İnternette hastalık arayışları siberkondriye yol açıyor, kaygı bozukluklarına dikkat!

4 Dakika Okuma

Siberkondri, Kaygı Bozukluklarına Yol Açıyor

İnternette hastalıklara yönelik araştırmaların fazla yapılmasıyla ortaya çıkan siberkondri, bireyde kaygı bozukluğuna neden olabiliyor. Uluslararası İntegratif Psikoterapist (CIIP), Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin, ilerleyen yıllarda hastalık olarak tanımlanması beklenen siberkondrinin, yalnızca psikolojik değil fiziksel sorunlara da yol açabileceği uyarısında bulundu.

İnternet Araştırmaları ve Siberkondri

İnternete erişimin artmasıyla, hastalık belirtileri ve çeşitli semptomlar hakkında araştırmalar yapmak daha kolay hale geldi. Ancak internet ortamındaki bu aramalar, kontrolsüz yapıldığında olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Siberkondri, internet üzerinde hastalıklarla ilgili çok fazla araştırma yapmanın bir sonucu olarak tanımlanıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölüm Başkanı ve Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, bu konu hakkında önemli bilgiler aktardı.

Dr. Şahin, siberkondrinin hastalık kaygısı bozukluğunu (önceki adıyla hipokondri) da beraberinde getirebileceğini ifade ederek, “İnsanlar yoğun kaygı nedeniyle hastalıklarla ilgili süreçleri internet üzerinden araştırmaya yöneliyor. İnternet ortamında yapılan araştırmalar, kirli bilgilere ulaşmayı da beraberinde getiriyor. Bu bilgilere ulaştıkça kaygıları daha da artıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu ve hastalık kaygısı bozukluğu gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Basit bir semptomu büyüterek büyük bir hastalığa sahip oldukları kaygısını ciddi şekilde artırabiliyorlar. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu olan bireylerde bu kaygının çok üst düzeyde artığını gözlemliyoruz” dedi.

Kişi Kendi Kendini Hasta Ediyor

İnternette hastalıklara yönelik araştırmaların, sosyal ve mesleki işlevselliği olumsuz etkileyecek boyutlara ulaşabileceğine dikkat çeken Dr. Muzaffer Şahin, “Bu durumda bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Herkesin sahip olabileceği basit semptomları abartıyorlar ya da aslında semptom yokken kendilerine aşırı dikkat ederek yeni semptomlar oluşturmaya başlıyorlar. Bu da kaygı düzeylerini daha da artırıyor. Eğer kişi bedeninde çok hafif bir ağrı hissediyorsa, üzerinde düşündükçe bedenleri geriliyor ve bu ağrılar artış gösterebiliyor. Kaygı düzeyi yükseldikçe kişilerin sempatik sistemi devreye giriyor. Tehlike algısı ortaya çıkıyor ve bu durum ciddi hormon salınımına neden oluyor. Böylece kişilerin hafif olan semptomları bile gerilimle birlikte daha da artabiliyor” şeklinde konuştu.

Bilimsel Bilgiler İçin Dikkatli Olunmalı

İnsanların belirsizlikten kurtulmak için internetten araştırma yapma ihtiyacı hissettiklerini, ancak bu süreçte dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Şahin, şu tavsiyelerde bulundu: “Bu belirsizliği gidermek için bilgiye ulaşmak istiyorlar, bu son derece doğal. Ancak bunu yaparken bilimsel bilgilere ulaşmak oldukça önemli. Çok değerli hastanelerde, uzman hekimlerin hastalıklarla ilgili verdikleri bilgilere erişebilirler. Bilimsel dergileri ve kaynakları inceleyebilirler. İnternetteki gereksiz bilgilere erişip aşırı yapıcı ya da abartılı bilgilerle karşılaştıklarında kaygı düzeylerinin ciddi şekilde arttığını gözlemliyoruz.”

Psikolojik Destek Alınmalı

Siberkondrinin belirtilerini ve ne zaman profesyonel destek alınması gerektiğini anlatan Dr. Şahin, “Eğer kişinin toplumsal ve mesleki işlevselliği ciddi şekilde aksatılmaya başlamışsa, günde 1 ya da 2 saat internette araştırma yapıp takıntılı düşünceler (obsesif kompülsif düşünceler) meydana gelmeye başlamışsa, kişi bu düşüncelerden uzaklaşamıyorsa ve kafasında sürekli bu düşünceleri tekrar ediyorsa, normal iş ve işlevlerini yapamıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bu durumda hastalık kaygısı bozukluğu, beden belirtileri bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu gibi bozuklukların artma riski söz konusu. Risk bu kadar yükseliyorsa kesinlikle klinik psikologlar, psikoterapistler ve psikiyatristlerden destek alınması gerekmektedir” dedi.

Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, internet çağında bu tür aramaların yaygınlaşması nedeniyle siberkondrinin 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıp dünyasında yeni bir hastalık olarak kabul edilebileceğini ifade etti.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version