Isparta’da Camide Çocuklara Müezzinlik Öğretimi Nedeniyle Yumruklu Saldırı
Isparta’da bir camide çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle çıkan gerginlik, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirdi.
Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapımında gönüllü olarak yardımcı olan bir kişi ile cami imamı Yasin Veli Doğan arasında son zamanlarda tartışmalar yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla faaliyet yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını açıkladı. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı esnada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikayetçi olduğu bildirildi.
Kendisi Hazmedemiyorsa Gidebilir
Doğan, caminin yapımında gönüllü yardım eden kişiyle başlangıçta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işlerin farklı bir boyuta taşındığını belirtti. Doğan, “Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi çok sayıda itirazı vardı. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanet’in uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Ancak bu abimiz burada başladı: ‘Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ‘Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk başta levhalara karışmaya başladı. ‘Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi” şeklinde konuştu.
Kekeme Olan Kardeşimiz de Çok Süper Okudu
Olay gününü anlatan Doğan, açıklamalarına şöyle devam etti: “Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek amacıyla koro halinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ‘Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimizde çocuklarımızdan biri ‘Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ‘Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ‘Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ‘Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler” ifadelerine yer verdi.
Kendimi Savundum Çünkü Daha Fazla Üzerime Gelecekti
Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla ilgili olduğunu aktaran Doğan, “Tam burada cübbemi çıkarırken ‘Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ‘Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ‘Bana vuramazsın’ dedim. İlk başta iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum” diyerek sözlerini tamamladı.
İhlas Haber Ajansı
