Gaziantep’te 45 yıldır sedef kakma sanatıyla ilgilenen Ökkeş Bozkurt, antika silah ve kılıçlara sedef işliyor.

Editör
4 Dakika Okuma
Gaziantep’te 45 yıldır sedef kakma sanatıyla ilgilenen Ökkeş Bozkurt, antika silah ve kılıçlara sedef işliyor.

Gaziantep’te 45 yıldır Osmanlı saraylarını süsleyen sedef kakma sanatıyla uğraşan Ökkeş Bozkurt, antika silah, kılıç ve hançerlere sedef işlemesi yapıyor.

Osmanlı döneminde yaygın el sanatlarından olan sedef kakma sanatı, Gaziantep’te ustaları tarafından yaşatılmaya devam ediyor. Çeyiz sandığı, ayna, sandalye, sehpa, midye kutu, rahle, şamdan, baston, anahtarlık, kül tablası, sini altlığı, tavla ve telefonluk gibi eşyaların yanı sıra sedef işlemeli orijinal Osmanlı tüfekleri, hançerler, kılıçlar ve silah kabzaları üreten 58 yaşındaki Ökkeş Bozkurt, padişah mesleği olarak da bilinen sedef kakma sanatıyla adından söz ettiriyor.

Yok olmaya yüz tutmuş el sanatlardan olan sedef kakma sanatını sürdürüyor

Türkiye’de yok olmaya yüz tutmuş el sanatlardan biri olan sedef kakma sanatını tarihi Gümrük Han’daki atölyesinde severek sürdüren Bozkurt, Osmanlı döneminde pek çok padişahın uğraş verdiği bilinen sanatı yaşatmak için büyük bir gayret gösteriyor. Tarihi mekanda kurduğu atölyede Osmanlı saraylarındaki sedef sanatının yanı sıra dönemin süs ve mobilyalarına sedef işlemesi yapan Bozkurt, ortaya çıkardığı değerli ürünlerle kısa sürede hem Türkiye’den hem de dünyadan ilgi görmeye başladı. Önce motifleri ağaca çizen, küçük çekiç darbeleriyle teli ağaca işleyen Bozkurt, ardından motifin içini oyarak elmas taşla şekil verdiği sedefi motife yerleştiriyor, sonrasında ise zımparalayıp cilalayarak renk veriyor.

“45 yıldır bu işin içerisindeyim”

7 yaşında çırak olarak başladığı sedef kakma sanatını 45 yıldır sürdürdüğünü aktaran Bozkurt, “45 yıldır bu işin içerisindeyim. Mesleğimiz sedef kakma sanatı olarak geçiyor. Yaptığımız iş tamamen telkari işler. Ceviz ağacı üzerine telkari işliyoruz. Tamamen pirinç telden işliyoruz. Tatlı su midyeleriyle de şekillendiriyoruz. İşlemiş olduğumuz pirinç tellerin arasına tatlı su midyesiyle işlem yapıyoruz. Her parçamız en küçük parçalardan en büyük parçalara kadar 10 defa elden geçiyor. Çizim aşamasından sonra pirinç telleri keskiler vasıtasıyla işleniyor. Pirinç telleri bittikten sonra tutkal vasıtasıyla aralarını tutkallıyoruz. Ardından frezeler yardımıyla yerlerini açıyoruz. Sedef yerlerini tutkalladıktan sonra elmas taşlarını düzeltiyoruz, tek tek yerlerine yerleştiriyoruz. Sonrasında macun vasıtasıyla gömüyoruz. Gömdükten sonra tekrar bir silme aşamasını gerçekleştiriyoruz. Zımparalar yardımıyla siliyoruz ve ardından asitliyoruz. Asitledikten sonra tekrar pürüz yardımıyla yakıyoruz. Yaktıktan sonra zımpara aşaması devam ediyor. Zımparadan sonra cilalayıp işimizi bitiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu sanat ölmeye yüz tutmuş meslekler grubunda yer alıyor”

Meslekte çırak ve ustanın yetişmediğine dikkat çeken Bozkurt, “Eleman yetiştiremediğimiz için bu sanat ölmeye yüz tutmuş meslekler arasında sayılıyor. Ne kadar çaba harcasak da, devletimiz bu konuda bize destek verdiği halde yine de çırak yetiştirmekte zorlanıyoruz. Bu mesleğin ölmemesi için bizimle çalışabilecek arkadaşlara ihtiyaç var. Ancak günümüz koşullarında ben 3 evlat yetiştirdim fakat bir tanesini bu mesleğe aşılayamadım. Ben işimi 45 yıldır severek yapıyorum. Bu mesleği yapmamdaki sebeplerden biri de mesleğe olan aşinalığımdır, mesleğe olan sevgimdir. Mesleğimi gerçekten çok seviyorum” şeklinde konuştu.

“Antika kılıç, tabanca ve silahların üzerine sedef kakma yapıyoruz”

Antika silah, kılıç ve hançerlere sedef işlemesi yaptığını belirten Bozkurt, “Eski antika kılıç, tabanca ve silahların üzerine sedef kakma yapıyorum. Günümüzde kılıç, hançer ve silah giderek popüler olduğu için bize getirenler oluyor. Zülfikar kılıçlar gibi örnekler geliyor ve bunların üzerine sedef kakma yapıyorum. Demirlerini de işleyebiliyoruz. Demirler üzerine istenilen isim veya ayet de yazılabiliyor. Ahşap üzerine tamamen telkari ürünler olarak pirinç telleriyle işleme yapabiliyorum” dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş