Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, yarıyılda etkinliklerin aşırı planlanmasının çocukların iç sesini duymasını zorlaştırdığını belirtti.

3 Dakika Okuma

Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, yarıyıl tatilinde her boş anı yapılandırılmış etkinliklerle doldurmanın çocuğun kendi iç sesini duymasını zorlaştırdığını söyledi.

Sömestr tatili, çocuğun derslerdeki açığını kapatmaya yarayan bir molanın yanı sıra bireysel kimliğinin gelişimine katkı sağlayan önemli bir süreci ifade etmektedir. Yoğun okul temposu içinde çocukların genellikle yapmaları gerekenlere odaklanırken, “tatil sürecinde ne istiyorum?” sorusunu kaçırdıklarını vurgulayan Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, bu dönemi verimli bir şekilde geçirebilmek için ebeveynlere önerilerde bulundu.

İç sesini duymasına fırsat verin

Çocukların kendini keşfetme sürecinin; oyun, hayal kurma, deneme-yanılma ve özgür zamanla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Karaçiçek, “Ancak iyi niyetle yapılan aşırı planlamalar, kurslarla doldurulan tatil programları ya da sürekli verimli olma beklentisi, bu doğal süreci sekteye uğratabilir. Her boş anı yapılandırılmış etkinliklerle doldurmak, çocuğun kendi iç sesini duymasını zorlaştırır. Oysa canı sıkılmasına izin verilen, kendi oyununu kurabilen çocuklar; problem çözme ve duygusal esneklik açısından daha güçlü beceriler geliştirir. Tatil döneminde çocuklar, akademik rollerinden bir süreliğine uzaklaşarak farklı yönlerini deneyimleme fırsatı bulur. Resim yapmak, müzikle ilgilenmek, bir spor branşını denemek ya da yalnızca sessizce vakit geçirmek, çocuğun ilgi ve yeteneklerini fark etmesine yardımcı olur. Bu süreçte önemli olan çocuğun neyi ne kadar süreyle yapmak istediğine saygı duyulmasıdır. Sürekli yönlendirilen ya da başkalarının beklentilerine göre hareket eden çocuklar, kendi isteklerini tanımakta zorlanabilir” dedi.

Çocuğunuzu cesaretlendirin

Ebeveyn tutumunun keşif sürecinin sağlıklı ilerlemesinde belirleyici bir rol oynadığını belirten Karaçiçek, ” ‘Bu sana yakışır’, ‘Bundan bir şey olmaz’ gibi iyi niyetli ama yönlendirici cümleler, çocuğun deneme cesaretini azaltabilir. Bunun yerine ebeveynin gözlemleyen, destekleyen ve alan tanıyıp cesaretlendiren bir rolde olması çocuğun özgüvenini artırır. Çocuk, kabul gördüğünü hissettiğinde yeni şeyler denemeye daha açık olur ve hata yapmaktan korkmaz. Yarıyıl tatili aynı zamanda çocuğun iç dünyasını fark etmek için de önemli ipuçları sunar. Sessizleşme, içe kapanma ya da aşırı hareketlilik gibi davranışlar; çocuğun duygusal ihtiyaçlarına dair sinyaller verebilir. Bu sinyalleri hemen düzeltmeye çalışmak yerine anlamaya çalışmak, çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Kendini tanıyan ve duygularını fark edebilen çocuklar, uzun vadede daha sağlıklı kararlar alabilir” şeklinde konuştu.

Klinik Psikolog Karaçiçek, çocuğun kendini keşfetmesi için yeterli alan tanınan bir tatilin, yalnızca dinlendirici değil, ruhsal gelişimi destekleyen kalıcı bir deneyime dönüşebileceğini söyledi.

Karaçiçek, aşağıdaki önerilerde bulundu:

“Tatil programını tamamen doldurmak yerine boş zamanlara da yer açın. Çocuğunuzun ilgi gösterdiği alanları gözlemleyin, yönlendirmek yerine destekleyin. Canının sıkılmasına izin verin; bu durum bir şeyi meydana getirme duygusunu besler. Yeni şeyler deneme konusunda cesaretlendirici ama baskısız olun. Çocuğun duygularını ve davranışlarını yargılamadan dinleyin. Tatili bir performans dönemi değil, keşif süreci olarak görün.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version