Ebru Topçu: “Galatasaray forması benim için hayallerin ötesinde”

Editör
7 Dakika Okuma
Ebru Topçu: “Galatasaray forması benim için hayallerin ötesinde”

Galatasaray Kadın Futbol Takımı’nın Kaptanı Ebru Topçu, GSPlus’a özel açıklamalarda bulundu.

“Hayallerimden öte” dediği sarı-kırmızılı formayla dört sezonu geride bırakan takım kaptanı, futbol kariyerinin başlangıcından itibaren uzanan yolculuğunu, takımın mevcut durumunu, hayallerini ve hedeflerini tüm içtenliğiyle aktardı.

Ebru Topçu’nun GSPlus’a özel açıklamaları şu şekilde:

Ebru Topçu, seni “top cambazı” olarak tanımlıyorlar. Kariyerinde attığın 260 golle soyadının hakkını verdiğini düşünüyor musun?

“Kariyerim boyunca giydiğim her formanın hakkını vermeye çalışarak aynı disiplinle sahada olmaya özen gösterdim. Bu sebeple de elimden gelenin en iyisini yaparak hakkını verdiğimi düşünüyorum. Hedeflerim ve hayallerim var. Bunlar için de çabalamaya ve daha fazla çalışmaya devam edeceğim.”

10 yaşından bu yana futbol oynuyorsun. Futbola ilgin nasıl başladı? O yaşlarda kurduğun hayallere bugün baktığında, sence ne kadarına ulaştın?

“Futbola ilgim çok küçük yaşta sokakta erkeklerle ve abimle futbol oynayarak başladı. O yaşlarda futbol oynarken, şu an bu seviyede olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Küçük yaşlarda sokak kültürünü futbol ile yaşarken, şu an hayallerimin peşinden gitmeye devam ediyorum. İçinde bulunduğum konum, giydiğim forma, sarı ve kırmızı benim için hayalden de öte.”

Galatasaraylı olduğunu her fırsatta dile getiren bir oyuncusun. Sarı-kırmızılı formayla dördüncü sezonunu yaşıyorsun ve bu süreçte bir şampiyonluk ile birçok bireysel ödül kazandın. Tuttuğun takımın formasını giymek sana neler hissettiriyor?

“Galatasaray formasını 4 yıl üst üste giymek benim ve ailem için tarif edilemez bir gurur. Çünkü çocukluğumdan beri ailecek Galatasaray maçlarını izleyerek büyüyen biriydim. Bütün çocukluğu Galatasaray’la geçmiş biri için, formasını 4 yıl giyip birçok başarıyı Galatasaray formasıyla elde edebilmiş olmak beni ve ailemi çok gururlu ve mutlu hissettiriyor. Bütün çocukların hayalidir belki de bu formayı giymek. Benim de hayalim; gelecek nesillere örnek olmak, güçlü ve hayata karşı dimdik durabilen kız çocukları yetiştirmek için ellerinden tutmak.”

Hem dünyada hem de Türkiye’de kadın futboluna olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu gelişimi nasıl değerlendiriyorsun?

“Kadın futbolu geçtiğimiz dönemlere göre çok fazla gelişim gösterdi. Bunda öncelikle milli takım olarak gelmiş olduğumuz seviye ile Süper Lig takımlarının lige katılması ve bu süreçte sağladığı ilginin önemi büyük. Ancak hala Türkiye’de kadın futbolu istediğimiz seviyelerde değil. Bu maksatla hem milli takım düzeyinde hem de kulüplerimize destek için sponsorlukların büyük katkısı olacaktır. Hem dünyada hem de Türkiye’de ilginin artması, yıllardır verdiğimiz mücadelenin görünür olması demek. Artık daha fazla izleniyor, ciddiye alınıyor ve yatırım alıyoruz. Bu da oyun kalitesini yükseltiyor. Özellikle gençlere “ben de yapabilirim” duygusunu veriyor. Büyük kulüplerin de ilgisiyle birlikte Türkiye’de futbolumuz gelişiyor ancak hala kat edilmesi gereken çok yolumuz var. Altyapılar, sahalar, ekonomik şartlar ve yayınlama gibi konularda eksikliklerimiz devam ediyor. Bu gelişmeleri ilerletmek ve daha iyisini geleceğe ulaştırmak için sahaya her çıktığımızda sadece bir maç değil, algıları değiştirmek için oynuyoruz.”

