MİT Başkanı İbrahim Kalın, 99. yıl dönümünde Terörsüz Türkiye sürecine dikkat çekti.

Editör
5 Dakika Okuma

MİT Başkanı İbrahim Kalın’dan Terörsüz Türkiye Mesajı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, teşkilatın 99’uncu kuruluş yıl dönümü nedeniyle yazdığı yazısında Terörsüz Türkiye sürecine değindi. Kalın, sürecin çok boyutlu, özgün ve yenilikçi bir dönüşüm projesi olduğunu ifade etti.

MİT Başkanı İbrahim Kalın, teşkilatın kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir makale yayımladı. “Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında-Türkiye Yüzyılında Daha Güvenli ve Daha Güçlü Türkiye” başlığıyla kaleme aldığı yazıda, Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere birçok konuda dikkat çekici mesajlar verdi.

Kalın, Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çok boyutlu ve dengeli bir dış politika stratejisi izlediğini belirterek, “Türkiye, her geçen gün gelişen istihbarat kabiliyetleriyle bu yeni döneme yalnızca bölgesel bir aktör olarak değil, aynı zamanda uzak coğrafyalardaki krizlere müdahale edebilen, çözüm üreten, adalet ve dayanışmayı esas alan küresel bir paydaş olarak giriyor” dedi.

Yeni Nesil Suç Şebekelerine Karşı Mücadele

Türkiye’ye tehdit oluşturan terör örgütleri ve organize suç yapılarıyla mücadele çalışmalarını aktif bir şekilde sürdürdüklerini vurgulayan Kalın, bu terör tehditlerini küresel ve bölgesel boyutlarıyla analiz eden, tüm istihbari ve operasyonel yeteneklerinin etkileşim içinde olduğu bir metodoloji izlediklerini belirtti. Kalın, “Teşkilâtımız yeni nesil suç şebekelerine ve mafyatik yapılarına karşı da ilgili güvenlik birimlerimizle yakın iş birliği içinde yeni imkan ve kabiliyetler geliştirmektedir. Özellikle gençlerimizi hedef alan ifsat edici ve kriminal faaliyetlerin, bilimsel yöntemlerle ve erken uyarı sistemleriyle önlenmesine ilişkin çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

Terörsüz Türkiye Süreci

Terörsüz Türkiye sürecinin, Türkiye’nin iç cephesini güçlendirmesi ve kendi jeopolitik eksenini tesis etmesi açısından önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Kalın, “Bu hedef; PKK’nın feshinden silah bırakmasına, siyasi reformlardan toplumsal barışın tesisine kadar kapsamlı, çok boyutlu ve çok aşamalı, özgün ve yenilikçi bir dönüşüm projesidir. Siyasi partilerimizin ve toplumun büyük kesiminin desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifadesini bulan milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi perspektifi, sürece kritik ve tarihi katkılar sunmaktadır. Bu süreç iç cephemizi tahkim ederken yeni bir bölgesel jeopolitiğin temellerini de atmaktadır. Kadim medeniyet mirasımızı stratejik değere dönüştüren adımlar, tarihimizin ve coğrafyamızın ruhuna aykırı müdahalelerin önüne geçecektir. Terörden arınmış, kardeşlik hukuku ve toplumsal bütünleşme temelinde yükselen yeni dönem, stratejik bir akılla inşa edilen Türkiye Yüzyılı’nın en büyük kazanımlarından biri olacaktır” açıklamasında bulundu.

Casusluk Faaliyetlerine Karşı Mücadele

Güvenlik tedbirlerinden bir diğer önemli başlığın Türkiye’ye yönelik casusluk girişimlerinin önlenmesi olduğunu belirten Kalın, “Türkiye gibi güçlü bir ülkenin casusluk faaliyetlerinin hedefi olması şaşırtıcı değildir. Espiyonaj yöntemlerinin hızla dönüşmesine bağlı olarak, çevrim içi operasyonlar, paravan yapılar, organize suç örgütlerinden faydalanma gibi yeni usullere başvurulmakta. Dolayısıyla, istihbarata karşı koyma alanında her zaman yüksek bir farkındalık ve artan bir kapasiteyle faaliyet yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl, ülkemize karşı yürütülen çalışmaları ve ajan ağlarını deşifre ederek casusluk faaliyetlerini etkisiz hale getirdik. Bu alandaki çalışmalarımız tavizsiz ve hız kesmeden devam edecektir” dedi.

Kalın, vatan savunmasının sadece fiziki olarak değil, MİT’in teknik istihbarat ve siber güvenlik atılımları ile siber vatanın korunmasında kritik rol oynadığını belirtti.

Kalın, MİT’in yürüttüğü istihbarat diplomasisinin sessiz, sakin ve derin niteliğiyle bölgesel ve küresel barışa önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, “Gazze ateşkesinden Rusya-Ukrayna Savaşına, Somali’den Afganistan-Pakistan hattındaki gerilimlerin azaltılmasına kadar farklı coğrafyalarda karmaşık süreçleri yakından takip ediyor, bölgesel barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Amacımız, bölgesel düzlemde ve uluslararası alanda karşılıklı güven ve saygıya dayalı bir güvenlik ve istikrar kuşağı oluşturmaktır” ifadesini kullandı.

Suriye’deki Gelişmeler

Suriye’de iç savaşın başlangıcından sonuna kadar bölgedeki gelişmeleri sadece insani, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla değil bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktaran Kalın, “08 Aralık 2024’te aralanan tarihi fırsat penceresi, Suriye’nin sadece Suriyeliler tarafından yönetildiği istikrarlı bir gelecek için geri dönülemez bir noktanın ve umut verici bir dönüşüm sürecinin başlangıcıdır. Özgür, egemen, birleşik, güvenli, demokratik ve müreffeh bir Suriye, iç huzuru sağlarken bölgenin barış ve istikrarına da katkıda bulunacaktır. Suriye’yi bölmeye, siyasi birliğini zayıflatmaya ve egemenlik haklarını ihlal ve tahrip etmeye yönelik tüm dahili ve harici girişimler başarısız kalmaya mahkumdur. Uluslararası toplumun Suriye’yi kilit bir aktör olarak uluslararası sisteme entegre etme çabalarına önemli katkılar sunan ülkemiz ve Teşkilâtımız, stratejik sabır ve hikmetle bölgesel barış için Suriye’de istikrarın sağlanması ve korunmasına destek olmaya devam edecektir” dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş