Gaziantep’te Moral Evi’nde Neşe Saçan 82 Yaşındaki Ökkeş Bahri Özbulan
Gaziantep’te alzaymır ve demans hastalarının hizmet aldığı Moral Evi’nin en yaşlısı 82 yaşındaki Ökkeş Bahri Özbulan, güler yüzü, heyecanı, mutluluğu ve neşeli kahkahası ile etrafına keyif katıyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 2018 yılında kurulan Alzaymır Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezine (Moral Evi) düzenli olarak gelen 3 çocuk ve 6 torun sahibi Ökkeş Bahri Özbulan, merkezde gün boyu sağlıklı, keyif verici ve huzurlu zaman geçiriyor.
Çocukluk ve gençlik yıllarında fotoğrafçılık yapan ve spor antrenörlüğü ile ilgilenen Özbulan, spor tutkusunu hiç kaybetmedi. Birçok sporcu yetiştiren ve gençleri spora yönlendiren Özbulan, 2018 yılından beri Moral Evi’ne devam ediyor.
Spordan sanata, el sanatlarından dil eğitimine ve el işi kurslarına kadar farklı alanlarda kursların düzenlendiği Moral Evi’nde spor kursuna katılan Özbulan, merkezde daha çok spor ve el sanatları ile ilgileniyor.
İleri yaşıyla dikkat çeken ve sağlıklı görünümüyle şaşırtan Özbulan, sürekli türkü ve mani söylerken, kahkahalarıyla da etrafındakilere neşe veriyor. 9 yıldır yaşadığı Moral Evi’nde hem kendisi moral bulmakta hem de neşeli tavrı ve hareketleriyle oradaki herkese moral vermekte.
Güler yüzü, heyecanı, mutluluğu ve neşeli kahkahası ile çevresine huzur saçan Özbulan, sevecenliği ve sürekli gülümseyen yüzüyle herkesin sevgisini kazanıyor. Özbulan, merkezdeki yetkililer ve çalışanları ile güçlü bir sevgi bağı kurmasıyla da dikkat çekiyor.
Gençliğinde babasıyla birlikte fotoğrafçılık eğitimi aldığını anlatan Özbulan, “Babamla birlikte fotoğraf yapardık. Karanlık odaya girer, saatlerce bir metrekare karanlık odada resim oluştururduk. Yaptığımız tüm fotoğrafları müşterilere dağıtırdık. Fotoğrafçılıkla evimizi geçindirirdik. Sonrasında babam vefat etti, ben fotoğrafçılığa devam ettim. Fotoğrafçılık çok güzel bir meslekti. Bunun yanı sıra futbol hocalığı da yapıyordum. Birçok sporcu yetiştirdim” dedi.
Hayatı çok sevdiğini ifade eden Özbulan, “Hayatta durmadan sevineceksin ve hep sevinmek gerekiyor. Neşeli olmak lazım. Gücüm yettiği kadar arkadaşları neşelendirmeye çalışıyorum. Arkadaşlarla birbirimizi çok seviyoruz. Birlikte oyun oynuyoruz, birbirimize neşe katıyoruz. Aktiviteler yapıyoruz, ben de arkadaşları neşelendirmek için gayret ediyorum. Neşe demek hayat demek. Hayat demek, neşeyi o ortama yaymak demektir. Karşındakini güzel hareketlerle neşelendirmek demektir. Çocuklarla çocuk, büyüklerle de büyük olmalısın. Hayatı yaşamak lazım. Yaşamazsan hiçbir şeyin tadı olmaz” diye konuştu.
Merkezde alzaymır ve demans hastalarına spor ve bedensel eğitim veren eğitmen Gül Beyza Olgun, “Danışanlarımız buraya morallerini yükseltmeye, iyi vakit geçirmeye, arkadaşlıklar edinmeye, spor yapmaya, müzik dinlemeye, el sanatlarıyla uğraşmaya ve zeka oyunları oynamaya geliyorlar. Bahri amcamız da buranın en sevilen, en neşeli amcalarından biri. Merkezde çok güzel bir hizmet alıyor ve merkezden oldukça memnun. Bahri amca geri dönüşümlerimizi en iyi şekilde aldığımız birisi. El sanatlarında kendisi çok yetenekli. Zeka oyunlarımızda da iyi bir performansı var. Tüm oyunları seviyor, severek oynuyor. Spor yapmayı çok seviyor ve sesi de çok güzel. Bazen ağıtlar yakıyor, bazen türküler söylüyor. Dans etmeyi de çok seviyor, burada eğlence düzenlediğimizde kendisi sıkça benim dans partnerim oluyor” şeklinde görüş belirtti.
İhlas Haber Ajansı








