Gaziantep’te yarım asırdır saat tamiri yapan usta, gençlerin mesleğe ilgi göstermediğinden yakındı.

Editör
3 Dakika Okuma
Gaziantep’te yarım asırdır saat tamiri yapan usta, gençlerin mesleğe ilgi göstermediğinden yakındı.

Gaziantep’te yarım asırdır saat tamirciliği yapan usta, gençlerin ilgisizliğinden şikayetçi

Gaziantep’te, 68 yaşındaki usta, yarım asırdır 8 metrekarelik dükkanında saat tamirciliği yaparak, bir zamanların popüler mesleği olan saatçilik mesleğini gençlerin beğenmediği için çırak bulamadığını belirtti.

Şahinbey ilçesinde yaşayan Nurettin Büyükkörükçü, 1976 yılında dayısının yanında saatçilik mesleğine çırak olarak başladı. Dayısından kısa süre içerisinde mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Büyükkörükçü, askere gidene kadar dayısının yanında çırak ve kalfa olarak çalıştı.

8 metrekarelik dükkanında yarım asırdır zamana ince ayar veriyor

İlkokul öğrencisiyken adım attığı meslekte ustalaşan Büyükkörükçü, çıraklık ve kalfalık döneminin ardından askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açtı. Daha çok antika saatleri tamir eden ve yarım asırdır saat tamiri yapan Büyükkörükçü, 8 metrekarelik dükkanında mesleğini severek sürdürüyor. Yarım asırdır akreple yelkovanın kovalamacasına tanıklık eden Büyükkörükçü, yıllardır severek yaptığı mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte mesleğinin arka planda kalmasından ve mesleğini öğreteceği eleman bulamamaktan yakındı.

“Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım”

Mesleğe, çırak olarak dayısının yanında başladığını belirten Büyükkörükçü, çocukluk dönemlerinde saatlere büyük bir merakı olduğu için tamir işine yöneldiğini ifade etti. Saat tamircisi olan dayısından öğrendiği mesleğini severek yaptığını dile getiren Büyükkörükçü, “Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım. 1976’da bu mesleğe başladık. Ondan önce de tatillerde, ara tatillerde gider çalışırdım. İlkokulu bitirdikten sonra da bu işe girdik. 1976’dan beri yapıyoruz. 1984 yılına kadar kalfalık, çıraklık dönemi geçirdik. 1985 yılında askerden döndükten sonra kendi dükkanımızı açtık. Kendi işimizi yapmaya başladık” dedi.

“Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti”

Büyükkörükçü, “Tik tak” sesleri ve akreple yelkovanın yarışını izleyerek geçen yarım asırda mesleğine duyduğu saygıyı hiçbir zaman kaybetmediğini belirtirken, “Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti. Telefonların çıkmasından dolayı gittikçe cazibesini kaybetti. Mesleğimiz önce çok iyi bir meslekti. Tamir işlerimiz bayağı vardı. Günbegün biraz düşüş yaptı. 1990’lı yıllarda işlerimiz iyiydi. 2000 yılından sonra işlerimizde tabi düşme olmaya başladı. Mesleğimiz çok iyiydi. Herkes bu işe giremezdi. Şimdiki gençler maalesef bu işlere fazla kafa yormuyor. Onun için meslek cazibesini yitiriyor” şeklinde konuştu.

“Bu meslek son demlerini yaşıyor”

Saat tamirciliğinin bir zamanların gözde mesleklerinden olduğunu, ancak günümüzde çok az sayıdaki ustanın bu mesleği sürdürmenin gayreti içinde olduğunu ifade eden Büyükkörükçü, “Bu meslek sayesinde evlendik, çocuklarımız oldu ve evlendirdik. Ama şimdiki gençler mesleğe heves etmiyor. Onun için biz de mesleğimizi sürdürme peşindeyiz. Biz de herhalde son dönemlerini yaşıyoruz. Şu an yapabildiğimiz kadar saat tamiri yapıyoruz. Sevgisi olmayan bu işi yapamaz. Bu iş gayet sabır ve emek isteyen bir iş. Gayet sabırlı olmak lazım. Sabırlı olmazsan çok nazik ve ince bir iş olduğu için her insan bu mesleğe tahammül edemez” diye konuştu.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş