Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye'nin etrafındaki çatışmaların sadece insan kayıplarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, çevre kirliliğinden ruhsal hastalıklara uzanan sonuçların ‘buzdağının gizli kısmı' niteliğinde olduğunu ifade etti.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, küresel çapta yaygınlaşan çatışmaların sadece savaş alanlarındaki halkı değil, komşu ülkeleri ve gelecekteki kuşakları da etkilediğini belirterek kritik uyarılarda bulundu. Özkaya, çatışmaların tetiklediği çevresel ve sağlık problemlerinin yıllarca sürdüğüne vurgu yaptı.
Prof. Dr. Özkaya, ülkelerin yakın çevresinde gerçekleşen savaşların yalnızca görünen zararlarla sınırlı kalmadığını belirterek şunları söyledi: “Ülkemizin üç yönü artık çatışmalarla kuşatılmış durumda. Savaş alanlarındaki insan ölümleri yalnızca ‘buzdağının üst kısmını' oluşturuyor. Bu durumdan doğrudan zarar görenlerin yanı sıra dolaylı etkilenme de söz konusu. Bunu ‘buzdağının alt kısmı' olarak tanımlayabiliriz ve bu çatışmalar sona erdiğinde bile onlarca yıl boyunca hem bizi hem de çocuklarımızı etkilemeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler'in de silahlı çatışmaların çevresel sonuçlarını gittikçe daha acil bir mesele olarak ele aldığını belirten Özkaya, “Günümüzde dünya nüfusunun üçte birine denk gelen 3 milyardan fazla kişi çatışmaların yaşandığı bölgelerde hayatını sürdürüyor” şeklinde konuştu.
Çatışmaların sadece insan zayiatına sebep olmadığını vurgulayan Özkaya, özellikle Gazze, Ukrayna ve İran gibi bölgelerdeki savaşların ciddi çevresel hasara yol açtığını ifade etti. Bombalama sonucunda tarım sahalarının ortadan kalktığını, su rezervlerinin kirlenme riski taşıdığını ve doğal yaşam alanlarının onlarca yıl boyunca kendini yenileyemediğini belirtti.
Çatışmaların meydana getirdiği ekolojik felaketlerin uzun dönemde beslenme ve sağlık güvenliğini tehlikeye attığını vurgulayan Özkaya, yoksulluk ve iklim krizi yaşayan bölgelerde bu tehlikelerin daha da yoğunlaştığını ifade etti. Özkaya, “Ülkemizde ara sıra yaşanan ani iklim ve hava koşullarındaki değişimler de bölgesel çatışmaların dolaylı sonuçları arasında yer alabilir” dedi.
Nükleer silahların insanlık için en yıkıcı araçlar olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya şu açıklamalarda bulundu: “Nükleer silahlar insanlık için en tahripkar ve seçici olmayan savaş araçlarıdır. Büyük bir kent merkezinde patlayan tek bir nükleer bomba milyonlarca kişinin ölümüne sebep olabilir. Nükleer patlamalar sadece ani etkilerle kalmaz; şok etkisi, yoğun sıcaklık ve radyasyon geniş coğrafyalarda ölüm ve ağır yaralanmalara sebep olur. Bunun yanı sıra, patlama sonrası açığa çıkan iyonlaştırıcı radyasyon çevreyi kirletir ve uzun süreli sağlık sorunlarına, özellikle kanser ve genetik bozukluklara neden olur. 1945-1980 döneminde gerçekleştirilen atmosferik nükleer deneylerin dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kanser ölümüne sebep olacağı öngörülmektedir. Nükleer silahların az bir bölümünün bile kullanımı küresel iklimi bozabilir