Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve “gönül işi” olarak tanımladığı sanatını anlattı.
Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu” serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde yapıldı. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki sürecini ve enstrümanlarının üretim aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı.
Söyleşinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine vurgu yaparak, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze koleksiyonunda yer aldığını ifade etti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını belirten Varlı, “Biz de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl üretildiğini aktarmak istiyoruz” dedi.
Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuklarını aktardı. Berberde çıraklık yaptığı dönemlerde biriktirdiği paralarla dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini vurguladı. İlk enstrümanını 12 yaşında ürettiğini belirten Bolat, “23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde üretiyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, “Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum” dedi.
Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye odaklandığını vurgulayan Emin Bolat, “Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları yapıyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların çeşitli türlerini üretiyorum. Sürekli araştırma içerisindeyim. Ağırlık dengesi çok önemlidir. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz, ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Ticari kaygılardan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, “Hâlâ Ar-Ge çalışmalarıma devam ediyorum. Amacım kaliteli bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi aslında birer enstrüman. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çabalıyorum” dedi.
Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.
İhlas Haber Ajansı


