Kızamık vakalarındaki artışa ilişkin Uzm. Dr. Şengül Can Duman önemli bilgiler paylaştı.

3 Dakika Okuma

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Son dönemde tamamen önlenebilir bir hastalık olan kızamık yeniden artış göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in 2025 verilerine göre, Avrupa Bölgesi’nde 2024 yılında 127 bini aşan kızamık vakası bildirildi ve bu sayı son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye’de de önceki yıllara kıyasla vaka sayılarının belirgin şekilde artış gösterdiği ifade edilmektedir. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

5 yaş altı çocuklar risk altında

Kızamığın havayoluyla bulaşan viral bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Şengül Can Duman, “Enfekte bir kişi ortalama 18 kişiye virüsü yayabilir. Belirtiler yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve karakteristik döküntü ile başlar. Ancak asıl tehlike komplikasyonlardadır. Zatürre, beyin iltihabı (ensefalit) ve nadir olsa da ölümcül sonuçlar doğurabilir. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireyler risk altındadır. DSÖ’ye göre, küresel olarak kızamık hâlâ çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir” dedi.

Aşısız çocuklar salgının ana kaynağı

Kızamığın Türkiye’de yıllardır uygulanan aşılama programıyla önemli ölçüde kontrol altına alındığını hatırlatan Duman, “İki doz kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısı sayesinde vaka sayıları tek hanelere kadar düşmüştür. Ancak pandemi sonrası aşı kapsama oranlarında yaşanan düşüş ve aşı tereddüdünün yayılması durumu değiştirmiştir. Pandemi sırasında yayılan yanlış bilgiler bu eğilimi körüklemiştir. Mitler; örneğin aşıların otizm yaptığı iddiası yıllardır yalanlanmış olsa da sosyal medya üzerinden hızla yayılmıştır. Sağlık Bakanlığı verileri, birinci doz aşı oranlarının yüzde 95 civarında olduğunu göstermekte, ancak bölgesel eşitsizlikler ve eksik dozlar nedeniyle toplum bağışıklığı zayıflamaktadır. Aşısız veya eksik aşılı çocuklar salgının ana kaynağıdır. Ayrıca göç hareketleri ve uluslararası seyahatler ithal vakaların artmasına neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

Aşı karşıtlığı toplumsal sonuçlar doğuruyor

Aşı karşıtlığının yalnızca bireyleri değil, tüm toplumu etkilediğini belirten Duman, “Toplum bağışıklığı için yüzde 95’in üzerinde kapsama gerekir; bu eşik altına düşüldüğünde virüs savunmasız gruplara sıçrar. Hastalık geçiren çocuklar zatürre veya ensefalit nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır. Uzmanlar, aşıların güvenli ve etkili olduğunu binlerce çalışma ile kanıtlamaktadır. İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması bizim elimizde

Aşıların insanlık tarihindeki en büyük sağlık başarılarından biri olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Şengül Can Duman, “Bu salgın, aşıların değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kızamık gibi yok edilebilir bir hastalığın geri dönmesine izin vermek sadece bireysel bir tercih değil, topluma karşı bir sorumluluk ihmalidir. Ebeveynler, çocuklarının aşı takvimini gözden geçirerek; sağlık çalışanları doğru bilgiyle tereddütleri gidererek; toplum ise dayanışmayla bu zinciri güçlendirerek harekete geçmelidir. Aşılar güvenlidir, etkilidir ve milyonlarca hayat kurtarmıştır. Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması ailelerin elindedir” dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version