Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesindeki İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği, yaklaşık 1,5 milyon nüfuslu Batı Karadeniz Bölgesi’nin önemli bir ihtiyacını karşılıyor.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği’nin yaklaşık iki yıldır aktif olarak faaliyette olduğunu belirterek, “Özellikle Batı Karadeniz Bölgesi’nden, Düzce başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen birçok hastamızın tanı, takip ve tedavi süreci düzenli şekilde gerçekleştirilmektedir. Bu poliklinik, ‘nefes darlığı’ ve ‘geçmeyen öksürük’ gibi şikayetlerin yalnızca basit bir solunum yolu enfeksiyonuna bağlı olmadığı, bazı durumlarda ise daha detaylı inceleme ve uzun süreli takip gerektirebileceği gerçeğinden yola çıkılarak planlanmıştır” ifadelerini kullandı.
İnterstisyel akciğer hastalıkları nedir?
İnterstisyel akciğer hastalıklarının, akciğerin iç yapısını ve dokusunu etkileyen hastalıkların genel tanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “Akciğerin hava aldığı alanların etrafındaki dokuda zamanla iltihaplanma ve bazı hastalarda sertleşme (fibrozis) meydana gelebilir. Bu sertleşme arttıkça akciğerin nefes alıp verme kapasitesi azalır ve birey günlük yaşamında daha çabuk yorulmaya başlayabilir.” dedi. İnterstisyel akciğer hastalıklarının en sık görülen belirtilerini ise şöyle sıraladı: “Eforla artan nefes darlığı (merdiven çıkarken, hızlı yürürken zorlanma), uzun süreli kuru öksürük, çabuk yorulma, halsizlik, bazı hastalarda kilo kaybı veya göğüste rahatsızlık hissi. Şikayetlerin uzun süre devam etmesi durumunda gecikmeden hekim değerlendirmesinin önemli olduğunu vurgulayan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, erken tanının hastalığın ilerlemesini yavaşlatma ve yaşam kalitesini koruma açısından büyük fark yarattığını kaydetti.
Akciğer vasküler hastalıklar nedir?
Akciğerin yalnızca hava alan bir organ olmadığını, aynı zamanda önemli bir damar ağına da sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “Bazı hastalıklarda akciğer damarlarında basınç artışı ya da damar yapısında değişim meydana gelebilir. Bu durum, bazı hastalarda pulmoner hipertansiyon gibi ciddi tablolarla kendini gösterebilir.” dedi. Akciğer damar hastalıklarında görülebilen belirtiler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Pınar Yıldız, “Eforla artan nefes darlığı, çarpıntı, göğüste sıkışma duygusu, baş dönmesi, bayılacak gibi olma, bacaklarda şişlik ve efor kapasitesinde belirgin azalma. Bu belirtiler zamanla artabileceği için, erken dönemde değerlendirme ve düzenli takip oldukça önemlidir.” diye konuştu.
Polikliniğimizde en sık hangi hastalıklar takip ediliyor?
İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği’nde hastaların, şikayetleri ve tetkik sonuçlarına göre detaylı bir şekilde değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Yıldız, gerekli durumlarda uzun süreli izlem planı uygulandığını belirtti. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği’nde özellikle takip edilen hastalık gruplarını şu şekilde sıraladı: “Sarkoidoz, İdiyopatik pulmoner fibrozis (IPF), Romatizmal hastalıklara bağlı akciğer tutulumları, Hipersensitivite pnömonisi (bazı çevresel maruziyetlere bağlı gelişebilen akciğer hastalığı), Mesleksel ve çevresel etkilenmeye bağlı akciğer hastalıkları ile Pulmoner hipertansiyon ve akciğer damar hastalıkları.”
Tanı ve takip sürecinde neler yapıyoruz?
Bu alandaki hastalıkların bir kısmının yavaş bir şekilde ilerleyebileceğini belirten Pınar Yıldız, “Başlangıçta fark edilmesi zor olabilir. Bu nedenle yalnızca şikayetleri dinlemekle kalmayıp, gerekirse ileri incelemeler de yapılmalıdır. Polikliniğimizde hastalarımız için ayrıntılı muayene ve öykü değerlendirmesi, solunum fonksiyon testleri, görüntüleme yöntemleri (akciğer filmi/tomografi gibi), kan tetkikleri ve gerektiğinde ek değerlendirmeler ile tanı süreci planlanmaktadır. Tanı sonrası süreçte ise hastalarımızın tedavileri düzenlenmekte, şikayetleri takip edilmekte ve hastalığın gidişatına göre gerekli kontroller yapılmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Çarşamba poliklinik günümüz
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesindeki İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği’nde her çarşamba günü hasta kabulü yapıldığını belirten Prof. Dr. Yıldız, “Özellikle Batı Karadeniz Bölgesinden yoğun başvurular olmaktadır; tanı süreci ayrıntı gerektiren ve düzenli takip isteyen hastalarımıza bölgesel düzeyde hizmet sunulmaktadır. Düzce Üniversitesi olarak amacımız; bölgemizde bu alanda izlenmesi gereken hastalarımızın doğru bir biçimde değerlendirilmesi, erken tanıya ulaşılması ve hastalarımızın yaşam kalitesini artıracak şekilde sağlık hizmetine erişimin güçlendirilmesidir.” şeklinde açıklamasını tamamladı.
İhlas Haber Ajansı