2014 yılında verdiğin bir röportajda Wesley Sneijder’i örnek aldığını belirtmiştin. Aradan geçen 11 yılın ardından bu fikrin değişti mi? Galatasaray’ın mevcut kadrosunda örnek aldığın bir oyuncu var mı?

“Wesley Sneijder’in, Galatasaray için inanılmaz bir efsane olduğunu düşünüyorum. 2014 yılında onu örnek almış olmamın nedeni Galatasaray’da oynadığı futbol ve elde etmiş olduğu başarılardır. Aynı mevkide oynadığımız için de onun sahada yaptıklarını çok dikkatli bir şekilde izliyordum. Aradan 11 yıl geçti ama hala eski maçları izleyip onun yaptığı şeylere göz atıyorum. Attığı golleri izliyorum. Şu an kadromuzdaki tüm oyuncularımız çok özel oyuncular ve hepsini beğenerek izliyorum. Ancak örnek aldığım oyuncu; saha içi ve dışındaki karakteri, oyun aklıyla ve mevkisel özellikleri ile İlkay Gündoğan. Aynı zamanda çok beğendiğim ve severek takip ettiğim Lucas Torreira’nın zaman zaman antrenmanlarımıza katılıp bize destek vermesi bizim için gerçekten çok değerli. Onun varlığı motivasyonumuzu artırıyor ve aidiyet duygumuzu güçlendiriyor.”

Takım arkadaşların seni üç kelimeyle tanımlasaydı, sence hangi kelimeleri seçerlerdi?

“Sabır, disiplin ve karakter.”

Sahaya çıkarken sana şans getirdiğine inandığın bir ritüelin var mı?

“Elbette ki her sporcunun olduğu gibi benim de vazgeçemediğim rutinlerim var. Maç sabahı her zaman aynı saatte uyanıp, kahvaltıda aynı şeyleri yemeye dikkat ederim. Soyunma odasına girdikten sonra da tek odak noktam maç olur. Aynı şeyleri yapmak konsantrasyonumu artırıyor diyebilirim.”

Futbola ilgi duyan genç kızlara ve küçük kardeşlerine neler söylemek istersin?

“Futbola ilgi duyan tüm kız çocuklarına söylemek istediğim; öncelikle içlerinden gelerek çalışsınlar çünkü bazı şeyleri içten ve isteyerek yapmıyorsak, sonunda hiçbir şekilde başarılı olamayız. Kendilerini ispatlayabilmek için asla pes etmemelidirler. Sahalar size ait ve hayal kurmak için kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu yolda “olmaz” diyenler, küçümseyenler kesinlikle çıkacaktır ama her düştüğünüzde yeniden kalkışınız sizi hem daha iyi bir futbolcu hem de daha güçlü bir insan yapacak. Bolca sabır, çalışma ve kendinize inanmaya ihtiyacınız var. Bizler de bir zamanlar sizin gibi bu işe sadece hayal kurarak başladık, bunu unutmayın.”

En sevdiğin Galatasaray marşı hangisi?

“Adanmış Hayatların Umudu. Deplasman otobüslerinde, maçlara giderken ve soyunma odalarında hep çalarız. Her seferinde de tüylerim diken diken olur. Takım olarak hep bir ağızdan camlara vura vura söyleriz. Gerçekten bu bambaşka bir his. Bazen de tarifi zor.”

Ligde 14. hafta geride kaldı. Takım kaptanı olarak sezonun bu bölümünü nasıl değerlendiriyorsun?

“Biz çok çalışan ve çok emek veren bir takımız. Hem bireysel anlamda hem de takım anlamında fazla çalışıyoruz. Bunu da en iyi şekilde her zaman sahaya yansıtmak istiyoruz. Bazen istediğimiz şeyleri sahaya yansıtamayabiliyoruz çünkü sahada şanssızlıklar yaşayabiliyoruz. İlk devrede bazı eksiklikler ve maalesef ki sakatlıklardan dolayı şanssızlıklar yaşadık. İkinci devreye çok daha iyi başlayacağımıza inanıyorum, takımın kalitesine güveniyorum ve sonunda hakkımız olan şampiyonluğa ulaşacağımızı düşünüyorum.”

Bu Makaleyi Paylaş