Mardin’de silahlı saldırıda hayatını kaybeden hukuk öğrencisi Fırat Baraj’ın ailesi “adalet” bekliyor.

4 Dakika Okuma

Mardin’de silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden hukuk fakültesi öğrencisi Fırat Baraj’ın ailesi, cinayetin planlı olduğunu öne sürerek “adalet” çağrısında bulundu.

22 Aralık 2025 tarihinde iki grup arasında yaşanan silahlı kavgada hayatını kaybeden Fırat Baraj olayıyla ilgili, Fırat Baraj’ın (23) amcası ve aynı zamanda ailenin avukatı olan Veysi Baraj, olaydan iki gün önce İ.B. ve M.S.B.’nin O.Y. isimli ortak bir tanıdıklarının yanına giderek, Fırat’ı öldüreceklerini ve babasına evlat acısı yaşatacaklarını ifade ettiklerini savundu. Cinayetin planlı olarak işlendiğini öne süren avukat Baraj, şöyle konuştu:

“Olay günü Fırat, hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olup İstanbul’da eğitim görmektedir. Vizesi bittikten sonra ailesini ziyaret etmek amacıyla Mardin’e dönüyor. Mardin’e geldiğinde annesi ve babasıyla otururken karşı tarafla bir telefon konuşması oluyor. Telefon görüşmesinin ardından Fırat’ın dışarı inmesi isteniyor. Kuzenleri tarafından dışarı indirilen Fırat’ın yanına babası da iniyor. Baba, ’Bu çocuklar benim abimin çocukları. Onlarla bir görüşeyim, Fırat’ı neden öldürmekle tehdit ettiklerini sorayım’ diyor. Kapıyı açmaya çalıştıkları sırada M.S.B. tarafından silahla ateş açılıyor. Açılan ateş sonucu Fırat’a beş kurşun isabet ederken, bir kurşun da babaya isabet ediyor. Fırat, aldığı 5 kurşunla hayatını kaybediyor.”

Olayda kullanılan araçta üç kişinin bulunduğunu belirten Baraj, “Y.O., baba ve A.B. isimli küçük kardeşlerin gözaltına alındığı öğreniliyor. Baba ve A.B. serbest bırakılırken, Y.O. tutuklanıyor. Dosyada gizlilik kararı verildiği belirtiliyor. Olayın üzerinden 34 gün geçmesine rağmen şüpheliler hala firari durumda ve yakalanamamıştır. Henüz 23 yaşında olan Fırat Baraj, hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olarak hiçbir suçu olmamasına karşın çıkar ve menfaat uğruna en vahşi şekilde katledilmiştir. Bir gencin hayalleri ve umutları acımasızca elinden alınmıştır. Kamuoyundan, yetkililerden ve vicdan sahibi insanlardan bu davanın takipçisi olmalarını istiyoruz. Aslında Fırat için adalet talep ediyoruz. Bir daha hiçbir gencin hayalleri yarım kalmasın diye adalet istiyoruz. Ayrıca firarilerin yakalanması için bilgi ya da herhangi bir emare bulunması halinde bunun en yakın kolluk kuvvetlerine bildirilmesini rica ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fırat Baraj’ın kardeşi Dicle Baraj ise yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Olaydan 20 dakika sonra eve geldiğimde evde bir arbede ve problem olduğuna dair bilgi aldım. Annemi aradım, telefonu farklı bir kişi açtı ve hastaneye gelmem gerektiğini söyledi. Hastaneye gittiğimde ağabeyimin vurulduğunu öğrendim. Bir saat sonra da ölüm haberini aldık. Herhangi bir husumet yoktu. Ağabeyim üniversiteden gelmişti, bir hafta tatil yapıp geri dönecekti. Çarşamba günü biletini aldık, pazar günü ağabeyim katledildi. Ağabeyim bu ülkeye çok yararlı bir vatandaş olacaktı. Kendisi hukuk fakültesi öğrencisiydi ve hayattaki tek gayesi ceza alması gereken faillerin ceza alması ve her zaman mazlumların yanında olmaktı. Hayat felsefesi buydu. Böyle bir çocuğun hayattan koparılması sadece bir ailenin canını yakmamalı, bu tüm ülkenin acısını hissettirmelidir. Çünkü ülkeye yararlı bir evlat öldürüldü. Kendi öz kuzenleri tarafından sebepsiz yere katledildiği için daha çok kamuoyuna yansıması gerekiyor. Devletimizden tek isteğimiz faillerin bir an önce bulunup adalete teslim edilmesi ve en ağır cezayı almalarıdır. Şu an dışarıda olmaları bizi rahatsız ediyor ve mutsuz ediyor. Ağabeyimin suçsuz yere öldürülmesi ve faillerin dışarıda olması acımızı daha da artırıyor. Bu, katlanılmaz bir acıya dönüşüyor. Annem çok kötü durumda, bu acıyı atlatamıyor. Babam ise her şeye gözleriyle tanık olduğu için çok daha farklı bir durumda. Kendi öz kardeşinin oğlu tarafından bu olayın gerçekleştirilmesi onu derinden yaraladı. Çok acı çeken bir aile var. Annem, babam ve kardeşlerimle birlikte çok kötü durumdayız.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version