Lavrov: “ABD, Rusya ve Çin’in Grönland’ı ele geçirecek planı olmadığını biliyor”
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’nın Grönland için tehdit olduğu iddialarına ilişkin “ABD, Rusya ve Çin’in Grönland’ı ele geçirme planı olmadığını çok iyi biliyor. Rusya bu konuda değil, sadece izliyor. Batı bile Rusya ve Çin’den Grönland’a yönelik herhangi bir tehdit olmadığını, böyle bir kanıtın bulunmadığını kabul ediyor” dedi.
Grönland’ın, Danimarka’nın doğal bir parçası değil
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’daki Dışişleri Bakanlığı Binası’nda 2025 yılı değerlendirme toplantısı düzenledi. Bölgesel konuların yanı sıra, Ukrayna’da süren savaşa dair de açıklamalarda bulunan Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ın ABD toprağı olmasına dair isteğini değerlendirdi. Donald Trump’ın, “Grönland’ı biz almazsak Rusya işgal edecek” çıkışına cevap veren Lavrov, “Grönland meselesi, sömürgecilik döneminden miras kaldı. 13. yüzyıldan sonra Norveç’in kolonisiydi. 20. yüzyılın başlarında Danimarka’nin kolonisi oldu ve ancak geçtiğimiz yüzyılın ortalarında bir anlaşma imzalandı ve artık bir koloni olarak değil, Danimarka’nın bir parçası haline gelmesi sağlandı. Grönland esasında Danimarka’nın doğal bir parçası değil. Norveç’in de doğal bir parçası değildi, Danimarka’nın da doğal bir parçası değil, sömürge toprağıydı. Orada yaşayanların buna alışıp alışmadıkları, rahat olup olmadıkları başka bir meseledir” şeklinde konuştu. ABD’nin Grönland’a olan ilgisini Ukrayna’dan ilhak edilen Kırım ile benzeten Lavrov, “Rusya Federasyonu’nun güvenliği için Kırım neyse, ABD’nin güvenliği için de Grönland önemlidir” dedi.
Stratejik istikrar konusunda ABD ile özel bir temasımız yok
Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (START, START-3) 5 Şubat tarihinde sona ermesini değerlendiren Lavrov, anlaşmanın yenilenip yenilenmeyeceği ile ilgili ABD tarafıyla müzakerelerin sürüp sürmediği sorusunu da yanıtladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, anlaşmanın 1 yıl daha uzatılması yönündeki önerisini hatırlatan Lavrov, “Amerikalılar, stratejik istikrar konusunda yeni müzakerelere başlama ihtiyacının sinyalini veriyor ve Çin’den de bahsediliyor. Ancak bunların hepsi kamuoyunda, gazetecilerle yapılan görüşmelerde gerçekleşiyor. İki ülkenin uzmanları arasında bu konuda somut bir temas yok. Ayrıca ABD tarafının stratejik istikrar konusunun belirli alanlarında üstünlük sağlama çabasında olduğunu gözlemliyoruz. Örneğin Filipinler’e konuşlandırılması planlanan ABD’nin kara tabanlı Typhon füze sisteminden bahsettim. Bu füzelerin yalnızca Japonya’da değil, Filipinler ve Almanya’da da konuşlandırılması planlanıyor. ABD, Avrupa’da nükleer silahların konuşlandırılmasını genişletmeye çalışıyor. Bu tür planlar kamuoyunda gündeme getiriliyor” ifadelerini kullandı.
NATO, Rusya ile savaşa ciddi bir şekilde hazırlanıyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin yanı sıra bazı Avrupalı liderlerin Rusya’ya yönelik sert açıklamalarını değerlendirirken Sergey Lavrov, NATO’nun kendilerine karşı ciddi bir savaş hazırlığı içinde olduğunu öne sürerek, “Rusya Federasyonu’na karşı savaşa ciddi bir şekilde hazırlanıyorlar ve bunu gizlemiyorlar” dedi. Tüm bunlara rağmen NATO ve AB arasında ‘derin bir kriz’ yaşandığını savunan Lavrov, “Herkesin eşit dengede ve adil bir yapı yerine en zengin, en kalabalık kıtayı Euro-Atlantik bir merkezden yönetmek istediğini gözlemliyoruz. En azından yakın zamana kadar plan buydu. NATO derin bir kriz içinde. Avrupa Birliği derin bir kriz içinde. AGİT son nefesini veriyor. Bu yüzden bence tüm bu planlar başarısızlığa mahkum” şeklinde konuştu.
