Prof. Dr. Sarı’dan Marmara Denizi’nde Pina ve Deniz Çayırlarının Önemi Açıklaması
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırı ve pinaların Marmara Denizi için önemine dikkat çekerek, “Pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli.” ifadelerini kullandı.
Sarı, yaptığı açıklamada bu yıl Marmara Denizi’nde bebek pina sayısında bir artış yaşandığını belirterek, Marmara ve pinanın, kirlenmelere, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışa, yanlış kıyı yönetimine ve hatalı avcılığa rağmen birlikte direndiğini ifade etti.
Saatte 6 litre suyu filtreleyip temizleyen ve Akdeniz’in endemik türü olan pinanın, müsilajsız Marmara için umut kaynağı olduğunu belirten Sarı, İstanbul’da Tuzla kıyılarındaki dalışta pinayla karşılaştığı için mutlu olduğunu aktardı.
Okullarda Pinaların Anlatılması Gerekiyor
Yoğun kentleşme, sanayi, kirlilik ve kıyı dolguları sebebiyle Marmara’nın kuzey kıyılarında sınırlı alanda varlığını sürdürebilen pinanın sağlıklı popülasyonlarından biriyle Tuzla Yelken Kulübü kıyılarında karşılaştığını kaydeden Sarı, “Pırıl pırıl sularıyla bizi şaşırtan bu ilginç alanda çok sayıda sağlıklı pinayı görüntülemek bizi mutlu etti. İstanbul’un en yoğun endüstriyel alanlarından birinin kıyılarında böyle sağlıklı ve güçlü bir popülasyonun varlığı umudumuzu artırdı. 2016-2019 yılları arasında bir hastalık nedeniyle Cebelitarık Boğazı ile Çanakkale Boğazı arasında neredeyse tüm Akdeniz’de toplu ölüme maruz kalan pina, son sığınak Marmara’da hâlâ yaşamını sürdürüyor. Kirlilik, kıyı dolguları, tekne çapaları ve iklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış gibi tehditlerle karşı karşıya olan pinaları korumak için azami gayret göstermemiz gerekiyor. Pinaları çok az biliyoruz; bilmek, tanımak korumanın temelidir. Marmara Denizi çevresinde okullarda pinaların anlatılması ve sahil ile plajlara bilgilendirme panolarının konulması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
İzmit Körfezi’nde Pina Popülasyonu
Sarı, İzmit Körfezi girişinde Eskihisar Kalesi dibinde, kıyı dolgularından kurtulabilmiş küçük bir alanda hem deniz çayırı hem de oldukça yoğun pina (Pinna nobilis) popülasyonuna rastladıklarını belirterek, “Neredeyse her metrekarede 3-4 pina var.” dedi.
Son yıllarda İzmit Körfezi’nde yürütülen temizlik çalışmalarının etkisinin tüm körfeze yayılması durumunda deniz çayırlarının da geri döneceğine dikkat çeken Sarı, “Müsilajsız Marmara için umut bağladığımız pina ve onun en önemli habitatı olan, 1 metrekaresi günde 10 litreden fazla oksijen üreten deniz çayırlarını korumak zorundayız. Çayır alanının yanındaki yağmur suyu tahliye borularına yönelik inşaatın bu alana zarar vermemesi için gerekli önlemleri acilen almalıyız. Her gün binlerce insanın yürüdüğü, vakit geçirdiği bu alanda pina ve deniz çayırlarının önemini anlatan bilgilendirme panosu koymalıyız. Pinanın ve deniz çayırlarının umudu sönmemeli; tüm Marmara’ya yayılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Deniz Çayırlarının Korunmasının Önemi
Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının 1 metrekaresinin günde 10 litreden fazla oksijen ürettiğine dikkat çekerek, “Yavru balıklar, pinalar ve tüm deniz canlılarına saklanma, beslenme, barınma ve üreme alanı sunar. Tropik ormanlardan çok daha fazla karbon tutar. Bulanıklık yapan askıda katıları çöktürerek suyu berraklaştırır ve plaj sularını temizler. Rizomlu kökleriyle sedimenti tutarak kıyısal erozyonu önler. Dünyada her saat 2 futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı yok olmaktadır. Eğer çayırları koruyabilirsek, iklim değişiminin etkisiyle artan şiddetli hava olaylarına bağlı kıyı tahribini azaltma şansımız vardır.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
İhlas Haber Ajansı
