Kış Aylarında Yüksek Ateşin Önemi ve Önlemler
Kış aylarında yüksek ateşin çocuk acil servislerine en sık başvuru nedenlerinden biri olduğunu belirten uzmanlar, ateşli nöbetin her çocuğun geçirebileceği bir durum olduğunu ve doğru tedbirlerin uygun zamanlarda alınmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Kış aylarında özellikle çocuklarda yüksek ateş, çocuk acil servisleri ve polikliniklere en sık başvuru nedenlerinden biri olarak öne çıkarken, aileler “havale geçirir mi, kalıcı bir hasar kalır mı” endişesi taşımaktadır. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, yüksek ateşin aslında bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olduğunu ifade ederek, “Ateş aslında vücudumuzun savunduğunu gösteriyor. Ateş, bir yanıt ateş olduğu zaman da vücut savunmaya geçiyor ve vücuttaki tehlikeyi öldürmeye çalışıyor. Ancak bazı durumlar daha riskli olabiliyor. Kalp hastası, akciğer problemi olanlar ve önemli ciddiyet taşıyan kansızlık gibi altta yatan metabolik veya doğuştan gelen hastalıklar varsa bu durumlarda risk artabiliyor. Ateş öldürmüyor, kalıcı bir hasar bırakmıyor; alttaki hastalık neyse o bizi yönlendiriyor. Eğer bir üst enfeksiyon kaynaklı ateş ise bu üst enfeksiyonu kontrol ettiğimizde ateş de kontrol altına alındığında herhangi bir sıkıntı çıkmıyor” dedi.
Ateşli Nöbet ve Önlemler
Yüksek ateşe karşı evde yapılabilecekleri anlatan Doç. Dr. Özge Metin Akcan, “Ailelerin en çok korktuğu problem; ‘ateşli bir nöbet geçirir mi, nöbet geçirirse çocuğumda kalıcı bir zeka kaybı olur mu’ olmaktadır. Aslında ateşli nöbet her çocuğun geçirebileceği bir durumdur. Hastanede, hastanenin kapısından çıkarken veya evde ateşi yükselirken de nöbet geçirebiliyorlar. Bildiğimiz ateşli nöbetler çocukta kalıcı bir hasara neden olmuyor. Ateşlenen kişiyi daha ince giydirmek, soğuk suyla değil, ılık suyla yıkayıp vücut ısısını normale getirmeye çalışmak gerekir. Ayrıca ateş düşürücüleri doğru, uygun dozda ve zamanlarda kullanmak önemlidir. Ama ateş bir savunma mekanizmasıdır, direkt ateşi düşürmek doğru olmayabilir, mümkün olduğunca vücudun savaşmasını sağlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Kapalı Ortamların Havalandırılması
Kapalı ortamlarda rahatsızlıkların artışına dikkat çeken Doç. Dr. Özge Metin Akcan, “Yazın açık havada gezen çocuklar daha fazla dışarı çıkmakta, camlar açık havalanmakta ve kalabalık ortamlardan daha fazla kaçmaktadır. Ancak yazın da ateşli hastalıklar görünmektedir. Her mevsimin belli bir virüs ve bakteri yükü vardır. Kış aylarında neden artıyor? Çünkü çocuklarımız kapalı ortamlarda kalıyor, havalandırma azalıyor ve bir arada daha fazla bulunuyorlar. Ne kadar bir arada bulunan insan sayısı artarsa, hastalıkların yayılımı da o kadar artıyor. Kapalı ortamların sık sık havalandırılması gerekiyor. Özellikle yoğun kalabalık dönemlerde havalandırma şarttır. Çocuklarımızın ve kendimizin ellerini yıkama alışkanlığını edinmemiz son derece önemlidir. Hasta çocukları kalabalık ortamlara sokarak virüs yayılımını artırmamış olmamız gerekmektedir. Bu noktalara dikkat ederek, eğer çocuk hasta ise dinlendirilmesine olanak tanımalıyız” ifadelerini kullandı.
İhlas Haber Ajansı
