Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nde Prof. Dr. Özgür Karaoğlu'nun liderliğinde yapılan uluslararası bir çalışma, Erzincan'ın doğusundan Bingöl Yedisu'ya kadar uzanan bir alanda, Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu bölümünde iki ayrı sığ magma rezervuarının varlığını belirledi. Türkiye'nin yanı sıra İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya'dan gelen bilim insanlarının katkılarıyla gerçekleştirilen araştırma, bölgedeki aktif fay sistemi ile derinlerdeki magma yapıları arasında sıkı bir ilişki olduğunu ortaya koydu. \\\\\\\\nAraştırma, deprem verilerine dayanan sismik tomografi yöntemi ile yürütüldü ve yer altındaki magma yapıları net bir şekilde görüntülendi. Ayrıca, sayısal modelleme ile bu yapıların fay sistemiyle olan etkileşimleri de incelendi. Elde edilen bulgular, Erzincan Havzası'nın doğusu ile Yedisu arasında iki farklı sığ magma haznesinin bulunduğunu ve bu yapıların daha geniş bir magmatik sistemle bağlantılı olabileceğini gösterdi. \\\\\\\\nProf. Dr. Karaoğlu, çalışmanın bulgularını değerlendirirken, ‘Deprem verilerini kullanarak yaptığımız sismik tomografi çalışması, Erzincan-Yedisu hattında ve Tunceli'ye kadar uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesinin varlığını işaret ediyor. Bu hazneler, 4-5 kilometre derinliklerden başlayarak en az 17-18 kilometreye kadar izlenebiliyor. Ayrıca modellemeler, bu yapıların daha derinlerden beslenen bir sistemle ilişkili olabileceğini düşündürüyor' dedi. \\\\\\\\nAraştırmada belirlenen iki magma rezervuarının benzer özellikler taşımadığını vurgulayan Karaoğlu, batı ve doğudaki yapılar arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ifade etti. Batıdaki magma haznesinin Erzincan Ovası'na daha yakın konumda olup belirgin deprem etkinliği göstermemesi, burada daha yüksek sıcaklık ve ergiyik oranına sahip olabileceğini düşündürüyor. Öte yandan doğudaki haznede sismik etkinliğin daha belirgin olduğu gözlemlendi. Bu durum, iki sistemin sıcaklık, kristallenme oranı ve mekanik davranış açısından farklılık gösterdiğine işaret ediyor. \\\\\\\\nKaraoğlu, sayısal modellemenin bir diğer önemli aşamasının, Anadolu'nun batıya doğru süren tektonik hareketi ile magma haznelerindeki basıncın değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Sonuçlar, özellikle batıdaki magma haznesinde kritik aşırı basınç koşullarının daha belirgin şekilde geliştiğini, doğudaki haznede ise bunun daha sınırlı kaldığını gösterdi. \\\\\\\\nProf. Dr. Karaoğlu, bu bulguların yakın zamanda bir volkanik patlama ya da büyük bir depremin olacağı anlamına gelmediğini vurgulayarak, ‘Biz bu çalışmada belirli bir tarihte deprem ya da püskürme olacağı gibi bir iddia ortaya koymuyoruz. Ancak bölgedeki fay kontrollü magmatik sistemlerin güncel olarak etkin bir jeodinamik ortamda bulunduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyoruz' dedi. Erzincan-Yedisu-Tunceli hattında sismisite, yer deformasyonu, mikrodeprem etkinliği, yer altı akışkanları ve mümkünse gaz çıkışları gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesinin önemine de dikkat çekti. \\\\\\\\nUluslararası araştırma ekibi tarafından yürütülen bu çalışma, Doğu Anadolu'daki aktif faylar ile yer altındaki magma sistemleri arasındaki ilişkiye yeni ve önemli veriler sunuyor. Araştırmada, Erzincan Havzası'nın doğusu boyunca uzanan Kuzey Anadolu Fayı segmentlerinin yalnızca tektonik değil, aynı zamanda magmatik etkilerle de değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldı. Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmanın, Nature yayın grubunun yer bilimleri alanında saygın dergilerinden Communications Earth & Environment'de yayımlandığını belirtti.
Erzincan ve Yedisu Arasında Püskürme Tehlikesi Taşıyan İki Magma Rezervuarı Tespit Edildi
Uluslararası bir araştırma, Erzincan ile Yedisu arasında iki farklı sığ magma rezervuarının varlığını ortaya koydu. Bu durum, bölgedeki aktif fay sistemleriyle magma yapıları arasında önemli bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir