Elektronik imzaları taklit eden suç örgütünün yargı süreci başladı, 26 tutuklu sanık savunma yaptı.

5 Dakika Okuma

Bazı kamu görevlilerine ait e-imzaları taklit ederek, sahte belge düzenleyen suç örgütüne yönelik soruşturmada 26’sı tutuklu 123 sanığın yargılanmasına başlandı.

Savunma yapan tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır, “Ben suça sürüklendim. Pişman olduğumu da dile getirdim” dedi.

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya örgütün elebaşı olduğu ileri sürülen Ziya Kadiroğlu dahil 26 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Kimlik tespitinin yapılmasının ardından mahkeme hakimi sanıkların dinleneceğini bildirdi. Tutuklu sanık Abdurrahim Dursun, savunmasında bilgisayar kullanmayı bilmediğini belirterek, bir arkadaşı aracılığıyla lise diploması aldığını öğrendiğini ifade etti. Tutuklu sanık Canan Özkan ise, “Bilgisayarla ilgili sorulan soruların tamamını ilk kez ifade sırasında öğrendim. Yapıldığı iddia edilen işlemlerden de yine ifade esnasında haberdar oldum. Zaten iddia edilen şekilde, kâr amaçlı ya da kurs-kayıt üzerinden yapılan işlemler benim bilgim ve kapasitem dahilinde değildir” dedi.

Tutuklu sanık Ender Esen de savunmasında, belgeyi alırken sahte olup olmadığını bilmediğini ifade ederek, belgeyi hiçbir yerde kullanmadığını iddia etti.

“Buradakiler benim göz rengimi bile bilmezler”

Tutuklu sanık Gökay Celal Gülen, “Birinci dosyamızın ifade tutanağına bakılırsa, Tarık Buğra’nın ustalık belgesi alabilmesi için Ziya ile görüştüğüm gözüküyor. Bu aşamada, madem ki böyle bir örgütte teknik sorumluyum, niye böyle bir şeyi Ziya’dan isteyeyim? Aynı konu içerisinde, kendi mobil hattım üzerinden defalarca giriş yapıldığı tespit edilmiştir. Aynı süre zarfında iki diplomam vardır. Ne akıl ki hem suç işliyorum hem de kendime diploma alıyorum. Siber Şube, hesaplarımda herhangi bir para görememiştir. Ben bu örgütün angarya hizmetlisi miyim? Suç işliyoruz ama ben bir fayda görmüyorum; o zaman niye varım? Buradaki beş kişi beni tanıyor mu? Sorsam buradakiler benim göz rengimi bile bilmezler. Buradaki herkes Adanalı, ben İstanbulluyum. Düzgün konuştuğuma dair basında haberler bile çıktı. Bu süre zarfında olanlarla ilgili suç yoktur demiyorum. Ama bunların hiçbiriyle alakam yoktur” dedi.

“Ben suça sürüklendim. Pişman olduğumu da dile getirdim”

Tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır da savunmasında örgütle bağlantısının olmadığını belirterek, “Hakkımda 3 soruşturma açıldı, nereye kadar bu soruşturmalar gidecek. Ben hep samimi beyanlarda bulundum. Zaten yaklaşık 3-4 haftadır bu konuda gerek savcılık makamında gerek kollukta gerekse ifade aşamalarında beyanlarda bulunduk. Ben suça sürüklendim. Pişman olduğumu da dile getirdim. Ayrıca söz konusu örtülü yapı ya da benzeri bir yapıya ilişkin tarafımın herhangi bir imzası ya da dahli bulunmamaktadır. Tarafımca adı dahi geçmeyen bazı hususlar, yalnızca başkalarının ifadelerine dayandırılmaktadır. Oysa dosyada, bu dönemde tarafımın bu tür bir faaliyette bulunduğuna dair 6-8 aylık süreçte herhangi bir somut tespit bulunmamaktadır. Bu husus, açıkça dosya kapsamından da anlaşılmaktadır. Benim örgüt yapısıyla bir bağlantım yoktur. Bilgisayar hususu tarafıma sorulmuştur. Ben de açıkça, bu konuda herhangi bir imzamın ya da bilgimin olmadığını ifade ettim. Bilmediğim bir fiili kabul etmem mümkün değildir; zaten böyle bir suçu kabul ettiğime dair de bir beyanım yoktur. Diyeceklerim bu kadardır, tahliyeme karar verilmesini istiyorum” diye konuştu.

Söz konusu örgütün lideri olduğu iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Ziya Kadiroğlu, beyanında şunları ifade etti:

“Söz konusu araç ve gereçleri örgütü kuranın kullanması, temin etmesi gerekir. Bilgisayarla alakalı bir belgeye, bilgiye ve yeteneğe sahip değilim. Söz konusu araç gereçleri kullanabilecek yeteneğim yok. Ben herhangi bir örgüt yönetmiyorum. Buradaki kişiler günlük hayatta tanıdığım kişilerdir. Örgütten tutuklanmamın sebebi yeğenime hediye ettiğim bilgisayardan ibarettir. Bu bilgisayarda herhangi bir suça rastlanmamıştır. Suça konu bir eylem gerçekleştirmedim. Ayhan Ateş’in örgütün üst düzey yöneticisi olduğu söyleniyor. Ben bu süreçte Ayhan Ateş’le aramda husumet olduğu için hiç görüşmedim. E imzayla alakalı 4 kişinin e-imzası çıkarılmış. Ben kendi elektronik imzamı alırken bile çok zorlandım. Elektronik imza nasıl alınır bilmiyorum. Hakkımda kullanılan ifadeleri reddediyorum. Böyle işler yapmam söz konusu değildir. Hiçbir menfaat çıkar temin etmeden nasıl örgüt yönetmişim anlamıyorum. 2025 Şubat ayında benim belge ürettiğim söyleniyor, ben o tarihte cezaevindeyim, cezaevinde bu işleri yaptıysam bravo gerçekten bana.”

Sanıkların ardındanCumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı.

Önceki dosya ile birleştirme talebinde bulunan savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut dava dosyasında tevsi tahkikatın henüz tamamlanmamış olması, delillerin karartılma ihtimali ile kaçma şüphesi bulunduğunu belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve adli kontrol tedbiri bulunan sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmedilmesi talebinde bulundu.

Verilen 20 dakikalık aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, bu dosyanın önceki dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verirken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, adli kontrol altında bulunan sanıkların ise mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 16 Ocak’ta görülecek.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version