıraktım. Dünyanın her tarafında örnekler getirdim. Yurt dışından da mercanlar ve fosiller, hatta yurdumuzda bulunmayan mercanlar getirdim. Dünyanın dört bir yanından örnekler bulunduruyorum. Öğrencilerime söyleyeceklerim isteyip de yapamayacakları hiçbir şey yok. Laboratuvarda ilgi duyan 8-10 öğrencim bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

Daha önce görmemiştim

9. sınıf öğrencisi Berat Ege Değirmenci, birçok canlı çeşidi olduğunu ifade ederek, “Okulumuzun içinde bir müze açılmış gibi, gerçekten de çok güzel bir şey. İnsanlarda merak duygusunu kabartıyor, birçok canlı çeşidinin örnekleri mevcut. Gerçekten tebrik edilmesi gereken bir proje. Üst katta bulunan insan kafatası, kemikleri, yengeçler ve denizatları var; hepsi de çok güzel ama benim dikkatimi daha çok deniz canlıları çekti. Hocam sayesinde denizatını burada öğrendim ve neye benzediğini öğrenmiş oldum, daha önce görmemiştim. Öğretmenimiz sadece dersini anlatıp çıkabilirdi de fakat insanları bilgilendirmek için emek verdi. Gerçekten helal olsun, çok güzel bir davranış” dedi.

Bu Makaleyi Paylaş