Erdoğan: “F-35’in teslimi ve programda yer alması NATO için hayati öneme sahip”

4 Dakika Okuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 Uçaklarının Teslim Alınması NATO İçin Önemli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel bir yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim almasının ve programa yeniden dahil edilmesinin iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD’nin yanı sıra NATO’nun güvenliği için de önem arz ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin F-35 Alımı için Haksız İşlem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı açıklamada ABD ile ilişkiler, Türkiye’nin enerji politikası ve jeopolitik gelişmelere dair birçok konuya değindi. Eylül ayında Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği Trump ile görüşmede F-35 meselesini bizzat gündeme getirdiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan askeri teçhizat alması sebebiyle F-35 programından çıkarılma kararını “haksız” olarak değerlendirdi.

NATO Açısından F-35 Alımının Önemi

F-35 alımının NATO için önemini vurgulayan Erdoğan, “Sayın Trump’ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemin oluşma ihtimali doğmuştur. Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi, iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD’nin yanı sıra NATO’nun güvenliği için de önemli ve gereklidir” şeklinde konuştu.

Türkiye ayrıca ABD’den F-16 Blok 70 uçakları almak istiyor, ancak fiyat konusunda görüşmeler devam etmekte. Erdoğan, bu anlaşmanın şartlarının müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla uyumlu olmasını beklediklerini belirterek Türkiye’nin Eurofighter jet alımını örnek gösterdi.

Halkbank ile İlgili Haksız Dava Süreci

Halkbank, 2019 yılında ABD’de İran’a yönelik yaptırımları delmekle suçlanmıştı. Uzun süredir devam eden davada banka, dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırım ihlali iddialarıyla karşı karşıya. Erdoğan, konuya ilişkin Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim değerlendirmesi yaparak, “Bizim için esas olan, Türkiye’nin itibarının korunması ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir. Temennimiz, hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Enerji Güvenliği ve LNG Tedariki Üzerine Açıklamalar

ABD’den ithal edilen LNG ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Özellikle ABD menşeli LNG tedarikimizi kayda değer ölçüde artırdık. Türkiye’nin duruşu son derece nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hidrokarbon ihtiyacının büyük kısmını ithalatla karşılayan bir ülke olarak enerji güvenliğimizi etkileyecek her konuda dikkatli ve dengeli hareket etmek zorundayız” dedi.

Bölgesel Sorunlarda Türkiye’nin Rolü

Bölgesel meseleler hakkında da açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Türkiye olarak hem Sayın Putin’le hem Sayın Zelenskiy’le doğrudan görüşebilen; aynı anda Washington, Brüksel hattında, NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik kontaklar yürütebilen yegane aktörüz” dedi.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü ve Türkiye’nin Pozisyonu

Gazze’de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’nün başarı şansının meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlı olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu’na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir. Takdir edersiniz ki Türkiye’nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz, hem Filistin ile derin tarihî bağlarımız hem de İsrail ile yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları ile NATO üyesi bir ülke olarak bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız” dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version