Bitlis Eren Üniversitesi’nden Kar Yönetimi Açıklaması
Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, karın sadece bir yük ya da tehdit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, doğru planlamayla önemli bir su kaynağına dönüşebileceğini ifade etti.
Bitlis gibi şehirlerde yoğun kar yağışının ardından sıkça karın temizlenip kenara atıldığını veya kontrolsüz bir şekilde eriyerek akıp gittiğini dile getiren Dr. Biçen, kırsal alanlarda çığ, kent merkezlerinde ise çatı ve saçaklarda meydana gelen kütle ve sarkıtların can ve mal kaybına neden olabileceğini kaydetti. Bu risklerin temelinde karın yönetilememesinin yattığını söyleyen Biçen, bilimsel açıdan bakıldığında karın, yağmur kadar önemli bir su girdisi olduğunu vurguladı. “Su hasadı” yaklaşımının bu noktada devreye girdiğini belirten Biçen, su hasadının yağmur veya kar şeklinde gelen suyun kaybolması yerine planlı olarak toplanması, yönetilmesi ve yeniden kullanılması demek olduğunu ifade etti. Biçen, su hasadının az gelişmiş ülkelerde su kıtlığına karşı alternatif bir kaynak, gelişmiş ülkelerde ise içilemez su kullanımlarında destekleyici bir sistem ve taşkın kontrolü aracı olarak hizmet ettiğini belirtti.
Bu uygulamanın yeni olmadığını; sarnıçlar, toplama havuzları ve çatı sistemlerinin tarihi örnekler sunduğunu hatırlatan Biçen, iklim değişikliği ile birlikte kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan su stresinin su hasadını stratejik bir planlama aracı haline getirdiğini vurguladı. Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’da yeni yapılarda bu sistemlerin ya zorunlu tutulduğunu ya da teşvik edildiğini söyledi. Türkiye’de de 2024 yılında yürürlüğe girecek Su Verimliliği Yönetmeliği ile su hasadının bina, parsel ve kentsel ölçeklerde planlama süreçlerine entegre edilmesinin hedeflendiğini belirten Biçen, “Su hasadı artık gönüllü bir tercih değil, planlamanın bir parçasıdır” dedi.
Soğuk iklimlerde su hasadının kar üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Biçen, karın doğru yönetildiğinde kentsel sistem için önemli bir girdiye dönüşebileceğini söyledi. Çatı temelli su hasadı sistemlerinin ABD ve Kuzey Avrupa’da hem su talebini hem de yüzey akışını önemli ölçüde azalttığını kaydeden Biçen, bu sistemlerin sadece basit oluklar olmadığını; doğru eğim, filtrasyon ve depolama içeren entegre yapılar olması gerektiğinin altını çizdi.
Yol ve kamusal alanlardan kar yönetimi konusuna da değinen Biçen, Japonya ve Norveç’te yol karının doğrudan kanalizasyona verilmediğini, özel toplama ve eritme alanlarıda kontrol altında tutulduğunu; Güney Kore’de ise yol güvenliği sağlanırken eriyen suyun yönlendirildiği altyapı sistemlerinin kullanıldığını aktardı. Bitlis özelinde tek tip bir çözümden bahsedilemeyeceğini belirten Biçen, kent merkezinde çatı temelli sistemlerin, yol ve meydanlarda ise karın doğrudan eritilmesi yerine pilot toplama ve arıtma alanlarının denenebileceğini söyledi. Kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın erken erimesini önleyen, depolamaya dayalı yaklaşımların daha uygun olacağını ifade etti.
“Bitlis gibi karla yaşayan şehirler açısından mesele, karın ne kadar yağdığı değil; yağan karla ne yaptığımızdır” diyen Biçen, karın yalnızca bir risk olarak görülmesi halinde kayıpların kaçınılmaz olacağını, su hasadının bir parçası olarak ele alındığında kentin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale geleceğini söyledi. Su hasadının sadece teknik bir uygulama değil, suya bakış açısını dönüştüren bütüncül bir planlama yaklaşımı olduğunu vurgulayan Biçen, bunun Bitlis için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Ayrıca Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde de çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Biçen, özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha araştırmaları yaptıklarını, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmaya önem verdiklerini ifade etti. Biçen, “Suyu sadece tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak görüyoruz” dedi.
Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün de konu ile ilgili yaptığı açıklamada, dernek olarak özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Bu kapsamda saha araştırmaları yürüttüklerini, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade eden Aygün, suya yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak yaklaştıklarını vurguladı.
İhlas Haber Ajansı