Dr. Biçen: Kar, Doğru Yönetildiğinde Su Kaynağı Olabilir

5 Dakika Okuma

Bitlis Eren Üniversitesi’nde Su Hasadı Üzerine Açıklamalar

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, karın yalnızca bir yük veya tehdit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; doğru bir planlama ile önemli bir su kaynağı haline dönüştürülebileceğini ifade etti.

Bitlis gibi şehirlerde yoğun kar yağışının ardından genelde karın temizlenip kenara konulduğunu ya da kontrolsüz bir şekilde eriyip gittiğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, kırsal alanda çığ, kent merkezlerinde ise çatı ve saçaklarda oluşan kütle ve sarkıtların can ve mal kaybına neden olabileceğine dikkat çekti. Bu risklerin temelinde karın yönetilememesi bulunduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, bilimsel açıdan karın yağmur kadar değerli bir su girdisi olduğunu vurguladı. Bu noktada “su hasadı” yaklaşımının önemine değinen Biçen, su hasadının yağmur veya kar şeklinde gelen suyun kaybolması yerine planlı bir şekilde toplanması, yönetilmesi ve yeniden kullanılması anlamına geldiğini belirtti. Su hasadının az gelişmiş ülkelerde su kıtlığına karşı alternatif bir kaynak, gelişmiş ülkelerde ise içilemez su kullanımlarında destekleyici bir sistem ve taşkın kontrolü aracı olduğunu ifade etti. Biçen, bu uygulamanın yeni olmadığını; sarnıçlar, toplama havuzları ve çatı sistemlerinin tarihi örnekler sunduğunu hatırlattı. Ayrıca, iklim değişikliği ile birlikte kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan su stresinin, su hasadını stratejik bir planlama aracı haline getirdiğini belirten Biçen, Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’da yeni yapılarda bu sistemlerin zorunlu tutulduğunu veya teşvik edildiğini kaydetti. Türkiye’de 2024 yılında yürürlüğe girecek Su Verimliliği Yönetmeliği ile su hasadının bina, parsel ve kentsel ölçeklerde planlama süreçlerine entegre edilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Biçen, “Su hasadı artık gönüllü bir tercih değil, planlamanın bir parçasıdır” dedi.

Soğuk iklimlerde su hasadının kar üzerinden gerçekleştirildiğini söyleyen Biçen, karın doğru yönetildiğinde kentsel sistem için önemli bir girdiye dönüşebileceğini ifade etti. Çatı temelli su hasadı sistemlerinin ABD ve Kuzey Avrupa’daki şehirlerde su talebini ve yüzey akışını ciddi şekilde azalttığını belirten Biçen, bu sistemlerin basit oluklar olmadığını; doğru eğim, filtrasyon ve depolama içeren entegre yapılar olması gerektiğini vurguladı.

Yol ve kamusal alanlardan kar yönetimine de değinen Biçen, Japonya ve Norveç’te yol karının doğrudan kanalizasyona verilmediğini, özel toplama ve eritme alanlarında kontrol altına alındığını; Güney Kore’de ise yol güvenliği sağlanırken eriyen suyun yönlendirildiği altyapı sistemlerinin kullanıldığını aktardı. Bitlis özelinde tek tip bir çözümden bahsedilemeyeceğini ifade eden Biçen, kent merkezinde çatı temelli sistemlerin, yol ve meydanlarda ise karın doğrudan eritilmesi yerine pilot toplama ve arıtma alanlarının denenebileceğini belirtti. Kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın erken erimesini önleyen, depolamaya dayalı yaklaşımların daha uygun olacağını ifade etti.

Mesele, Karın Ne Kadar Yağdığı Değil, Yağan Karla Ne Yaptığımızdır

“Bitlis gibi karla yaşayan şehirler için mesele, karın ne kadar yağdığı değil; yağan karla ne yaptığımızdır” diyen Biçen, karın yalnızca bir risk olarak değerlendirilmesi halinde kayıp yaşanacağını, su hasadının bir parçası olarak ele alındığında ise kentin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale geleceğini ifade etti. Su hasadının yalnızca teknik bir uygulama değil, suya bakış açısını değiştiren bütüncül bir planlama yaklaşımı olduğunu vurgulayan Biçen, bunun Bitlis için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Ayrıca Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde çalışmalar yürüttüğünü belirten Biçen, özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha araştırmaları yaptıklarını, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade etti. Biçen, “Suyu yalnızca tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak ele alıyoruz” dedi.

Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dernek olarak özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Bu kapsamda saha araştırmaları yürüttüklerini, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmaya da önem verdiklerini ifade eden Aygün, suya yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak yaklaştıklarını vurguladı.

İhlas Haber Ajansı

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version