Türkiye’de kentsel dönüşümün ‘güven’ sorunu sigortayla aşılıyor.
İnşaat ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) tarafından ‘2026: İnsan Odaklı Dönüşüm Yılı’ temasıyla gerçekleştirilen 1. Kentsel Gelişim Zirvesi’nde sektör, kentsel dönüşümün finansmanı, planlama ve mevzuat konuları etrafında bir araya geldi. Quick Sigorta’nın da sponsor olduğu zirvede, Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş, ‘Gelişen Kentlerde Plan, Mevzuat ve Gerçeklik’ başlıklı panelde Mimar Dr. M. Sinan Genim, Mimar İlhan Turan ve Gayrimenkul Hukukçusu Avukat Serkan Çakmaklı ile görüşlerini paylaştı.
Tekbaş, kentsel dönüşümde ‘güven’ kavramının yalnızca algıya dayalı bir sorun olmadığını, pazarın ölçeği büyüdükçe sistematik bir seçim ve denetim ihtiyacına dönüştüğünü belirtti. Türkiye’de aktif müteahhitlik belgesine sahip müteahhit sayısının 473 bin seviyesinde olduğunu, benzer bir nüfusa sahip Almanya’da ise bu sayının yaklaşık 3 binde kaldığını hatırlatarak güveni standartlaştıracak mekanizmaların zorunlu hale geldiğine dikkat çekti. Arsa sahiplerinin birbirlerine ve müteahhide, müteahhidin de arsa sahiplerine güvenmediği bu kaotik güvensizlik ortamında bina tamamlama sigortasının devreye girdiğini vurguladı.
‘Yarım kalmış bina’ riski yönetilebilir hale geliyor
Tekbaş’ın paylaştığı çerçevede, bina tamamlama sigortası, projenin sözleşmede belirtilen süre içinde tamamlanamaması durumunda devreye girerek binanın tamamlanmasını güvence altına alan bir yapı olarak tanımlanıyor. Bu sayede, başta depreme karşı dönüşüm sürecinin en kritik kaygılarından biri olan ‘evin gecikmesi’ ve ‘projenin yarım kalması’ riski yönetilebilir hale geliyor. Bina tamamlama sigortası, ön ödemeli konut satışlarında 6502 sayılı Kanun, kentsel dönüşüm projelerinde ise 6306 sayılı Kanun çerçevesindeki süreçlerde tüketici ve hak sahiplerini koruyan bir güvence modeli olarak tanımlanmaktadır.
Denetim, iskan aşamasına kadar devam ediyor
Sigorta yaklaşımının yalnızca hasar anında devreye giren bir model olmadığını dile getiren Tekbaş, şu ifadeleri kullandı: “Sigorta; projenin başlangıcından itibaren hukuki çerçevenin kurulması, müteahhidin finansal yeterlilik analizinin yapılması ve projenin hak sahiplerinin menfaatlerini koruyacak şekilde değerlendirilmesi adımlarını içeriyor. Süreç, inşaatın iskan almasına kadar devam eden izleme ve denetim aşamalarıyla tamamlanıyor.”
Teminat mektubuna alternatif güvence
Panelde ayrıca ruhsat süreçlerinde teminat mekanizmalarının önemine vurgu yapıldı. Bu bağlamda, bina tamamlama sigortasının bazı projelerde belediyeye verilecek teminat mektubu yerine alternatif bir güvence yaklaşımı sunduğu ve hak sahipleri tarafından güveni güçlendirdiği ifade edildi. Tekbaş, bina tamamlama sigortasının konut alıcısını, hak sahiplerini, yatırımcıyı ve müteahhidi yüzde 100 koruma yaklaşımıyla ele alan finansal bir sigorta olduğunu belirtti. Bu modelde, Quick Sigorta’nın müteahhit seçiminden finansal yeterlilik analizine, projenin teknik, mali ve hukuki altyapısının değerlendirilmesinden inşaat sürecinin tüm aşamalarının izlenmesi ve denetlenmesine kadar süreci MHR GYO ve QC İnşaat iştirakleriyle, sahip olduğu yetkinlikle baştan sona yürüttüğünü ifade etti. Tekbaş, sigorta firmasının 2018’den bu yana bina tamamlama sigortası alanında taleplere yönelik uygulamalar geliştirdiklerini de kaydetti.
İhlas Haber Ajansı