Ukrayna krizine diplomatik çözümde kararlıyız
Ukrayna’da süregelen çatışmalara ilişkin olarak diplomatik yollarla çözüm arayışında olduklarını vurgulayan Lavrov, “Burada yalnızca şunu belirtmek isterim ki, Başkan Vladimir Putin’in defalarca vurguladığı gibi, Ukrayna krizine diplomatik bir çözüm bulmaya kararlıyız. Bu durumun tarihine bakarsanız, 2014’ten ve özellikle 2022’den itibaren Rusya Federasyonu’nun siyasi anlaşmaların sonuçlandırılması konusunda iyi niyetinin hiç eksilmediğini görürsünüz. Ancak her seferinde Batılılar, özellikle Avrupalı komşularımız, bu anlaşmaları baltalamak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam ettiler. Donald Trump yönetiminin ortaya koyduğu girişimlere karşı da aynı şekilde davranıyorlar ve ABD yönetimini Rusya Federasyonu ile anlaşmaya varmaktan caydırmak için her yolu deniyorlar” ifadesini kullandı. Ayrıca, Vladimir Zelenskiy’in yanı sıra bazı Avrupalı liderlerin kesin çözüm yerine ‘ateşkes’ önermeleri gerektiğini hatırlatan Lavrov, “Kiev rejiminin yeniden silahlanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Rusya, Filistin sorununun çözümü için tüm fırsatları değerlendiriyor
Washington yönetimi tarafından, Filistin sorununun çözümüne yönelik Gazze Şeridi’nde oluşturulması öngörülen Gazze Barış Kurulu planına Moskova’nın da davet edildiğini değerlendiren Sergey Lavrov, “Filistin halkının sorunlarını, özellikle de İsrail’in askeri eylemlerinin yol açtığı ve uluslararası insancıl hukukun kapsamını aşan insani sorunları çözmeye yönelik her türlü fırsatı değerlendirmekle ilgileniyoruz” dedi. Bununla birlikte Filistin sorununun çözümünde BM kararlarının da hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Lavrov, “Filistin halkının insani sorunlarının çözümlenmesinin ardından, BM kararlarının uygulanmasıyla siyasi durumun çözüm sürecine başlanması gerekecek” şeklinde konuştu. Lavrov ayrıca, Filistin Devleti kurulmadan Orta Doğu’da istikrarın sağlanamayacağını da ifade etti.
İran ve İsrail arasında arabuluculuk yapıyoruz
Orta Doğu’daki gerilimi artıran İsrail-İran çatışmasına dair bölgedeki durumun istikrara kavuşması çabalarından bahseden Lavrov, İsrail ve İran’ın arabuluculuk konusunda kendilerine bir talep ilettiklerini belirterek, “Bu bilgi medyaya sızdığından, bu temasların hem İran hem de İsrail’deki dostlarımız tarafından başlatıldığını söylemekle yetineceğim. Ayrıca bize arabuluculuk için başvurulduğunda her zaman bunu yapmaya hazırız. İhtiyaç duyulduğunda her zaman buna karşılık veririz çünkü bu bizim prensibimiz” ifadelerini kullandı. Sergey Lavrov, İran’da rejim karşıtı protestolar hakkında da, “İran’ın dış politika durumunu istikrarsızlaştırma amaçlı açık ve ilan edilmiş girişimler son derece endişe verici” diyerek Batılı ülkelerin rejim karşıtı protestolarına eleştiride bulundu.
İhlas Haber Ajansı
