Dışişleri Bakanı Fidan: “Kalıcı barış için çalışmaya devam edeceğiz”

Editör
7 Dakika Okuma
Dışişleri Bakanı Fidan: “Kalıcı barış için çalışmaya devam edeceğiz”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Gazze’nin yeniden imarı için çalışmalara devam edeceğiz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden inşası ve Filistinlilerin kendi devletleri altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceğiz. SDG meselesi ise bildiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanında bir sorun olmaya devam ediyor” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya temsilcileriyle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısında, uluslararası sistemin 2025 yılındaki görünümüne ve Türk dış politikasının temel önceliklerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Dışişleri Bakanı Fidan, “2025 yılında uluslararası sistemin içinde bulunduğu tıkanıklığın daha ileri bir boyuta taşındığını ve bu durumun adeta kanıksandığını gözlemledik. Geçtiğimiz yıl küresel düzenin temelini oluşturan kurallar manzumesi onarılması güç bir tahribata uğradı. İnsanlığın ortak vicdanında derin yaralar açan krizler ardı ardına yaşandı. Bu durum karşısında devletlerin mevcut ittifak ilişkilerini sorguladıklarını ve yeni yapıların oluşturulması yönünde arayışa girdiklerini gördük. Çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümler, ülkelerin önceliklerini, yeteneklerini ve stratejilerini yeniden gözden geçirmelerine neden oldu. Diğer taraftan, sorumluluk ve irade sahibi ülkeler açısından diplomasi, sorunların barışçıl çözümü yönünde yegane araç olarak öne çıkmıştır. Tüm bu sebeplerle 2025 yılı, uluslararası sistemde kalıcı izler bırakan ve Türk dış politikası açısından son derece yoğun geçen bir yıl oldu. Gazze’de yaşanan soykırım, uluslararası hukuk ve insani değerler bakımından 2025’in en ağır ve öncelikli gündem maddesini teşkil etti. Ayrıca uluslararası sistemin kapasitesinin test edildiği bir sınav niteliği taşımaktadır. Açıkça ifade etmek gerekirse, günümüzün küresel yönetişim modeli maalesef bu sınav karşısında sınıfta kaldı” ifadelerini kullandı.

Filistinlilerin barış ve huzur içinde yaşaması için çalışmaların devam edeceğini belirten Fidan, “Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dost ve kardeş ülkelerle birlikte soykırımın durdurulması ve ateşkesin sağlanması için büyük çaba gösterdik. Gelinen noktada kırılgan ama umut vadeden bir durumla karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden inşası ve Filistinlilerin kendi devletleri altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri için çalışmalara devam edeceğiz. Diğer yandan, Rusya-Ukrayna savaşının transatlantik ilişkilerden Avrupa’nın kimliğine ve güvenlik mimarisine kadar pek çok konunun alışılagelmiş kalıplarını sorgulayan tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiye olarak diplomatik kanalları açık tutmak ve barışın sağlanması yönünde adımlar atılmasını sağlamak amacıyla -sizin de takip ettiğiniz gibi- başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yoğun bir çaba gösterdik” dedi.

Fidan, “2026 yılında savaşın sona erdirilmesi konusundaki çabalar, ideal çözüm ile gerçekçi çözüm arasındaki farkı kapatmaya odaklanacak. Avrupa güvenlik mimarisi bağlamında başlayan tartışmaların ise daha uzun yıllar ana gündem maddelerimizden birini oluşturacağını şimdiden öngörmek mümkündür. Öte yandan, Suriye’nin yaşadığı büyük dönüşüm ve uluslararası topluma entegrasyonu 2025 yılının olumlu gelişmelerinden birini temsil etti. Suriye konusunda bölge ülkelerinin, Avrupalı devletlerin ve ABD’nin ortaya koyduğu yapıcı iradenin aynı kararlılıkla bu yıl da devam etmesini temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

Fidan, SDG’nin sorun olmaya devam ettiğini belirterek, “SDG meselesi ise bildiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanında bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu konudaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz. Geçtiğimiz yıl İsrail’in Suriye, İran ve Lübnan gibi ülkeleri hedef alan saldırılarının arttığına ve Somaliland’den İran’a uzanan geniş bir coğrafyadaki böl, parçala, yönet faaliyetlerinin yoğunlaştığına şahit olduk. Bu politika, İsrail’in komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak kendi güvenliğini sağlamaya dayanan bir illüzyondur. Söz konusu zihniyetin sadece bölge ülkeleri için değil, küresel düzeyde de bir tehdit haline dönüşmekte olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki dış politikamızın 2025 yılında etkin ve pratik sonuçlar ürettiği açıktır. Değinmiş olduğum konular dışında ayrıca Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanması ve Balkan ülkeleri ile Türk devletleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, 2025 yılında fazla mesai harcadığımız konular arasında yer aldı. Aynı zamanda Kıbrıs, Ege ve Akdeniz’deki gelişmelerle de yakından ilgileniyoruz. AB ile ilişkilerimizde ortak bir stratejik perspektif geliştirilmesine yönelik irademizi ve çabalarımızı samimi bir biçimde ortaya koyduk. Afrika ülkeleri ile ilişkilerimize özel önem verdik. Rusya-Ukrayna, Etiyopya-Somali ve Pakistan-Afganistan arasında arabuluculuk faaliyetleri yürüttük.”

Fidan, “Savunma Sanayii alanında uygulanan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağlayabildiğimizi” belirterek, “Ülkemize savunma sanayii konusunda uygulanmış olan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağladık. Ekonomik konulara, küresel ve ikili ticari ilişkilerimize özel bir önem verdik. Enerji ve bağlantısallık konularında diğer kurumlarımızla birlikte kapsamlı ve kapsayıcı projeler geliştirdik. Şunu belirtmek gerekir ki; artık hiçbir ülke dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlara göre sürdürecek durumda değildir. Çünkü belirsizlik kalıcı bir hale gelmiştir. Bugünün uluslararası ortamı, kuralların aşındığı, güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve yalnızca vizyoner liderlerin yön verebileceği bir yapıya dönüşmektedir. İttifakları doğru kurmak, menfaatleri doğru tanımlamak ve araçları ustalıkla kullanmak durumundayız. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu dönemde belirleyici bir rol oynama kapasitesine sahiptir ve bu rolü sürdürecektir. Nitekim kriz anlarında tavsiyesi aranan, arabuluculuğu ve katkısı talep edilen bir konuma geldiysek, bu hem devlet aklının hem de liderliğin uzun yıllara dayanan birikiminin sonucudur. 2026 yılında da yoğun bir takvim bizi beklemektedir. Yeni yılda dış politika önceliklerimizi titizlikle takip etmeye devam edeceğiz. NATO zirvesine, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine ve BM İklim Değişikliği zirvesine bu yıl ev sahipliği yapmayı planlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Fidan, “Türkiye; ideali ile gerçeklik, değerleri ile menfaatleri arasındaki dengeyi gözeterek, ilkeli duruşuyla, kararlılıkla, özgüvenle ve kesintisiz bir çabayla yoluna devam edecektir. Bu anlayış temelinde 2026 yılında Balkanlardan Latin Amerika’ya, Orta Asya’ya, Orta Asya’dan Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyada inisiyatif almayı ve sorunlara çözüm üretmeyi sürdüreceğiz. Bölgemiz için barış, istikrar ve refah üretmek önceliğimiz olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş