Milli Eğitim Bakanı Tekin: “Anadolu irfanı, toplumsal uzlaşı arayışımızın temeli olacak”

Editör
5 Dakika Okuma
Milli Eğitim Bakanı Tekin: “Anadolu irfanı, toplumsal uzlaşı arayışımızın temeli olacak”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız

‘Anadolu İrfanı Değerlerinin Toplumsal Uzlaşı Kültürüne Katkıları 9’uncu Olağan Mütevelli Heyet Toplantısı’, Başkent Öğretmenevinde gerçekleştirildi. Bakan Tekin’in katılımıyla yapılan program, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Program, serbest kürsü konuşmalarıyla devam etti.

Türkiye, bu küresel iklimin ortasında kendi vakur çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor

Dünyada birçok yerde siyasetin, öfke ve provokasyon üzerinden şekillendiğini ifade eden Bakan Tekin, “Sosyal medya mecraları, dili hoyratlaştıran ve insanı insana karşı tahammülsüz kılan bir ortama dönüştü. İzan kaybı, gençlerin dilinde olduğu kadar, yaşını almış birçok insanın üslubunda da kendini gösteriyor. Günlük tartışmalar, hakaret ve ithamlarla sürüyor. Kimlikler, birbirini tamamlayan bir zenginlik olarak anlatılmak yerine, birbiriyle çatışan, tedirgin eden sınırlar üzerinden tarif ediliyor. Türkiye, bu küresel iklimin ortasında kendi vakur çizgisini korumaya çalışıyor. Böyle bir ortamda, Anadolu irfanının yüzyıllar boyunca taşıdığı uzlaşı perspektifini canlı tutmak, siyasetin, ilim ve düşünce dünyasının, medyanın, sivil toplumun ve eğitim sistemimizin omuzlarına yüklenmiş ağır bir sorumluluk olarak önümüzde duruyor. Bizim için asıl mesele, eğitim alanında evlatlarımıza nasıl bir insan ve toplum tasavvuru sunacağımızdır; bu, tüm eğitim politikamızın eksenini belirliyor. Onlara problemleri çözebilecek bir zihin, insanı kucaklayabilecek bir gönül, ihtilafı büyütmek yerine adalet ve merhametle yönetebilecek bir ahlak kazandırmak zorundayız. Bu, tarihimize, kültürümüze ve emanetini taşıdığımız nesle karşı bir borcumuzdur. Öğretmen yetiştirme sistemimizden müfredata, okul ikliminden ölçme ve değerlendirme anlayışımıza kadar her konuyu bu bilincin ışığında yeniden yapılandırıyor; öğrencinin bilgi birikiminin yanı sıra davranışlarını, ilişkilerini ve hayata bakışını göz önünde bulunduran bir eğitim iklimi oluşturmaya çaba gösteriyoruz” dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getireceğiz

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin gerçekleştirilen çabaların temelini oluşturduğunu vurgulayan Tekin, “Modelimizi belirlerken milletimizin irfan havzası ile çağın pedagojik olanaklarını bir araya getiren bir yol haritası ortaya koymaya çalıştık. Aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim kavramlarını bu nedenle merkezine aldık. Zihni doğru bilgiyle besleyen, kalbi merhamet, adalet ve vefa ile güçlendiren, sorumluluk alan, üretime katkıda bulunan ve emeğin değerini bilen bir nesil hedefliyoruz. Başka bir ifadeyle, erdem-değer-eylem ekseni doğrultusunda yetişen; şahsiyetinde erdemi, ortak yaşamda değeri, yaptığı işte sorumluluğu önceleyen bir öğrenci profili için gayret gösteriyoruz. Maarif Modelimiz, aynı zamanda kapsayıcı ve çoğulcu bir anlayışı da içeriyor. Milletimizin tüm renklerini, farklı yaşam tecrübelerini bu büyük hikayenin doğal unsurları olarak değerlendiriyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini, her bir evladımızın kültürel ve inanç dünyasına saygı gösterilmesini, geçmişiyle barışık, kimliğiyle güçlü bireyler yetiştirme idealini merkeze alıyoruz. Çünkü Anadolu irfanı bir araya getirici bir unsurdur; eğitim, bu bağı kuvvetlendiren en etkili araçlardan biridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız” dedi.

Arzumuz, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda, uzlaşı iradesiyle yükselen bir merkez olarak kalmasıdır

Bakan Tekin, ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın neresinde bir haksızlık, katliam veya zulüm yaşanıyorsa; hangi coğrafyada insan onuru çiğneniyorsa, biz oraya bu milletin asırlardır taşıdığı vicdanla, yüreğimizdeki kardeşlik hukuku ve üzerinde yaşadığımız toprağın yüklediği sorumlulukla bakarız. Kutuplaştıran her ifade, bu toprakların biriktirdiği huzuru ve vakarını zayıflatır; insanı insanla bir araya getiren, konuşturan ve birbirine kulak vermeye çağıran her söz ise bu tarihi çizgiyi güçlendirir. Bizim arzumuz, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda, öfkeyle savrulan bir dünyanın ortasında, aklıselimiyle, vicdanıyla ve uzlaşı iradesiyle yükselen bir merkez olarak kalmasıdır. Milli Eğitim Bakanı olarak isteğim, bu salondaki arayışı yalnızca bugünle sınırlı bırakmamaktır. Uzlaşıyı, Anadolu irfanının taşıdığı ağırbaşlılık ve vakar ile sınıflarımıza, müfredatımıza, öğretmen odalarımıza taşımak için çalışıyoruz. Burada dile getirilen her düşünceyi, her kaygıyı, her öneriyi kendi adıma emanet kabul ediyorum. Bu emaneti, eğitim politikalarımızda, çocuklarımıza vereceğimiz yönün belirlenmesinde gözümüzün önünde tutacağımıza söz veriyorum. Çocuklarımızın kalbini incelten, zihnini berraklaştıran, birbirini dinlemeyi ve birlikte yürümeyi öğreten bir eğitim ortamı için yürüttüğümüz her çabada, sizlerin desteğini ve katkısını yanımızda görmek istiyoruz.”

Bakan Tekin, serbest kürsü konuşması yapan davetlilere plaket takdim etti. Program, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş